Learn how to use dostluk in a Turkish sentence. Over 53 hand-picked examples.
Gerçek dostluk bedelsizdir.
Translate from Turkish to English
Gerçek dostluk paha biçilmezdir.
Translate from Turkish to English
Amerika Birleşik Devletleri'nin Meksika ile bir dostluk antlaşması vardı.
Translate from Turkish to English
Biz yakın bir dostluk ile birbirimize bağlıyız.
Translate from Turkish to English
Dostluk sık sık sulanması gereken bir bitkidir.
Translate from Turkish to English
Dostluk hepsinin en değerlisidir.
Translate from Turkish to English
Dostluk her şeyden daha değerlidir.
Translate from Turkish to English
Dostluk karşılıklı anlayışla oluşur.
Translate from Turkish to English
Hiçbir şey dostluk kadar değerli değildir.
Translate from Turkish to English
Dostluk kadar önemli bir şey yoktur.
Translate from Turkish to English
Sporlar dostluk geliştirmek için etkilidir.
Translate from Turkish to English
Onun ve onun arasındaki dostluk gitgide aşka dönüştü.
Translate from Turkish to English
Sence milletler arası dostluk sonsuza kadar sürer mi?
Translate from Turkish to English
Gerçek bir dostluk sonsuza kadar sürecektir.
Translate from Turkish to English
Erkekler ve kadınlar arasında arkadaşlık olamaz. Tutku, düşmanlık, aşk, aşırı sevgi olabilir ama dostluk asla.
Translate from Turkish to English
Güven olmadan dostluk olamaz.
Translate from Turkish to English
Dostluk karşılıklı güven gerektirir.
Translate from Turkish to English
Dostluk aşktan daha önemli midir?
Translate from Turkish to English
Bir gülümseme dostluk işareti gönderir.
Translate from Turkish to English
Dostluk, Altından daha değerlidir .
Translate from Turkish to English
Biz dostluk diliyoruz.
Translate from Turkish to English
Bir dostluk mücadelesiydi.
Translate from Turkish to English
Dostluk yaşam tuzudur.
Translate from Turkish to English
Tom Mary ile çabucak bir dostluk geliştirdi.
Translate from Turkish to English
Şarap ve dostluk yıllandıkça değer kazanır.
Translate from Turkish to English
"Dostluk" üzerine bir deneme yaz.
Translate from Turkish to English
Bütün istediğim biraz dostluk.
Translate from Turkish to English
Dostluk bir güven meselesidir.
Translate from Turkish to English
Bu günlerde hiç kimse dostluk beklemiyor.
Translate from Turkish to English
Dostluk geçmiş hakkında bir şeydir.
Translate from Turkish to English
Dostluk sevinci ikiye katlar ve üzüntüyü yarıda keser.
Translate from Turkish to English
Dostluk anılardan daha uzun sürer.
Translate from Turkish to English
Sanırım bir şey için birine asla güvenmek zorunda kalmadığım için benim dostluk üzerine görüşüm oldukça kasvetli.
Translate from Turkish to English
İş ve dostluk karışmaz.
Translate from Turkish to English
Dostluk herhangi bir şey kadar değerlidir.
Translate from Turkish to English
Gerçek dostluk, iki bedende yaşamak için ikiye bölünmüş bir ruh gibidir.
Translate from Turkish to English
Dostluk dünyanın en büyük hazinesidir.
Translate from Turkish to English
Et suyu kaynarken dostluk çiçek açar.
Translate from Turkish to English
Gerçek dostluk yoktur.
Translate from Turkish to English
Dostluk bir yalandır.
Translate from Turkish to English
Onlardan ikisi çok hızlı dostluk kurdular.
Translate from Turkish to English
Sami, Leyla ile dostluk kurmaya çalıştı.
Translate from Turkish to English
Sami ve Leyla hemen bir dostluk kurdular.
Translate from Turkish to English
Birbirlerine dostluk bağıyla bağlılar.
Translate from Turkish to English
Derbide futbol ve dostluk kazansın.
Translate from Turkish to English
Anadoluspor ile Yıldızspor arasında ezeli rekabet ve ebedi dostluk var.
Translate from Turkish to English
Anadoluspor'la Yıldızspor arasında oynanan dostluk maçı golsüz berabere bitti.
Dostluk başka, alışveriş başka.
Dostluk kantarla, hesap miskalle.
Dostluk herkes için aynı anlama sahip değilmiş gibi görünüyor.
Hayatta dostluk kadar önemli bir şey yoktur.
Hırvatlar dostluk maçını iki-sıfır kazandılar.
Para her şey değildir, dostluk da gereklidir.