Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "doğuştan"

Learn how to use doğuştan in a Turkish sentence. Over 64 hand-picked examples.

Doğuştan Fransızdır.
Translate from Turkish to English

Mariah Carey'in en büyük doğuştan yeteneği, onun sesidir.
Translate from Turkish to English

O, bir doğuştan sanatçı.
Translate from Turkish to English

Tüm insanlar doğuştan eşittir.
Translate from Turkish to English

Senin müziğe doğuştan yeteneğin var.
Translate from Turkish to English

Ben doğuştan iyimserim.
Translate from Turkish to English

O, doğuştan bir Amerikalıdır.
Translate from Turkish to English

Onun oğlunun müziğe doğuştan yeteneği var.
Translate from Turkish to English

O, doğuştan bir şairdir.
Translate from Turkish to English

Onun doğuştan yetenekleri var.
Translate from Turkish to English

O, doğuştan görme özürlüdür.
Translate from Turkish to English

Kent doğuştan liderdir.
Translate from Turkish to English

Erkek kardeşimin resim için doğuştan yeteneği var.
Translate from Turkish to English

Henry James doğuştan bir Amerikalıdır.
Translate from Turkish to English

Doğuştan oldukça uysal bir adam.
Translate from Turkish to English

O doğuştan bir sanatçı.
Translate from Turkish to English

O doğuştan Alman.
Translate from Turkish to English

Deneyim ve yetenek doğuştan mı gelir yoksa sonradan mı kazanılır?
Translate from Turkish to English

O, doğuştan İngilizce konuşan biridir.
Translate from Turkish to English

O doğuştan Japon.
Translate from Turkish to English

O doğuştan iyi bir hafızasıya sahip.
Translate from Turkish to English

Tom doğuştan kördü.
Translate from Turkish to English

O doğuştan özürlü.
Translate from Turkish to English

Tom doğuştan sanatçı.
Translate from Turkish to English

Eskiden cinsiyetin doğuştan kazanıldığını savunanlardandım, ama artık ikili cinsiyet sistemine çok karşıyım.
Translate from Turkish to English

Doğuştan sanatçı.
Translate from Turkish to English

Doğuştan Londralı.
Translate from Turkish to English

Tom doğuştan atlet.
Translate from Turkish to English

Tom doğuştan sporcu.
Translate from Turkish to English

Tom bir doğuştan öğremen.
Translate from Turkish to English

Tom doğuştan kör değildi.
Translate from Turkish to English

Tom doğuştan liderdir.
Translate from Turkish to English

O doğuştan cömert bir kişidir.
Translate from Turkish to English

Kız doğuştan kör.
Translate from Turkish to English

Doğuştan Japonca bilen biri, İngilizcenin öğrenmek için zor olduğunu düşünür mü?
Translate from Turkish to English

O doğuştan sanatçı.
Translate from Turkish to English

Kediler doğuştan avcılardır.
Translate from Turkish to English

Doğuştan Fransızdır ama o şimdi bir ABD vatandaşı.
Translate from Turkish to English

Küçük çocukların bile neyin adil olduğu ve neyin olmadığı konusunda doğuştan gelen bir duyusu vardır.
Translate from Turkish to English

Kojin Kudo bir doğuştan şairdir.
Translate from Turkish to English

O, doğuştan müzisyen.
Translate from Turkish to English

Sonuçta, "kadınsılık" bir kadının doğuştan sahip olduğu bir şey, göstermek için bir çaba sarf etmesine gerek yok ve öyle de bir özellik ki bilinçli olarak saklanmaya çalışılsa bile boşa çıkardı.
Translate from Turkish to English

O doğuştan kördü.
Translate from Turkish to English

Tom bir doğuştan şair.
Translate from Turkish to English

Ben doğuştan Japonca konuşan bir kadınım. Ancak durum böyle olmasına rağmen, yazarken veya konuşurken bazen hâlâ küçük hatalar yapıyorum.
Translate from Turkish to English

O doğuştan İtalyandır.
Translate from Turkish to English

Tom doğuştan iyimserdir.
Translate from Turkish to English

Tom doğuştan kör oldu.
Translate from Turkish to English

Sami doğuştan kumarbazdı.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin doğuştan sarışın olmadığını düşündü.

Sanırım Tom doğuştan Fransızca bilen biri gibi geliyor.

Sen doğuştan bir lidersin.

Mary'nin saçı doğuştan kıvırcık.

Sence insanlar doğuştan iyi midir?

Tom'un doğuştan bahtı kara.

Tom doğuştan kabiliyetli bir müzisyen.

Etrafı karanlıkla kaplı. O, doğuştan kör.

O, doğuştan bir Esperantist.

Doğuştan gelen bir kusurumuz var. Hepimiz mutlu olmak için dünyaya geldiğimizi sanıyoruz.

Eğitim her çocuğun doğuştan hakkıdır.

Hiç kimse kendi ana dilini bile doğuştan konuşamaz.

William, ekibine hedeflerine ulaşmaları için ilham veren doğuştan bir liderdir.

Ben doğuştan bir sanatçıyım.

Esperantoyu doğuştan konuşan olan yaklaşık bin kişi var!

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English