Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "duyar"

Learn how to use duyar in a Turkish sentence. Over 94 hand-picked examples.

İngiltere şairleriyle gurur duyar.
Translate from Turkish to English

O, oğlu ile gurur duyar.
Translate from Turkish to English

O gün boyunca İngilizce duyar.
Translate from Turkish to English

Köpek sahibinin sesini duyar duymaz, bir ok gibi fırladı.
Translate from Turkish to English

Haberi duyar duymaz, o gözyaşlarına boğuldu.
Translate from Turkish to English

O, haberi duyar duymaz gözyaşlarına boğuldu.
Translate from Turkish to English

Burada, herkes saygı duyar ve takdir edilir.
Translate from Turkish to English

Tom, ana-babasına saygı duyar.
Translate from Turkish to English

Tom oğlu ile gurur duyar.
Translate from Turkish to English

O, çocuklarıyla gurur duyar.
Translate from Turkish to English

Mike babasının zengin olmasıyla gurur duyar.
Translate from Turkish to English

Adımları duyar duymaz onun kim olduğunu biliyordum.
Translate from Turkish to English

O, babasına saygı duyar.
Translate from Turkish to English

Herkes Henry'ye saygı duyar.
Translate from Turkish to English

O, kızıyla gurur duyar.
Translate from Turkish to English

O, onu duyar duymaz buraya geldi.
Translate from Turkish to English

Fabrika işçilerinin aileleri okul, hastane ve mağazalara ihtiyaç duyar; böylece bu hizmetleri sağlayacak daha fazla insan yaşamak için bu bölgeye gelir ve de bir şehir oluşur.
Translate from Turkish to English

Köydeki herkes ona saygı duyar.
Translate from Turkish to English

Yemek pişirme yeteneğiyle ilgili kendisiyle gurur duyar.
Translate from Turkish to English

Yaşlı insanlar, uğruna yaşayacak bir şeye ihtiyaç duyar.
Translate from Turkish to English

Paul ebeveynlerine saygı duyar.
Translate from Turkish to English

O her gece silah sesi duyar.
Translate from Turkish to English

Her çeşit sosyalleşme bir yalana gereksinim duyar.
Translate from Turkish to English

Tom arabasıyla gurur duyar.
Translate from Turkish to English

Okula hiç geç kalmamış olmaktan gurur duyar.
Translate from Turkish to English

Büyük bir gemi derin sulara ihtiyaç duyar.
Translate from Turkish to English

Arkadaşları ona saygı duyar.
Translate from Turkish to English

Tom, her gece en az dokuz saat uykuya ihtiyaç duyar, yoksa çalışamaz.
Translate from Turkish to English

İnsan sosyal bir varlıktır, diğer insanlarla birlikte yaşamaktan mutluluk duyar.
Translate from Turkish to English

Bana ihtiyacın olduğunu duyar duymaz Boston'dan buraya geldim.
Translate from Turkish to English

Herkes Erkin'e saygı duyar.
Translate from Turkish to English

Tüm ekip, çalışmalarıyla gurur duyar.
Translate from Turkish to English

Bu bitki çok suya ihtiyaç duyar.
Translate from Turkish to English

O, haberi duyar duymaz ağlamaya başladı.
Translate from Turkish to English

Her çocuk, hayatında bir babaya ya da bir baba figürüne ihtiyaç duyar.
Translate from Turkish to English

O, oğullarının başarısıyla gurur duyar.
Translate from Turkish to English

Bush insan haklarına saygı duyar.
Translate from Turkish to English

Onun köpeği ağır duyar.
Translate from Turkish to English

Tom telefonu duyar duymaz ona cevap verdi.
Translate from Turkish to English

Bana ihtiyacın olduğunu duyar duymaz buraya geldim.
Translate from Turkish to English

Tom silah seslerini duyar duymaz evin dışına koştu.
Translate from Turkish to English

O, zil çaldığını duyar duymaz telefona cevap verdi.
Translate from Turkish to English

O, zilin çaldığını duyar duymaz telefona cevap verdi.
Translate from Turkish to English

Bir çocuk bir anneye ihtiyaç duyar.
Translate from Turkish to English

Herkes evde bir asansöre ihtiyaç duyar mı?
Translate from Turkish to English

O, haberi duyar duymaz benzi attı.

Ben haberi duyar duymaz cesur kaldım.

Biri kulaklarıyla duyar.

O haberi duyar duymaz gözyaşlarına boğuldu.

O, koleksiyonuyla gurur duyar.

O, pul koleksiyonuyla çok gurur duyar.

Paris'te eğitim görmüş olmakla gurur duyar.

Onun gibi akrabalarla, kim düşmanlara ihtiyaç duyar ki?

Bebek, annesine ihtiyaç duyar.

Haberi duyar duymaz ağlamaya başladı.

Böyle arkadaşlarla, kim düşmana ihtiyaç duyar ki?!

Tom'un seçici bir işitmesi var. O sadece duymak istediğini duyar.

O bir katolik olmaktan gurur duyar.

Polis silah ateşini duyar duymaz geldi.

Herkes Tom'a saygı duyar.

Tom Mary'ye saygı duyar.

O haberi duyar duymaz ağlamaya başladı.

Ne tür bir insan soykırıma hayranlık duyar ve ona bir kahraman der?

O sürüş becerisiyle gurur duyar.

Benzer kişiliğe sahip insanlar birbirlerine sempati duyar.

Bitkiler suya ve güneş ışığına ihtiyaç duyar.

Leyla oğlanlara ve sekse ilgi duyar hale geldi.

O dakik olmaktan gurur duyar.

Bana ihtiyacın olduğunu duyar duymaz geldim.

Kazayı duyar duymaz evden dışarı fırladı.

Duyar kasma Tom.

Bir şey duyar duymaz seni ararım.

Sami her gün haplarına ihtiyaç duyar.

Sami, İslam hakkında herhangi biriyle konuşmaktan mutluluk duyar.

Çocuklar yetişkinlerden daha fazla uykuya ihtiyaç duyar.

Yaşlı köpekler daha fazla uykuya ihtiyaç duyar.

Ali savunma sanayisine ilgi duyar.

Herkes en az bir yakın arkadaşa ihtiyaç duyar.

Tom sıkı çalışır, bu yüzde ebeveynleri onunla gurur duyar.

Açıklama yapmak için çok vaktini harcama. İnsanlar sadece duymak istediklerini duyar.

Göz görür, kulak duyar, dil tadar, burun koklar, el dokunur; kalp duyguları(korku, saygı vs.) algılar.

Tom duyar kasmada oldukça iyidir.

Sağır değildir ama sadece duymak istediklerini duyar.

Her devrim kendini kabul ettirmek için bir karşıta ihtiyaç duyar.

DW'nin Amerika'da asimile olup dilini unutmuş 40 küsür milyon Alman'ı bırakıp, katliamdan Türkiye'ye sığınmış Çerkezler üzerinden asimilasyon temelli duyar ve fay hattı yaratma derdine düşmesi trajikomik.

Eti de duyar modasına uyup kaç yıllık Negro'nun adını Nero yapmış.

Ağlasam sesimi duyar mısınız?

Bir insan içme suyu olarak günde iki litre, yemek pişirmek için üç litre su tüketirken hijyenik ihtiyaçlar için tüm bunlara ek olarak yedi litre daha suya ihtiyaç duyar.

Birinin söylediği gibi, kadının doğaya erkekten daha yakın olduğu doğrudur ve genel olarak doğal şeyler hakkında bizden daha az utanç duyar, ancak gençken ve onunla tanışmadığımızda hep tersini düşünürüz.

Kirpiler bol miktarda life ihtiyaç duyar.

Bir kirpi sağlam bir tabana sahip bir kafese ihtiyaç duyar.

Bir kirpi nispeten büyük bir kafese ihtiyaç duyar.

Kirpiler oldukça büyük kafeslere ihtiyaç duyar.

Bir çocuk, babasına ihtiyaç duyar.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English