Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "durup"

Learn how to use durup in a Turkish sentence. Over 37 hand-picked examples.

Bilmiyordum saat kaç ancak biliyordum ki eğer durup birine sorarsam o zaman kesin geç kalacaksın.
Translate from Turkish to English

"Ve ne yapıyorum?" "Sadece orada durup seyrediyorum."
Translate from Turkish to English

Karabatak, bir direğin üstünde durup kanatlarını kurutuyordu.
Translate from Turkish to English

Yapmak istediğinin gerçekten bu olup olmadığını bir durup düşün.
Translate from Turkish to English

Yarın yolda durup şuradaki yerleri gezeriz.
Translate from Turkish to English

Bunlar durup dururken olmuyor.
Translate from Turkish to English

New Osaka otelinde durup Sayın Takakura'yı alacağız.
Translate from Turkish to English

Durup ona baktım.
Translate from Turkish to English

Ne yani, burada durup açlıktan ölmeyi mi bekleyeceğiz?
Translate from Turkish to English

Orada durup Tom'un ölümünü izleyemezsin.
Translate from Turkish to English

Bir an durup düşün.
Translate from Turkish to English

Orada durup bana baktı.
Translate from Turkish to English

"Yağmurun durup durmadığını merak ediyorum." "Umarım öyle olur."
Translate from Turkish to English

Tom orada öylece durup Mary'nin aynada kendisine bakmasını izliyordu.
Translate from Turkish to English

Eski erkek arkadaşımın eski sevgilisi durup dururken beni aradı.
Translate from Turkish to English

Tom durup dururken öldü.
Translate from Turkish to English

Biz kapıda durup bekledik.
Translate from Turkish to English

Durup gülleri koklaman gerekir.
Translate from Turkish to English

Sonraki istasyonda durup benzin alalım.
Translate from Turkish to English

Bizim burada durup yakıt almamız gerekir.
Translate from Turkish to English

Burada durup mücadele et!
Translate from Turkish to English

Bir dakikalığına arabamın arkasında durup bana fren lambalarımın çalışıp çalışmadığını söyler misin?
Translate from Turkish to English

Durup biraz düşünmeliyim.
Translate from Turkish to English

Hey, şimdi durup dururken nereden çıktı bu?
Translate from Turkish to English

Konserden önce durup yiyecek bir şey alalım.
Translate from Turkish to English

Durup dinlenelim.
Translate from Turkish to English

Başkan durup dururken istifa etti.
Translate from Turkish to English

Tom durup bana baktı.
Translate from Turkish to English

Sabah sabah durup dururken bir sıkıntı içimi kapladı.
Translate from Turkish to English

Allah allah, neye dellendi bu şimdi durup dururken?
Translate from Turkish to English

Bir yerde durup yemek yiyelim.
Translate from Turkish to English

Hayat kendi yolunda akan bir nehir gibidir. Sen ya bu nehre kapılıp gidersin ya da kenarda durup sadece seyredersin.
Translate from Turkish to English

Tom durup etrafa baktı.
Translate from Turkish to English

Onu ilk kez 2016 yılında bir gece yarısı caddede yürürken merdivenlerin başında elinde şişeyle kedilere su koyarken görmüştüm. Tanımam zor olmadı. Aramızdaki mesafe fiziki olarak birkaç metre olsa da soyut anlamda sanki başka bir gezegendeymişcesine uzaktı. Durup bir süre onu izledim. Varlığımı fark edip vücudunu bana doğru çevirirken de bir şey belli etmeden yoluma devam ettim.
Translate from Turkish to English

Adamcağızı durup dururken zahmete sokmuşsunuz.
Translate from Turkish to English

Durup dururken yolda karşıma bir engel çıktı.
Translate from Turkish to English

Durup Tom'a baktım.
Translate from Turkish to English