Learn how to use dikkate in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Fuarda dikkate değer bir şey yoktu.
Translate from Turkish to English
Hiç dikkate alma.
Translate from Turkish to English
Gerçeği dikkate almalısın.
Translate from Turkish to English
Onun yaşını dikkate almalısın.
Translate from Turkish to English
Domuz yetiştiriciliği endüstrisini dikkate almazsak 'domuz gribi' adı 'A gribi (H1N1) olarak değişti.
Translate from Turkish to English
Kamuoyunu dikkate alın.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin hislerini hiç dikkate almadı.
Translate from Turkish to English
Bu kitap dikkate değer.
Translate from Turkish to English
O, tavsiyemi nadiren dikkate alır.
Translate from Turkish to English
Tavsiyemi dikkate almadan onu görmeye devam etti.
Translate from Turkish to English
O, çok meşgul olduğum gerçeğini asla dikkate almaz.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin yaşını dikkate almadı.
Translate from Turkish to English
O, benim tavsiyemi dikkate almadı.
Translate from Turkish to English
Yaşlandığını dikkate almamız gerekir.
Translate from Turkish to English
O, dikkate değer sonuçlar elde etti.
Translate from Turkish to English
Onlar yaşlı insanların özel ihtiyaçlarını dikkate alamadılar.
Translate from Turkish to English
Uyarımı dikkate almadı.
Translate from Turkish to English
Hislerinizi dikkate alacağız.
Translate from Turkish to English
İngilizcede dikkate değer bir ilerleme kaydetti.
Translate from Turkish to English
Her şeyi dikkate aldım.
Translate from Turkish to English
Müslüman değilim. Oruç tutmamalıyım. Ama aynı apartmanda yaşadığım sürece geleneği dikkate almak önemlidir.
Translate from Turkish to English
Her zaman başkalarının duygularını dikkate almalıyız.
Translate from Turkish to English
Tom'un bazı dikkate değer şeyler yaptığını gördüm.
Translate from Turkish to English
Onu dikkate alacağım.
Translate from Turkish to English
Onu dikkate aldım.
Translate from Turkish to English
Tom bunu dikkate alacak.
Translate from Turkish to English
Tom'un oldukça dikkate değer bir kişi olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
Kimya bilimi son zamanlarda dikkate değer bir gelişim gösterdi.
Translate from Turkish to English
Onun önerisi dikkate değer.
Translate from Turkish to English
Performansını yargılarken onun yaşını dikkate almalısın.
Translate from Turkish to English
Tom tavsiyemi dikkate almadı.
Translate from Turkish to English
Onu dikkate alacağız.
Translate from Turkish to English
En azından Tom'un önerisini dikkate almalıyız.
Translate from Turkish to English
Hayat böyle kardeşim, zamanında Mary benim hislerimi hiç dikkate almamıştı.
Translate from Turkish to English
Programı dikkate almalıydık.
Translate from Turkish to English
Annenin tavsiyesini dikkate almalısın.
Translate from Turkish to English
Onlar beni dikkate almıyorlar.
Translate from Turkish to English
Tom'a söyledim ama o dikkate almadı.
Translate from Turkish to English
Belki kâğıt üzerinde planlar, programlar var ama hiçbiri dikkate alınmıyor.
Translate from Turkish to English
Yaşını dikkate alsan iyi olur.
Translate from Turkish to English
Diğer alternatifleri dikkate aldın mı?
Translate from Turkish to English
Ona ne sıklıkta yazarsan yaz, o seni dikkate almayacaktır.
Translate from Turkish to English
İş için dikkate alınmak ister misin?
Translate from Turkish to English
Onun gençliğini dikkate alsan iyi olur.
Translate from Turkish to English
Artık genç olmadığını dikkate alsan iyi olur.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin isteğini dikkate aldı.
Translate from Turkish to English
İkisinin arasında dikkate değer farklılıklar var.
Translate from Turkish to English
Onları dikkate almadım.
Bu dikkate değer bir şey değil.
Tom önerimizi dikkate almaz ki.
O dikkate değer.
O ihtimali dikkate alacağım.
Tom Mary'nin onu onun erkek arkadaşı olarak asla dikkate almayacağını sonunda fark etti.
Tom dikkate değer bir iş yaptı.
Bu çok önemli bir mesele olarak dikkate alınır.
Ben yalnızca bütün olasılıkları dikkate almaya çalışıyorum.
Bence sevgi birinin kendi duygularını dizginleyebilir ve diğerlerini dikkate alır.
Ben onu dikkate almadım.
Biz onu dikkate almayı unuttuk.
Onun tavsiyesi dikkate alınmadı.
Bu, dikkate alınacak bir seçenektir.
Herkes uyarıları dikkate almadan harabeye doğru gitti.
İş için dikkate alınmak istiyorum.
Onlar beni hiç dikkate almıyorlar.
Önlemleri almadan önce zor koşulları dikkate almalısın.
O bunu dikkate alacak.
Tom'un önerisini dikkate almak zorunda kaldım.
O, yarasını dikkate almadan dövüşüyordu.
Onun ne söylediğini dikkate almalısın.
Euler'in kişiliği gerçekten dikkate değer.
Benzerlikleri dikkate alarak başlayalım.
Tom'un onu dikkate alacağından eminim.
Hep biraz dikkate ihtiyacım var.
O ihtimali dikkate almıyorum.
Tom neyin dikkate değer olduğunu bilir.
Sonuçlar dikkate değerdir.
Onun dikkate değer bir hafızası vardır.
Tom kardeşinin davranışlarından sorumlu olduğunu dikkate almadı.
Benim talimatlarımı dikkate almadan geldi.
Dikkate değer düzeltmeler için çok teşekkürler! Hatalarım benim için net hale geldi.
Haklarımız dikkate alınmıyor.
Onu dikkate alıyorum.
Bu sorunun dikkate ihtiyacı var.
Bunu dikkate alır mısınız lütfen?
Bunu dikkate alacağım.
Her şeyi dikkate alacak olursak, sonuç umduğumdan daha iyi.
Balıkçı Tom'un uyarısını dikkate almadı.
Bunu neden dikkate alayım?
Biz realiteyi dikkate alıyoruz.
Eleştirileri ise dikkate almıyorum.
Küreselleşmenin etkisi de dikkate alınmalı.
Bana göre bu dikkate değer bir başarıdır.
En başarılı uygulamalar olarak neleri dikkate alacağız?
Onların arzularını dikkate almak gerekir.
Söylediklerini mutlaka dikkate alacağım.
Dikkate şayan şeyler söyledi.
Söylediği şeylerin hiçbirini dikkate değer bulmadık.
Bunu dikkate aldım.
Bunu dikkate alın lütfen.
Bunu dikkate alıyorum.