Learn how to use domates in a Turkish sentence. Over 91 hand-picked examples.
Bu yıl domates hasatımız iyi.
Translate from Turkish to English
Meg bir kutu domates satın aldı.
Translate from Turkish to English
O, bahçesinde domates yetiştirir.
Translate from Turkish to English
Domates salatasını buzdolabına koy.
Translate from Turkish to English
Bahçesinde domates yetiştirir.
Translate from Turkish to English
Domates bir meyve mi yoksa bir sebze midir?
Translate from Turkish to English
Teyzem bahçesinde domates yetiştirir.
Translate from Turkish to English
Geçen yıl domates yetiştirdim ve onlar çok iyiydi.
Translate from Turkish to English
Tom'un sevdiği yemeklerden biri domates çorbası ile ızgarada pişirilmiş peynirli sandviç.
Translate from Turkish to English
Sivri biber, domates ve yumurtanın fiyatlarını düşürdüler.
Translate from Turkish to English
Ben domates yetiştiririm.
Translate from Turkish to English
Ben domates sosunun nasıl yapılacağını Tom'a gösteren adamım.
Translate from Turkish to English
Tom bahçesinde domates yetiştirir.
Translate from Turkish to English
Tom bahçesinde domates ve marul yetiştirir.
Translate from Turkish to English
Hayır, bunlar domates.
Translate from Turkish to English
Hiç domates ezdin mi?
Translate from Turkish to English
Hiç şekerli domates yedin mi?
Translate from Turkish to English
Açıkça konuşmak gerekirse domates sebze değil meyvedir.
Translate from Turkish to English
O kan değil, domates salçası.
Translate from Turkish to English
Patlıcan, havuç, domates.
Translate from Turkish to English
Ben bir kutu domates istiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom domates çorbasını kupasına doldurdu ve onu içti.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye bir domates fırlattı.
Translate from Turkish to English
"Domates Kralı" diye lakaplandırıldı.
Translate from Turkish to English
Domates çorbası için İskoç tarifi: Kırmızı fincan içine sıcak su dökün.
Translate from Turkish to English
Neden bunca iğnedenlik domates biçiminde yapılıyor?
Translate from Turkish to English
Sandviçimde et, peynir ve domates var.
Translate from Turkish to English
Bana yarım kilo domates ver.
Translate from Turkish to English
Bizim kabak, domates, salatalık, havuç, bamya ve patatesimiz var.
Translate from Turkish to English
Domates bitkileri için en iyi gübre nedir?
Translate from Turkish to English
Domatesi sevmene rağmen domates suyunu sevmiyorsun, değil mi?
Translate from Turkish to English
Kızlar pencerede domates yetiştirirler.
Translate from Turkish to English
Ben et, peynir ve domates satın alacağım.
Translate from Turkish to English
Ben bir domates gibi kızardım.
Translate from Turkish to English
Bir domates gibi kızarmıştım.
Translate from Turkish to English
İşte Mozart dinlerken büyüyen bir domates.
Translate from Turkish to English
O domates gibi kırmızıydı.
Translate from Turkish to English
O, kan değil; O, domates suyu.
Translate from Turkish to English
Domates sosunu ne kadar uzun kaynatırsan o kadar lezzetli olur.
Translate from Turkish to English
Domates mahsülünün en iyilerini seçelim ve onları markete götürelim.
Translate from Turkish to English
Tom sebze bahçesine minik domates fidelerini dikkatlice dikti.
Translate from Turkish to English
Sandviçimde marul ve domates istiyorum lütfen.
Translate from Turkish to English
Bu kan değil. Bu domates sosu.
Translate from Turkish to English
Domates kırmızı bir sebzedir.
Translate from Turkish to English
1 kilo domates sosu, 2 kilo domatese eşittir.
Translate from Turkish to English
Yemek tarifi dört olgun domates gerektirir.
Translate from Turkish to English
İki kutu konserve domates istiyorum.
Gazpacho İspanya'dan bir soğuk domates ve sebze çorbasıdır.
Açık konuşmak gerekirse, domates bir meyvedir.
BLT beykın, marul ve domates anlamına gelir.
Bir BLT sandviçi, ekmek, beykın, marul, domates ve mayonezden oluşur.
Buzdolabında birkaç domates var.
Doğrusunu istersen, domates sebze değildir, bilakis meyvedir.
Bu domates konservesine ulaşamıyorum.
Tom birkaç kutu domates satın aldı.
Domates üretmeyi severim.
Tom domates dilimlerini sandviçinden çıkarıp kuşlara attı.
"O sarı şey ne?" "Bu mu? O bir domates." "Bir domates mi? Sarı domates diye bir şey var mı?"
Patates, domates ve biberler Amerika kökenlidir.
Sadece domates suyu alacağım.
O domates yiyor.
O pembe domates ekti.
Bana bir kilo domates verin, lütfen.
Domates ve peynir salatası yapacağım.
Domates ve peynir salatası hazırlayacağım.
Domates yedi.
Domates sever misin?
En son ne zaman domates suyu içtin?
Bana bir kilo domates verin lütfen.
Biraz daha domates suyu ister miydiniz?
Biraz daha domates suyu ister miydin?
Tom domates, salatalık ve marul yetiştirir.
Domates çorbasını severim.
Jean ve Janine domates yediler.
Domates sever mi?
Benim teyzem bahçede domates yetiştiriyor.
Benim halam bahçede domates yetiştiriyor.
Ali halden iki kasa salçalık domates aldı.
O domates konservesine erişemiyorum.
Balkonda saksıda domates yetiştiriyor.
Bahçesinde domates yetiştiriyor.
Domates yemeyi sevmem.
Boldi domates kadar kırmızıydı.
Domates çorbamda bir saç var.
Bir domates yedim.
1 kilo domates ne kadar?
Gözlerinizde domates mi var?
Domates meyve mi sebze mi?
Domates meyve midir?
Domates sebze midir meyve midir?
Botanik olarak, domates bir meyvedir.