Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "dikiş"

Learn how to use dikiş in a Turkish sentence. Over 70 hand-picked examples.

Annem dikiş işleriyle meşguldü.
Translate from Turkish to English

Kendime bir elbise yapabileyim diye dikiş dikmeyi öğreniyorum.
Translate from Turkish to English

Annem bana dikiş makinesini verdi.
Translate from Turkish to English

Tom'un eskiden uyuduğu odada bir dikiş makinesi ve bir ütü masası var.
Translate from Turkish to English

O çok iyi dikiş dikebilir.
Translate from Turkish to English

Ben, yeni bir dikiş makinesi satın aldım.
Translate from Turkish to English

Dikiş elle yapılan iştir.
Translate from Turkish to English

Odada dikiş dikmek için yeterli ışık yok.
Translate from Turkish to English

Bu dikiş makinesini kavramak ne kadar sürer?
Translate from Turkish to English

Yalnız hasta dikiş dikmekten zevk alıyor.
Translate from Turkish to English

Dikiş dikmeyi bıraktı ve biraz çay içti.
Translate from Turkish to English

Onun dikiş sepeti, şifonyer çekmeceleri ve külotlu çorap rafları hepsi sistemli olarak yerli yerinde düzenlenir.
Translate from Turkish to English

Dikiş dersleri alıyor.
Translate from Turkish to English

İyi bir dikiş makinesini her yerde bulamayız.
Translate from Turkish to English

Doktor ona dört dikiş attı.
Translate from Turkish to English

Her işi denedi, hiçbirinde dikiş tutturamadı.
Translate from Turkish to English

Dikiş dikmekte çok iyisin.
Translate from Turkish to English

Ona beş dikiş atıldı.
Translate from Turkish to English

İğne kullanmadan dikiş dikebilir misiniz?
Translate from Turkish to English

Dikiş dikmeyi seviyorum.
Translate from Turkish to English

Dikiş makineleri pratiktir.
Translate from Turkish to English

Az önce bir dikiş makinesi satın aldım.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye bir dikiş makinesi satın aldı.
Translate from Turkish to English

Bu, büyükannemden kalma çok eski bir dikiş makinesidir.
Translate from Turkish to English

Dikiş makinesi eskisi kadar kullanılmıyor.
Translate from Turkish to English

Büyükannem eskiden dikiş makinesini çok kullanırdı.
Translate from Turkish to English

Dikiş makinesini kullanacağı zaman gözlüklerini takar.
Translate from Turkish to English

Mary gözlüksüz dikiş makinesini kullanamaz.
Translate from Turkish to English

Büyükannem daha gençken dikiş makinesini çok kullanırdı.
Translate from Turkish to English

Büyükannem üç yıl öncesine kadar dikiş makinesini çok kullanırdı.
Translate from Turkish to English

İyi dikiş makinesini nereye koyduğumu hatırlayamıyorum.
Translate from Turkish to English

Bir dikiş makinem var ama onu çok nadir kullanıyorum.
Translate from Turkish to English

Bir dikiş makinem var ama onu nadiren kullanırım.
Translate from Turkish to English

Annem bana bir dikiş makinesi verdi.
Translate from Turkish to English

O bana dikiş dikip dikemediğimi sordu.
Translate from Turkish to English

Annem bana dikiş makinesini hediye etti.
Translate from Turkish to English

Tom hiçbir işte dikiş tutturamayıp hep kovuluyor.
Translate from Turkish to English

O bana dikiş dikmeyi bilip bilmediğimi sordu.
Translate from Turkish to English

Dikiş makinesinin fişini taktın mı?
Translate from Turkish to English

O bir iğne ve iplik ile dikiş diker.
Translate from Turkish to English

Bir dikiş iğnen var mı?
Translate from Turkish to English

Ona beş dikiş gerekli.
Translate from Turkish to English

Dikiş veya nakış yapmayı bilmiyorum.
Translate from Turkish to English

Mary çok iyi dikiş dikebilir.
Translate from Turkish to English

Ben dikiş dikmeyi sevmiyorum ama bu pantolonu kısaltmak zorundayım.
Translate from Turkish to English

Mary dikiş veya örgü hakkında hiçbir şey bilmaz.
Translate from Turkish to English

Nasıl dikiş dikileceğini biliyor musun?

Tom bana dikiş dikebilip dikemeyeceğimi sordu.

O bana nasıl dikiş dikeceğimi bilip bilmediğimi sordu.

Bu yalnız hasta dikiş dikmekten zevk alır.

Tom Mary'ye yeni bir dikiş makinesi aldı ve ona dikiş dikmeyi öğretti.

Ona yeni bir dikiş makinesi satın almamız gerek.

İğneye iplik geçiremediğim için dikiş dikmeyi sevmiyorum.

Yedi dikiş atmak zorunda kaldım.

Hiçbir dikiş gerekli değildi.

O, dikiş dikmeyi tercih eder ve ne yürümek ne de bahçede oturmak ister.

Sami silahı Leyla'nın dikiş sepetine koydu.

Sami dikiş alıyordu.

Tom'a üç dikiş atıldı.

Ali lise biri çift dikiş okudu.

Biz iğneyle dikiş dikiyoruz.

Sen vurursan dikiş atarlar, ben vurursam toprak atarlar.

O, dikiş dikmekte çok iyi.

Cerrahın dikiş atma tekniği yara izlerini en aza indiriyor.

Kaç dikiş attılar?

Tom dikiş attı.

Terzi kırmızı malzemeden yapılmış bir elbise dikmek için dikiş makinesini kullanıyor.

Yara dikiş veya zımba yardımıyla kapatılmalıdır.

Tom dikiş dikmeyi öğreniyor.

Kavgadan sonra doktorların ensesine dikiş atmaları gerekti.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English