Learn how to use durumuna in a Turkish sentence. Over 32 hand-picked examples.
Şirketi bugünkü durumuna büyükbabam getirdi.
Translate from Turkish to English
Bir şeye bakış şeklin senin durumuna bağlıdır.
Translate from Turkish to English
Bir kişinin bir şeye bakış şekli onun durumuna bağlıdır.
Translate from Turkish to English
Anlattıkları benimle çelişince yalancı durumuna düşmüş oldum.
Translate from Turkish to English
Kendini aptal durumuna düşürdün.
Translate from Turkish to English
Hava durumuna göre dün bir fırtına olabilirdi. Ama olmadı.
Translate from Turkish to English
Dünkü hava durumuna göre fırtına olacaktı. Ama olmadı.
Translate from Turkish to English
Dünkü hava durumuna göre fırtına çıkacaktı. Ama çıkmadı.
Translate from Turkish to English
Kadınlara, hava durumuna güvenebildiğimiz kadar güvenmeliyiz.
Translate from Turkish to English
Hava durumuna bu kadar güvenmemelisin.
Translate from Turkish to English
Hava durumuna göre, bugün sıcaklık otuz iki dereceye kadar çıkacak. Sıcak bir gün olacak.
Translate from Turkish to English
Bir kişinin bir şeye bakma tarzı onun durumuna bağlıdır.
Translate from Turkish to English
Birinin bir şeye nasıl baktığı onun durumuna bağlıdır.
Translate from Turkish to English
İş gezimi Tom'un durumuna göre planlayacağım.
Translate from Turkish to English
Onun gençliğindeki azim ve çalışkanlığı onu bugünkü durumuna getirdi.
Translate from Turkish to English
Mary'yi etraflıca muayene ettikten sonra doktor, onun bu durumuna yol açacak hiçbir fiziksel sebep bulamadı ve sebebin psikosomatik olduğu sonucuna vardı.
Translate from Turkish to English
Beni aptal durumuna düşürme.
Translate from Turkish to English
Tom'un pahalı zevkleri ailenin mali durumuna bir yük oluyordu.
Translate from Turkish to English
Kendinizi yaşamınızın mevcut durumuna adapte etmeyi öğrenmezseniz yaşıyor sayılmazsınız.
Translate from Turkish to English
Tom'un durumuna düşmeni istemem.
Translate from Turkish to English
Ateşkes anlaşması yapılır yapılmaz birliklerin savaşçı erleri terhis edilmiş, silah ve cephanesi elinden alınmış; bu birlikler, savaş gücünden yoksun birtakım kadrolar durumuna getirilmişti.
Translate from Turkish to English
İlkin, İtilâf Devletleri'ne karşı düşmanlık durumuna girilmeyecekti; sonra da, Padişah ve Halifeye canla başla bağlı ve sadık kalmak temel koşul olacaktı.
Translate from Turkish to English
Halifeliğin durumuna gelince, bunun bilim ve tekniğin ışığa boğduğu gerçek uygarlık dünyasında gülünç sayılmaktan başka bir durumu kalmış mıydı?
Translate from Turkish to English
Sabahları evden çıkmadan genelde hava durumuna bakar.
Translate from Turkish to English
Her şey hava durumuna bağlı.
Translate from Turkish to English
Zenginlerin iç açıcı durumuna bakıp ekonomiyi değerlendirmek yanıltıcı olabilir.
Translate from Turkish to English
Ip uzandıktan sonra normal durumuna döndü.
Translate from Turkish to English
Yarın tenis oynayıp oynamamamız hava durumuna bağlı.
Translate from Turkish to English
Ruh halim tamamen hava durumuna bağlı.
Translate from Turkish to English
Keyfim tamamen hava durumuna bağlı.
Translate from Turkish to English
Bazı uzmanlar Cezayir'in mevcut durumuna ilişkin kasvetli bir değerlendirme yaptı.
Translate from Turkish to English
Hava durumuna bağlı.
Translate from Turkish to English