Learn how to use doktor in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Doktor olacak.
Translate from Turkish to English
İyi bir doktor kendi yöntemlerini uygular.
Translate from Turkish to English
Doktor olarak iyi değil.
Translate from Turkish to English
Bu kitabı yazan adam bir doktor.
Translate from Turkish to English
Babam doktor.
Translate from Turkish to English
O doktor mu?
Translate from Turkish to English
O bir doktor değil.
Translate from Turkish to English
O bir doktor olacak.
Translate from Turkish to English
Bay Tanaka bir doktor, değil mi?
Translate from Turkish to English
Doktor, hangi ilacı vereceğine karar vermeden önce dikkatlice düşünür.
Translate from Turkish to English
Onun bir doktor olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
Doktor, karnım ağrıyor.
Translate from Turkish to English
Doktor, benim adım Mutaz.
Translate from Turkish to English
Doktor olmaktan gururluyum.
Translate from Turkish to English
O bir doktor.
Translate from Turkish to English
Nihayet doktor olma hayali gerçekleşti.
Translate from Turkish to English
Doktor diyet yapmam için talimat verdi.
Translate from Turkish to English
Muayene odasından tam ayrılırken doktor hoşça kal diyerek elini salladı.
Translate from Turkish to English
Bu doktor bir kültür adamıdır.
Translate from Turkish to English
O, doktor değil.
Translate from Turkish to English
Onun doktor olan bir oğlu var.
Translate from Turkish to English
Japonca konuşan herhangi bir doktor tanıyor musun?
Translate from Turkish to English
Doktor bu hastaya sigarayı bırakmasını tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
Ben bir doktor olmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Niçin bir doktor olmak istiyorsun?
Translate from Turkish to English
İzlenimin nedir, doktor?
Translate from Turkish to English
Onun hastalığını tedavi edebilecek herhangi bir doktor yoktu.
Translate from Turkish to English
O şimdi bir doktor.
Translate from Turkish to English
Doktor nabzımı ölçtü.
Translate from Turkish to English
Derhal doktor çağır.
Translate from Turkish to English
O, büyüdüğünde doktor olacak.
Translate from Turkish to English
Doktor olmakla gurur duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Jim, bir avukat değil. O bir doktor.
Translate from Turkish to English
Babası bir doktor olan kız odur.
Translate from Turkish to English
O, tatilde hastalandı ve bir doktor bulmak zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English
Doktor bana daha az yüksek kalorili atıştırmalıklar yememi söyledi.
Translate from Turkish to English
Doktor bir dakika içinde burada olacak.
Translate from Turkish to English
Ben hemen bir doktor görmeliyim.
Translate from Turkish to English
Bay Brown bir doktor mu?
Translate from Turkish to English
Bay Brown bir doktor mudur?
Translate from Turkish to English
Doktor genç. Pilot da genç mi?
Translate from Turkish to English
Doktor hastanın sadece birkaç günlük ömrü olduğunu vurguladı.
Translate from Turkish to English
Ölümünden sonra, doktor.
Translate from Turkish to English
Tom bir doktor olarak eğitildi.
Translate from Turkish to English
Fen bilgisinde iyi olmasına rağmen, Tom bir doktor olmak istemiyor.
Translate from Turkish to English
Tom bir doktor görmenin iyi bir fikir olacağını düşündü.
Translate from Turkish to English
Maalesef doktor dışarıda.
Translate from Turkish to English
Onun bir doktor olması imkansızdır.
Translate from Turkish to English
Bir doktor Bay Brown muayene etti.
Translate from Turkish to English
Altın alanlarında çok sayıda doktor yoktu.
Translate from Turkish to English
Bir doktor, onun sırtındaki mermiyi çıkarmaya çalıştı.
Translate from Turkish to English
Bir doktor, başkanın kafasındaki kurşunu çıkarmaya çalıştı.
Bir doktor derhal onun sol kolunu kesip çıkardı ve ağır kanamayı durdurdu.
Çocuğun planı, tıp öğrenimi yapmak ve bir doktor olarak Saint Croix'a dönmekti.
Tom mümkün olduğu kadar kısa sürede bir doktor görmek istiyor.
Tom Mary'nin bir doktor görmesini önerdi.
Tom Mary'nin bir doktor olduğunu bile bilmiyordu.
Tom kesinlikle bir doktor olmak istiyor.
Tom kesinlikle benim bir doktor olmam için telkin etmedi.
Doktor Tom'a üç hafta boyunca ortopedik alçı giyinmek zorunda olduğunu söyledi.
Doktor Tom'a bir hafta boyunca banyo yapmamasını söyledi.
Doktor Tom'a üç saat boyunca bir şey yiyip içmemesini söyledi.
Doktor Tom'a acıyla birlikte yaşamayı öğrenmek zorunda kalacağını söyledi.
Doktor Tom'a daha dengeli bir diyet yemesi gerektiğini söyledi.
Doktor tam zamanında vardı.
Derhal bir doktor getirt.
Derhal bir doktor çağrıldı.
Derhal bir doktor getirteceğim.
Derhal doktor getirtilmeli.
Derhal bir doktor çağırıldı.
Derhal bir doktor görsen iyi olur.
Derhal doktor çağırın.
O, bir doktor olduğumu zannetti.
Ben bir doktor ya da hemşire ya da öğretmen olmak istiyorum.
Ben bir doktor değilim fakat bir öğretmenim.
Bir doktor olmak istiyorum.
Ben bir doktor olmak istedim.
Bir doktor olmaya karar verdim.
Bana bir doktor görmem gerektiği söylenildi.
Doktor bana alkole dokunmamamı söyledi.
Doktor Tom'a sakinleştirici verdi.
Doktor Tom'a içkiyi bırakmasını tavsiye etti.
Tom bir doktor oldu.
Doktor Tom'a nasıl bir acı hissettiğini sordu.
Doktor Tom'a biraz kilo vermesi gerektiğini söyledi.
Doktor Tom'a yediği kırmızı et miktarını azaltmasını söyledi.
Doktor Tom'a kırmızı et tüketimini azaltmasını söyledi.
Doktor, beni tedavi et.
O bir doktor mudur?
O bir doktor değil mi?
O iyi bir doktor.
O bir doktor oldu.
Bir doktor getirttik.
Sen bir doktor değilsin.
O bir doktor çağırttı.
Doktor ne dedi?
Onun babası bir doktor mu?
Lütfen bana bir doktor çağır.
Lütfen bir doktor çağırın.
Doktor ilgilidir.