Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "duman"

Learn how to use duman in a Turkish sentence. Over 82 hand-picked examples.

Elektronik sigaradan çıkan duman miktarı hiç fena değil.
Translate from Turkish to English

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
Translate from Turkish to English

Tren hareket ederken havaya siyah duman bulutları püskürttü.
Translate from Turkish to English

Volkan dışarıya alev ve duman fışkırtıyor.
Translate from Turkish to English

Duman ortaya çıktı.
Translate from Turkish to English

Uzakta duman gördük.
Translate from Turkish to English

Duman gözlerimizi sulandırdı.
Translate from Turkish to English

Duman havada yükseliyor.
Translate from Turkish to English

Şehrimiz duman kaplıydı.
Translate from Turkish to English

Barbekü yaparsak benim için sorun değil fakat gözlerime duman kaçtığında ondan hoşlanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Duman sürüklendi.
Translate from Turkish to English

Asansörde duman kokusu alıyorum.
Translate from Turkish to English

Duman bacadan boşaldı.
Translate from Turkish to English

Duman bacadan yükseliyor.
Translate from Turkish to English

Bacadan siyah duman çıktı.
Translate from Turkish to English

Sanırım duman kokusu alıyorum.
Translate from Turkish to English

Biraz duman gördüm.
Translate from Turkish to English

Duman bacadan dışarı boşaldı.
Translate from Turkish to English

Duman kokusu alıyorum.
Translate from Turkish to English

Duman rüzgarla birlikte yok oldu.
Translate from Turkish to English

O duman nereden geliyor?
Translate from Turkish to English

Yangından sonra, duman kokusu günlerce havada kaldı.
Translate from Turkish to English

Oda duman doluydu.
Translate from Turkish to English

Baca kara duman püskürtüyor.
Translate from Turkish to English

Duman dedektörleri tavana monte edilmelidir.
Translate from Turkish to English

Duman seni rahatsız ediyor mu?
Translate from Turkish to English

Arabamızda ters giden bir şey olmalı; motordan duman çıkıyor.
Translate from Turkish to English

Duman, Tom'un odasından geliyordu.
Translate from Turkish to English

Duman kokusu alıyor musun?
Translate from Turkish to English

Motor hararet yaptı ve şimdi duman yayıyor.
Translate from Turkish to English

Ateş olan yerden duman çıkar.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin yüzüne duman üfledi.
Translate from Turkish to English

Tom duman nedeniyle öksürüyordu.
Translate from Turkish to English

İlin üzerindeki bir duman bulutu var.
Translate from Turkish to English

Güney İtalyan adası Sicilya büyük bir duman ve kül bulutuyla kaplandı.
Translate from Turkish to English

Herhangi biri duman kokusu alıyor mu?
Translate from Turkish to English

Lanet olsun! Sen bana duman attırdın!
Translate from Turkish to English

Yangından sonra, havadaki duman kokusu günlerce sürdü.
Translate from Turkish to English

Onun purosundan bir duman halkası havaya doğru uçtu.
Translate from Turkish to English

Duman havaya yükseldi.
Translate from Turkish to English

Hava duman tarafından karartıldı.
Translate from Turkish to English

Hükümet aslında skandalı örtbas etmede başarılı oluncaya kadar hâlâ kaç tane duman bombası atılmak zorunda?
Translate from Turkish to English

Duman pencereden dışarı geliyordu.
Translate from Turkish to English

Oda o kadar duman doluydu ki zorlukla nefes alabildim.
Translate from Turkish to English

Etna, Sicilya göğüne lav ve duman göndererek püskürdü.
Translate from Turkish to English

Duman mutfaktan dışarı geliyor.
Translate from Turkish to English

Onun konuşması duman ve aynalardan başka bir şey değildir.
Translate from Turkish to English

Duman ateş olmadan üretilebilir.
Translate from Turkish to English

Duman bacadan dışarı çıkıyor.
Translate from Turkish to English

Duman Dan'ın odasından geliyordu.

Duman onu boğuyordu.

Büyücünün duman ve aynalar kullanması ayrıntılı bir cepheydi.

Pencerelerden siyah duman dökülüyordu.

Pencerelerden siyah duman akıyordu.

Bacadan duman yükseliyordu.

Tom duman kokuyordu.

Ne yazık ki duman soluma nedeniyle öldü.

Duman inanılmaz derecede yoğundu.

Leyla duman solumaktan öldü.

Ateşsiz duman olmaz.

Ateşsiz duman da çıkabilir.

Duman ateş olmadan da çıkabilir.

Tom bana duman attırdı.

Bir sürü duman vardı.

Ufuk üzerinde bir duman yığını görüyorum.

Burada çok fazla duman var.

Duman alarmı ötüp duruyor.

Baca eğri de olsa duman doğru çıkar.

O, duman tütmez.

Ortalık duman altı olmuş.

Sarhoş adam ortalığı duman etti.

Ondan sonra bütün insanların üzerine Ruhum'u dökeceğim. Oğullarınız, kızlarınız peygamberlikte bulunacaklar. Yaşlılarınız düşler, gençleriniz görümler görecek. O günler kadın, erkek kullarınızın üzerine de Ruhum'u dökeceğim. Göklerde ve yeryüzünde, kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim. RAB'bin büyük ve korkunç günü gelmeden önce güneş kararacak, ay kan rengine dönecek. O zaman RAB'bi adıyla çağıran herkes kurtulacak.

Bir duman görüyorum.

Bu yüzden, bence duman olup gidecek! diyor.

Bacası duman çıkarmıyor.

Kimse duman koklayabilir mi?

Bar öylesine duman altı olmuştu ki gözlerimde batma hissi olmaya başladı.

Asansörde burnuma duman kokusu geldi.

Duman gazları burada yoğuştuğu için tünelin havalandırılması önemlidir.

Tom yüzüme duman üfledi.

Duman, Lukas’ın yönünde hareket ediyor.

Arabanın egzozundan çok fazla duman çıkıyordu.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English