Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "diş"

Learn how to use diş in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Göze göz, dişe diş.
Translate from Turkish to English

Japon Diş Hekimleri Birliği sorunu Japon Diş Hekimleri Birliğinden LDP ye ait olan Diyet üyelerine yapılan gizli bağışlarla ilgili bir olaydır.
Translate from Turkish to English

Diş macunu nerede?
Translate from Turkish to English

Her gün bir diş sarımsak yemek sağlığınız için yararlı mıdır?
Translate from Turkish to English

Derhal bir diş hekimi ile görüşsen iyi olur.
Translate from Turkish to English

En son diş randevun ne zamandı?
Translate from Turkish to English

Ben bir diş fırçası ile dişlerimi temizlerim.
Translate from Turkish to English

Hangi diş acıyor?
Translate from Turkish to English

Bir diş hekimini ziyaret etmen gerekiyor.
Translate from Turkish to English

O, diş teli taktığından beri neredeyse onun gülümsemesini görmedim.
Translate from Turkish to English

Çocuğum diş hekimini sevmez.
Translate from Turkish to English

Benim diş ağrısı birkaç saat içinde geri döndü.
Translate from Turkish to English

O diş acıyor.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'in markette biraz diş macunu ve biraz tuvalet kağıdı almasını istedi.
Translate from Turkish to English

Seni iyi bir diş hekimi ile tanıştırayım.
Translate from Turkish to English

Tom'un yirmilik dişleri yirmi dört yaşında diş hekimi tarafından çekildi.
Translate from Turkish to English

Tom haftada en az üç kez dişlerini diş ipiyle temizler.
Translate from Turkish to English

Mary diş macununun kapağını açık bıraktığında, bu Tom'u kızdırıyor.
Translate from Turkish to English

Bu diş gevşek.
Translate from Turkish to English

Tom'un bir diş ağrısı var.
Translate from Turkish to English

Kötü bir diş ağrım var.
Translate from Turkish to English

Diş eti enfeksiyonun var.
Translate from Turkish to English

Diş nerede ağrırsa, dil oraya gider.
Translate from Turkish to English

Hiç diş çürüğüm yok.
Translate from Turkish to English

Diş hekiminde idim.
Translate from Turkish to English

Diş etleriniz kötü durumda.
Translate from Turkish to English

Korkunç bir diş ağrım var.
Translate from Turkish to English

Nereden diş macunu bulabilirim?
Translate from Turkish to English

Sanırım diş eti enfeksiyonum var.
Translate from Turkish to English

Lütfen bir tüp diş macunu al.
Translate from Turkish to English

Gözde diş macunun nedir?
Translate from Turkish to English

Kızımın diş telleri var.
Translate from Turkish to English

Ben bir diş çektirdim.
Translate from Turkish to English

Diş etlerin kanar mı?
Translate from Turkish to English

Altı aylık oğlum diş çıkarıyor.
Translate from Turkish to English

Bu diş doldurulmalı.
Translate from Turkish to English

Her iki günde bir diş hekimine giderim.
Translate from Turkish to English

Diş ağrısı onun yüzünü şişirdi.
Translate from Turkish to English

Tom geçen hafta bir diş çektirdi.
Translate from Turkish to English

Dişlerin ağrırsa diş hekimine gitmelisin.
Translate from Turkish to English

Diş hekimi geçici dolgu yerleştirdi.
Translate from Turkish to English

Annem diş hekimi ile görüşmemi tavsiye etti.
Translate from Turkish to English

Bu diş macunuyla dişimi fırçalamayı severim.
Translate from Turkish to English

Bir saç fırçası ve bir diş fırçası aldı.
Translate from Turkish to English

Diş hekimleri dişlerinizi incelemek için röntgen çekerler.
Translate from Turkish to English

Geçenlerde diş macunumun markasını değiştirdim.
Translate from Turkish to English

Eğer dişin ağrırsa, diş hekimi ile görüşmelisin.
Translate from Turkish to English

Mary'nin diş telleri var.
Translate from Turkish to English

Diş tellerine ihtiyacım var mı?
Translate from Turkish to English

Bir diş dolgum düştü.

Diş dolgumu kaybettim.

Diş ipiyle temizlik yapmayı unutma.

Bu diş ağrısına dayanamıyorum.

“Neredeydin?” “Diş doktorundaydım.”

Bu benim diş fırçam.

Ne sıklıkla diş hekimini görmen gerekir?

Elektrikli bir diş fırçası kullanıyorum.

Bir diş ağrısı beni uykumdan mahrum etti.

Tom ecza dolabını açtı ve diş macununu ve diş fırçasını çıkardı.

Tom emekli bir diş hekimi.

Tom bir diş öğrencisi.

Benim küçük kardeşim geçen geceden beri diş ağrısından kıvranıyordu.

Mary onun diş fırçasını kullandığında Tom bundan hoşlanmıyordu.

Diş bakımı pahalıdır.

İyi çiğneyemiyor çünkü şu anda diş ağrısı var.

"Korkunç bir diş ağrım var" "Hemen bir dişçiye gitsen iyi olur"

Dişçi, diş ağrım için bana bazı haplar verdi.

O sık sık bir diş ağrısı olduğundan yakınır.

Tom diş teknisyeni.

Bu diş ağrıyor.

Yüzlerce diş hekiminin katıldığı kongrede, AIDS endişesi önemli bir tartışma konusu oluşturdu.

Diş doktoru dişlerimi tedavi etti.

Bu, diş macunu değil, yüz temizleme köpüğü!

Diş doktoruna gitsen iyi olur.

Her yemekten sonra diş ipi kullanın.

Dün bir diş ağrım vardı.

Onlar diş çekerdi.

Diş hekimi onu kırık dişini çekti.

Küçük kız kardeşim dün geceden beri bir diş ağrısı çekiyor.

Onun doğum gününü unuttuğum için karım bana diş biledi.

Diş fırçanı unutma.

O diş ağrısından muzdarip.

Tom'un dişlerinde diş teli var.

Diş beyazlatma pahalıdır.

Tom günde en az bir kez dişlerini diş ipiyle temizler.

Ne sıklıkta diş hekimine gidersin.

O bir saç fırçası ve bir diş fırçası aldı.

Bu çocuk şimdi diş çıkarıyor.

Bu diş bir kesici diş.

Diş macunlarının çoğu florür içerir.

Yirmilik diş ağrılı olur.

Çoğu diş macunu florür içerir.

Bu diş çürümüş.

Bebek şimdilerde diş çıkarıyor.

Bebek diş çıkarıyor bu aralar.

O benim diş fırçam mı?

Ne sıklıkla diş dokturuna görünmen gerek?

Büyük bir tüp diş macunu istiyorum.

Diş doktoruna gitmek istemiyorum.

Hiç diş macunu kullanmayan birini tanıyor musun?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English