Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "duvar"

Learn how to use duvar in a Turkish sentence. Over 88 hand-picked examples.

Evin etrafında taş bir duvar vardı.
Translate from Turkish to English

Duvar depremde dayanamadı.
Translate from Turkish to English

Duvar boya ile kaplıydı.
Translate from Turkish to English

Bütün duvar boyunca karalamalar vardı.
Translate from Turkish to English

Bu duvar o duvardan daha uzundur.
Translate from Turkish to English

Tom onun bir duvar yapmasına yardımcı olacak birini arıyor.
Translate from Turkish to English

Bahçenin etrafında yüksek bir duvar vardı.
Translate from Turkish to English

Tüm bahçenin etrafında yüksek bir duvar duruyor.
Translate from Turkish to English

Duvar otuz yarda uzunluğunda.
Translate from Turkish to English

Duvar köpekleri dışarıda tutacak kadar yüksek değildi.
Translate from Turkish to English

Tom evinin etrafında bir duvar inşa etti.
Translate from Turkish to English

Bu duvar soğuk.
Translate from Turkish to English

Bu duvar çok soğuk.
Translate from Turkish to English

Bu duvar yeşile boyanmıştır.
Translate from Turkish to English

Duvar, iki metre kalınlığındadır.
Translate from Turkish to English

Duvar kaba taşlardan yapılmıştır.
Translate from Turkish to English

Duvar kısmen sarmaşıkla kaplıdır.
Translate from Turkish to English

O duvar soğuk.
Translate from Turkish to English

Bir duvar inşa ediyorum.
Translate from Turkish to English

Bir insan aya indi. Berlinde bir duvar yıkıldı. Bir dünya kendi bilimimizle ve hayal gücümüzle bağlandı.
Translate from Turkish to English

Duvar tenisi oynarım.
Translate from Turkish to English

Bu duvar insanları dışarıda tutmak için mi içeride tutmak için mi örülmüş ?
Translate from Turkish to English

Trompetler ses çıkardığında, ordu bağırdı ve trompet sesinde, adamlar yüksek sesle bağırdığında, duvar çöktü; bu yüzden herkes doğruca içeriye hücum etti ve şehri aldılar.Şehri LORD'a verdiler ve kılıçla onun içinde yaşayan her şeyi yok ettiler-erkekler, kadınlar, gençler ve yaşlılar, sığırlar, koyunlar ve eşekler.
Translate from Turkish to English

Duvar yazılarla kaplıydı.
Translate from Turkish to English

Tom bir duvar inşa ediyor.
Translate from Turkish to English

Duvarlarda duvar yazısı var.
Translate from Turkish to English

Marangozluk ve tuğla duvar örme el işçiliği örnekleridir.
Translate from Turkish to English

Bir duvar boyadı.
Translate from Turkish to English

Bu duvar rüzgarı engeller.
Translate from Turkish to English

Duvar mermilerden delik deşik olmuştu.
Translate from Turkish to English

Bir ara birlikte duvar tenisi oynamalıyız.
Translate from Turkish to English

O duvar yazısını duvara kimin yazdığını düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English

Tom duvar yazısını duvara kimin yazdığını bilmiyor.
Translate from Turkish to English

Bu duvar oradakinden daha uzundur.
Translate from Turkish to English

Neden burada bir duvar inşa ediyorsun?
Translate from Turkish to English

Sözler ya pencere ya da duvar gibidir.
Translate from Turkish to English

Eski kenti bir duvar kuşatır.
Translate from Turkish to English

Her duvar bir kapıdır.
Translate from Turkish to English

Tavuklar duvar üzerinden uçamazlar.
Translate from Turkish to English

Duvar, yazılarla kaplıdır.
Translate from Turkish to English

Yeni duvar takvimimi beğendin mi?
Translate from Turkish to English

Kamyon dar yolda duvar boyunca sıyırdı.
Translate from Turkish to English

Duvar 27,5 metre uzunluğundadır.
Translate from Turkish to English

Duvar tarafından desteklenen tüm tavan onunla birlikte çöktü.
Translate from Turkish to English

Kum torbaları sele karşı korumak için geçici bir duvar inşa etmek için kullanılabilir.
Translate from Turkish to English

Dört duvar arasında oturmaktan usandım.

Bir duvar inşa edeceğiz.

Odadaki bir ayna duvar bir ferahlık yanılsaması yaratır.

Tom tam bir rulo duvar kağıdı kullandı.

Kol saatleri, duvar saatleri, dijital saatler, altın saatler, guguklu saatler, kuvars saatler, kronometreler, zamanlayıcı ve kule saatleri de dahil olmak üzere saatlerin birçok farklı türleri vardır.

Kertenkele duvar boyunca tırmandı ve bir deliğe gitti.

Duvar nerede?

Onlar özellikle renkli duvar resimleridir.

Tom'un hala bir duvar ustası olduğunu düşündüğünü sandım.

Bizim bir duvar inşa etmemiz gerekir.

Bir duvar inşa edelim.

Duvar beni yağmurdan korudu.

Müstehcen duvar yazısı bir şehir çalışanı tarafından çıkarıldı.

Oturma odasının duvar saati yanlış.

Duvar mükemmel ve geçilemez gibi görünüyordu.

Kulübe etrafındaki duvar insan kemiklerinden yapılmış ve onun üstünde kafatasları vardı.

Ressam eski taş duvarda en karmaşık duvar resimlerini yaptı.

Tuğla duvar kendiliğinden yıkıldı.

Tuğla duvar kendiliğinden çöktü.

Duvar boyunca sesler duydum.

Duvar dış tarafta beyaz ve içeride yeşil.

Duvar yeni boyanmış.

Popülerliklerine rağmen, kriket ve duvar tenisi Olimpik sporlar değildir.

Tom evinin etrafında bir duvar yapacak.

Tom bir duvar ustası, değil mi?

Ali, Ümit'le duvar pası yaptı.

Yıldızspor savunması bu dakikalarda adeta kaleye etten duvar ördü.

Duvar grafiti dolu.

Tom duvar ustası.

Duvarlar duvar kağıdıyla kaplıydı.

Duvarlar duvar kağıdıyla kaplanmıştı.

Her tuğladan duvar olmaz, bunu sırtını yaslayınca anlayacaksın.

Bana boş boş oturup duvar izlettiren herkese kızgınım.

Birçok duvar resmi ve ikona on üçüncü yüzyıldan kalma.

Eski kent Dubrovnik'in etrafındaki duvar.

Bu duvar resmi, antik zaman insanlarının yaşamlarına küçük bir bakış edinmemize olanak sağlıyor.

Bilgisayarında duvar kâğıdı olarak sevgilisinin fotoğrafı var.

Duvar yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya.

Duvar yıkılma tehlikesi altında.

Sakinler şehrin etrafına doğu, güney, batı ve kuzeye çıkan yollara açılan dört kapılı bir duvar inşa ettiler.

Bir duvar iki bölümü ayırır.

Duvar çok büyük olacak.

Duvar kocaman olacak.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English