Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "dikkatini"

Learn how to use dikkatini in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

O müzik dinleyerek dikkatini dağıttı.
Translate from Turkish to English

Yolda araba sürerken dikkatini vermelisin.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary onun dikkatini çeker çekmez sorunu araştırmaya başladı.
Translate from Turkish to English

Tüm dikkatini yaptığın işe ver.
Translate from Turkish to English

Onun konuşma şekli ünlü bir yazarın dikkatini çekti.
Translate from Turkish to English

O tüm dikkatini işine vermiş.
Translate from Turkish to English

O, tüm dikkatini kitaba vermişti.
Translate from Turkish to English

O, tüm dikkatini işine verir.
Translate from Turkish to English

O, tüm dikkatini işine verdi.
Translate from Turkish to English

Onun dikkatini çekmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English

Tüm dikkatini bilgisayar oyunlarına verdi.
Translate from Turkish to English

Dikkatini o problem üzerinde yoğunlaştırdı.
Translate from Turkish to English

Gürültü o çalışırken dikkatini dağıttı.
Translate from Turkish to English

Biz başlamadan önce, bir şey kırmamak için çok dikkatli olmamız gerektiği konusunda herkesin dikkatini çekmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Dikkatini çekmeye çalışıyorum.
Translate from Turkish to English

Sadece onun dikkatini çekmeye çalıştım.
Translate from Turkish to English

Bana dikkatini vermen için ne yapabilirim?
Translate from Turkish to English

Herkesin dikkatini çekebilir miyim, lütfen?
Translate from Turkish to English

Tom'un dikkatini dağıtmasına izin verme.
Translate from Turkish to English

Tom'un dikkatini çek.
Translate from Turkish to English

O, Tom'un dikkatini dağıtırken onun erkek arkadaşı onun cüzdanını çaldı.
Translate from Turkish to English

Tom bir kez daha Mary'nin dikkatini çekmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin dikkatini çekmeyi umutsuzca denedi.
Translate from Turkish to English

Bir şey Tom'un dikkatini çekmiş gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Pencerenin dışındaki bir şey Tom'un dikkatini çekti.
Translate from Turkish to English

Belli ki bir şey Tom'un dikkatini çekti.
Translate from Turkish to English

Senin dikkatini çekmek kolay.
Translate from Turkish to English

Tom onun dikkatini çekmek için gecenin ortasında Mary'nin penceresine taşlar attı fakat bunun yerine onun camını kırarak sonuçlandı ve Mary'nin babası polisi aradı.
Translate from Turkish to English

Tom'un Mary'nin dikkatini çekmeye çalıştığı belliydi.
Translate from Turkish to English

Onun dikkatini çekmeye çalıştığı belliydi.
Translate from Turkish to English

Tom nihayet Mary'nin dikkatini çekti.
Translate from Turkish to English

Tom tüm dikkatini işine verir.
Translate from Turkish to English

Dikkatini çocuklara vermişti.
Translate from Turkish to English

Herkesin dikkatini çekmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English

Dünyanın dikkatini üzerimize çektik.
Translate from Turkish to English

Dikkatini derslerine vermeni istiyorum.
Translate from Turkish to English

Dikkatini daha çok derslerine verirsen, sınıfını geçebilirsin.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin dikkatini çekmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English

Tom birinin dikkatini çekmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English

Bana hiç dikkatini vermiyormuş gibi geliyor.
Translate from Turkish to English

Tom, dikkatini veriyor gibi görünmüyordu.
Translate from Turkish to English

Tom bugün derste dikkatini vermiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin dikkatini çekmeye çalışıyor.
Translate from Turkish to English

Dikkatini kaybetme.
Translate from Turkish to English

Tom derste dikkatini vermiyordu.

Sen dikkatini vermelisin.

Onların dikkatini çekebilip çekemeyeceğimize bakalım.

Ben sadece Tom'un dikkatini çekmek istedim.

Herkesin dikkatini çekebilir miyim?

Lütfen herkesin dikkatini çekebilir miyim?

Dikkatini yola ver.

Tom Mary'nin kaçabilmesi için polisin dikkatini dağıtmaya çalıştı.

Tom Mary kaçabilsin diye polisin dikkatini dağıtmaya çalıştı.

Böylece Müslümanların dikkatini yetimlerin bakım ve koruması üzerine çekti.

Mary dikkatini Tom'un yorumuna çevirdi.

Sadece Tom'un dikkatini çekmeye çalışıyorum.

O bütün dikkatini ona veriyor.

Araba sürerken dikkatini yola vermelisin.

Tom öğretmenin dikkatini çekmek için elini kaldırdı.

Bir şey Tom'un dikkatini çekti.

Öğretmen güncel olaylara öğrencilerin dikkatini çekmeye çalıştı.

Dan Linda'yı kaçırmak için polisin dikkatini dağıtmaya çalıştı.

Eğer dikkatini verirsen, bir şey öğrenirsin.

Bu, Tom'un dikkatini çekmeli.

Tom dikkatini veriyor mu ki?

İşten dikkatini dağıtma.

Dan, Linda'ya dikkatini vermedi bile.

Mağaza vitrinindeki elbise Marie'nin dikkatini çekti.

O onun dikkatini çekmek için kasten mendilini düşürdü.

Tom'un kafası çok doluydu, bu yüzden dikkatini yola yeterince veremiyordu.

Dikkatini vermiyorsun.

Tom garsonlardan birinin dikkatini çekmeye çalıştı.

Penceredeki elbise, Tom'un dikkatini çekti.

Onun senin dikkatini dağıtmasına izin verme.

Onların dikkatini dağıtmasına izin verme.

50 yaşında olsa bile, Mary hâlâ insanların dikkatini çekebiliyor.

Dikkatini verebilir misin?

Dikkatini vermiyorsun bile.

Tom Mary'nin dikkatini çekmek için kollarını salladı.

O, onun dikkatini çekme umuduyla kollarını salladı.

Bu sabah istasyonda, kalın harfli bir afiş onun dikkatini çekti.

Alain bütün dikkatini kedisine odakladı.

İki adam onun dikkatini çekmek için yarıştı.

Yerdeki bir şey Tom'un dikkatini çekti.

Mağazada bir çift güzel gözlük onun dikkatini çekti.

Vitrindeki elbise senin dikkatini çekti.

Onun güzelliği, dikkatini çekti.

Tasarımda sadelik kullanıcıların dikkatini çeker.

O hemen onun dikkatini çekti.

O birçok insanın dikkatini çekti.

Onun dikkatini dağıtmaya çalışıyordum.

Tom Mary'nin dikkatini çekmek için herhangi bir şey yapardı.

Yaptığın şeye dikkatini vermelisin.

Dikkatini çekebilir miyim?

Tom dikkatini vermede güçlük çekiyordu.

Onun elbisesi partide herkesin dikkatini çekti.

Söyleyecek bir şeyi olanların dikkatini çekiyorsun.

O dikkatini söylediği şeye yoğunlaştırdı.

Leyla, Fadıl'ın dikkatini çekti.

Tüm dikkatini alabilir miyim?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English