Learn how to use dik in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Bu iki çizgi birbirini dik açıyla kesmektedir.
Translate from Turkish to English
Sırtınızı dik tutun.
Translate from Turkish to English
Bana dik dik bakan kız öfkeliydi.
Translate from Turkish to English
İnsanüstü güçlere ulaşmak umuduyla, Kristof Kolomb bir zamanlar beş dakika güneşe doğruca dik dik baktı.İşe yaramadı.
Translate from Turkish to English
Dik oturun.
Translate from Turkish to English
Bu saçmalığın dik alası.
Translate from Turkish to English
Dik bir yamaca tırmandık.
Translate from Turkish to English
O dik oturuyordu.
Translate from Turkish to English
Hasta çocuk yatakta dik oturdu.
Translate from Turkish to English
Dik dağa tırmandık.
Translate from Turkish to English
İnsanlara dik dik bakmak kabalıktır.
Translate from Turkish to English
Yol dik yamaca doğru zikzak çiziyordu.
Translate from Turkish to English
Bana niye dik dik bakıyorsun?
Translate from Turkish to English
Dik durmak her zaman önemli midir?
Translate from Turkish to English
Madem karar alma yetkisi sende, sen de dik durmalıydın.
Translate from Turkish to English
Dik durmakla alakalı bir problemim var.
Translate from Turkish to English
Benim yanımda dik durmanız lazımdı.
Translate from Turkish to English
Herkes Tom'a dik dik baktı.
Translate from Turkish to English
Neden bana dik dik bakıyorsun?
Translate from Turkish to English
Neden bana dik dik bakıyorsunuz?
Translate from Turkish to English
İnsanlara dik dik bakmak kabadır.
Translate from Turkish to English
Dik oturmanın sırtın için zararlı olduğunu duydum.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'yi dik başlı olmakla suçladı.
Translate from Turkish to English
İnsanların neden bana dik dik baktığını merak ettim.
Translate from Turkish to English
Tom dik oturuyordu.
Translate from Turkish to English
Tırmanış dik ve zor olacak.
Translate from Turkish to English
Birbirlerine dik dik baktılar.
Translate from Turkish to English
O neden bana dik dik bakıyor?
Translate from Turkish to English
O, dik yamaca bakakaldı.
Translate from Turkish to English
Neden herkes Tom'a dik dik bakıyor?
Translate from Turkish to English
Başını dik tut.
Translate from Turkish to English
Dik dur.
Translate from Turkish to English
Tom bana dik dik baktı.
Translate from Turkish to English
İnsanlar seni hiç dik başlı olarak suçlar mı?
Translate from Turkish to English
Neden o kadar dik kafalısın ?
Translate from Turkish to English
Bana dik dik bakmaya devam etti.
Translate from Turkish to English
Tom neye dik dik bakıyordu?
Translate from Turkish to English
Tom oldukça dik kafalı, değil mi?
Translate from Turkish to English
Tom dik kafalı, değil mi?
Translate from Turkish to English
Tom dik oturmaya çalıştı ama yapamadı.
Translate from Turkish to English
Tom sonunda yatakta dik oturabiliyor.
Translate from Turkish to English
Tom yatakta dik oturdu ve etrafına baktı.
Translate from Turkish to English
Tom dik oturmak için çabaladı.
Translate from Turkish to English
Biraz daha dik otur.
Translate from Turkish to English
Tom dik oturmaya çalıştı.
Translate from Turkish to English
"Dik durarak ölmek, dizlerinin üstünde yaşamaktan iyidir." "O halde neden hala hayattasın?"
Translate from Turkish to English
Neden herkes ona dik dik bakıyor?
Translate from Turkish to English
Neden bana öyle dik dik bakıyorsun?
Translate from Turkish to English
Neden bana dik dik bakıyorsun, iblis?
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary birbirlerine dik dik bakıyor.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary birbirlerine dik dik baktılar.
Translate from Turkish to English
Onlar ona dik dik bakıyor.
Translate from Turkish to English
Yüksek yerden suya atlarken dik girmek gerek. Yoksa öldürür.
Dik dik bakmak hoş değildir.
Tom dik başlı.
Sen dik başlısın!
O civatayı dik durdurdu.
Boş torba dik duramaz.
Lütfen bu düğmeleri dik.
Pencereden dik dik dışarı bakarak oturdu.
Bitişik yazıyı okuyamıyorum, dik yazıyla yazabilir misin lütfen?
Tom dik dik bakışını indirdi.
Bir üçgenin iki dik açısı varsa, o bir kenarı eksik bir karedir.
Neden dik oturmayı denemiyorsun?
O cesur bir şekilde başını dik tuttu.
Otobüs durağından Tom'un evine giden yol çok dik.
Kız oyuncak bebeğe dik dik bakıyordu.
Ne kadar yükseğe tırmanırsak dağlar o kadar dik olur.
Çatıya giden merdiven, dar, dik ve karanlık.
Bir dikdörtgenin dört dik açısı vardır.
Biz dik dağa tırmanıyorduk.
İnsanlara dik dik bakmak kibarlık değildir.
O onun dik dik bakışından sakındı.
Kadın bize dik dik baktı.
Tom dik kafalı.
Pisagor teoremi bir dik üçgenin hipotenüs uzunluğunu hesaplaman için izin verir.
Boş bir çuvalın dik durması zordur.
Muzu dik bir dağ yolunda buldum.
Bana dik dik baktığını fark ettim.
O dik dik bakmamaya çalıştı.
Dik dik bakmamaya çalıştı.
Onlar neden bana dik dik bakıyorlar?
Tom'a dik dik baktım.
Tom dik kafalı olduğumu söylüyor.
Neden bize dik dik bakıyorlar?
Bir polis şüpheli bir yayaya dik dik bakıyordu.
Oraya bir ağaç dik.
Bu iki çizgi dik açılıdır.
Tom dik kafalı yaşlı bir adam.
O ona dik dik baktı.
Tom ve ben birbirimize dik dik baktık.
Sami, Leyla'ya dik dik baktı.
Sami, Leyla'ya dik dik bakıyordu.
Neden herkes sana dik dik bakıyor?
Herkes bize dik dik bakıyordu.
Sami dik dik bana bakıyordu.
Sami, Leyla'ya dik dik bakmaya devam etti.
Tom dik kafalıdır ama Mary değildir.
İnsanlara dik dik bakmak hoş bir davranış değildir.
Dik açı doksan derecedir.