Learn how to use durdu in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Girişte bir araba durdu.
Translate from Turkish to English
Bir saat durdu.
Translate from Turkish to English
Saat durdu.
Translate from Turkish to English
Bu şapka üzerinde iyi durdu.
Translate from Turkish to English
Termometre 15 derecede durdu.
Translate from Turkish to English
Şiddetli yağmurdan dolayı trenler durdu.
Translate from Turkish to English
Şiddetli yağmur sonucunda trenler durdu.
Translate from Turkish to English
O, eller belde meydan okurcasına durdu.
Translate from Turkish to English
O, sigara içmek için durdu.
Translate from Turkish to English
O, bir süre orada durdu.
Translate from Turkish to English
Fukushima No.1 nükleer santralinde, depremden hemen sonra bütün reaktörler durdu.
Translate from Turkish to English
O, başının üzerinde durdu.
Translate from Turkish to English
O konuşmadan önce, bir süre sessiz durdu.
Translate from Turkish to English
Köpeğe bir kemik verdim, havlaması durdu.
Translate from Turkish to English
O, uçurumun kenarında durdu.
Translate from Turkish to English
Başı bir tarafa doğru hafifçe eğik, sessizce ayakta durdu.
Translate from Turkish to English
Otobüs caddenin ortasında aniden durdu.
Translate from Turkish to English
Otobüs yolcuları almak için durdu.
Translate from Turkish to English
Otobüs dakikası dakikasına durdu.
Translate from Turkish to English
Otobüs tam vaktinde durdu.
Translate from Turkish to English
Otobüs her köyde durdu.
Translate from Turkish to English
Bizim tren deprem nedeniyle beş saat süreyle durdu.
Translate from Turkish to English
Yeni bir öğretmen sınıfın önünde durdu.
Translate from Turkish to English
Onlar yüz yüze durdu.
Translate from Turkish to English
O parmağı ağzında durdu.
Translate from Turkish to English
Nihayet akşama doğru yağmur durdu.
Translate from Turkish to English
Tom, Westminster Metro İstasyonunda platformda durdu.
Translate from Turkish to English
Tom arabaya yakından bakmak için durdu.
Translate from Turkish to English
Tom dur-işaretinde durduğunda, motoru durdu.
Translate from Turkish to English
Adam Tom'un sandalyesinin yanında durdu.
Translate from Turkish to English
Tom odanın ortasında durdu.
Translate from Turkish to English
Askerler her köy ve çiftlikte durdu.
Translate from Turkish to English
Tom başının üzerinde durdu.
Translate from Turkish to English
Saatim durdu ve saati bilmiyordum.
Translate from Turkish to English
Saatim durdu.
Translate from Turkish to English
Tom biraz süt almak için bir markette durdu.
Translate from Turkish to English
Tom elinde bir cin ve tonikle odanın köşesinde durdu.
Translate from Turkish to English
Sonunda kar yağışı durdu ve hava ısındı.
Translate from Turkish to English
Jack Hitomi'nin girmesi için kenarda durdu.
Translate from Turkish to English
Jessie onun kulağına bir şey söylerken Charles'ın tarafında durdu.
Translate from Turkish to English
Tony, kapıda durdu.
Translate from Turkish to English
Motor durdu.
Translate from Turkish to English
O onun yanında durdu.
Translate from Turkish to English
Tom kuyrukta durdu.
Translate from Turkish to English
O benim arkamda durdu.
Translate from Turkish to English
Bebek sessiz durdu.
Translate from Turkish to English
Sigara içmek için durdu.
Translate from Turkish to English
Yağmur yağışı durdu.
Translate from Turkish to English
O her zaman yanımda durdu.
Translate from Turkish to English
O ona yakın durdu.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'ye yakın durdu.
Translate from Turkish to English
Sonunda yağmur durdu.
Translate from Turkish to English
Sonunda otobüs durdu.
Translate from Turkish to English
Kar durdu mu?
Translate from Turkish to English
Bizim tren aniden durdu.
O onlarla konuşmak için durdu.
Tom Mary ile konuşmak için durdu.
Motor aniden durdu.
Bir saat önce kar yağışı durdu.
Araba aniden durdu.
O, bütün gece yatakta dönüp durdu.
O, ayakkabılarını giymek için durdu.
O, şapkası kafasında orada durdu.
O, kocasına yakın durdu.
Tren Baltimore'de durdu.
Kraliçe kralın yanında durdu.
Büyük bir kalabalık caddede durdu.
Kırmızı elbise giydiğinden dolayı, dışarıda durdu.
O, durdu ve derin bir nefes aldı.
At durdu ve kımıldamadı.
O, mümkün olduğunca ona yakın durdu.
Yaşlı adam dinlenmek için kısa bir süre durdu.
O, takım elbise giydiği için dışarıda durdu.
O aniden durdu.
O, sandalyenin arkasında durdu.
O, annesinin arkasında durdu.
Tam o sırada, otobüs durdu.
O bir sigara almak için durdu.
Otobüs durdu ve biz bindik.
Yönetici kapıda durdu.
Yaşlı adam tepede durdu.
İki erkek çocuğu önümde durdu.
Müzik bir dakika durdu.
Tom bütün gece yatakta dönüp durdu.
Aynanın önünde durdu.
Yükü düştüğü için kamyon mecburen durdu.
Everett bir an sessiz durdu.
Ayakları ayrık durdu.
Bacakları ayrık durdu.
Düşman saldırısı şafakta durdu.
Tepenin üstünde durdu.
Tam o anda, otobüs durdu.
Öğretmen sınıfın önünde durdu.
Ay'ın yüzeyinde durdu.
Gözleri kapalı orada durdu.
Denize bakarak durdu.
Uçağın motorlarından biri durdu.
Yağmur henüz durdu, bu yüzden gidelim.
Elleri cebinde durdu.
Kız aynaya bakarak durdu.