Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "duygu"

Learn how to use duygu in a Turkish sentence. Over 70 hand-picked examples.

Aşk, harika bir duygu, herkese hayatında günün birinde gelir.
Translate from Turkish to English

Mary duygu yüklü bir kız.
Translate from Turkish to English

Gelmiş geçmiş en iyi grup olmak nasıl bir duygu?
Translate from Turkish to English

Herhangi bir duygu, eğer samimi ise, istem dışıdır.
Translate from Turkish to English

Duygu karşılıklıdır.
Translate from Turkish to English

İnsanların vadesi dolunca ölecek olmasını bilmesi nasıl bir duygu?
Translate from Turkish to English

Senin ve arkadaşlarının gözlerine bakınca beyninden ne geçtiğini okumak kolay ve güzel bir duygu.
Translate from Turkish to English

Bunca yıl insanların ölmesine göz yummak nasıl bir duygu?
Translate from Turkish to English

Korku değil bu duygu, daha bir garipti.
Translate from Turkish to English

Bununla ilgili içimde kötü bir duygu var.
Translate from Turkish to English

Düğünleri onlar için çok duygu yüklü bir gündü.
Translate from Turkish to English

İki duygu birbirinin etkisini yok ediyor sanki.
Translate from Turkish to English

Gençleşmek nasıl bir duygu?
Translate from Turkish to English

Onu seviyorum, ama duygu karşılıklı değil.
Translate from Turkish to English

Başkalarına yardım ettikten sonra aldığımız iyi duygu gerçek bir hediyedir.
Translate from Turkish to English

Hata yapma, duygu karşılıklıdır.
Translate from Turkish to English

Tanınmak ayrı bir duygu.
Translate from Turkish to English

Tom nadiren duygu gösterir.
Translate from Turkish to English

Tom duygu göstermedi.
Translate from Turkish to English

Büyük duygu belirtileri gösterdi.
Translate from Turkish to English

Duygu karşılıklıydı.
Translate from Turkish to English

Onun yüzünde asla herhangi bir duygu göremezsin.
Translate from Turkish to English

Sen katılmayabilirsin ve beni sorgulamaya cesaret edebilirsin ama hatırla, duygu karşılıklıdır.
Translate from Turkish to English

Bu gerçekten iyi bir duygu.
Translate from Turkish to English

Bu çok güzel bir duygu.
Translate from Turkish to English

Bu oldukça iyi bir duygu.
Translate from Turkish to English

Sadece içimde garip bir duygu vardı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'yi seviyor ama duygu karşılıklı değil.
Translate from Turkish to English

Ben sol ayağımda bir şey hissedemiyorum; hiç duygu yok.
Translate from Turkish to English

Ancak bu da büyük bir duygu.
Translate from Turkish to English

Bu hoş bir duygu.
Translate from Turkish to English

Her şeyi kaybetmek nasıl bir duygu?
Translate from Turkish to English

O duygu uzun sürmeyecek.
Translate from Turkish to English

O, duygu ile üstesinden geldi.
Translate from Turkish to English

O en iyi duygu.
Translate from Turkish to English

Aktör duygu ile rol oynadı.
Translate from Turkish to English

O duygu yüzünden bunalmıştı.
Translate from Turkish to English

Hasta olmak nasıl bir duygu?
Translate from Turkish to English

Tek bir çocuk olmak nasıl bir duygu?
Translate from Turkish to English

Böyle güzel bir kadınla evli olmak nasıl bir duygu?
Translate from Turkish to English

Bu güzel bir duygu.
Translate from Turkish to English

Tom duygu ile ağladı.
Translate from Turkish to English

Bazen seninle ilgili tek bir düşünce birden dünyanın rengarenk ve daha büyük gözükmesine, dertlerin azalmasına yeterli oluyor ve içimi hoş bir duygu kaplıyor. İşte ask bu! Siyahı beyazı yok. Önemli olan kalpten sevmek.
Translate from Turkish to English

Eve geri dönmek nasıl bir duygu?
Translate from Turkish to English

Bu harika bir duygu.
Translate from Turkish to English

Bu çok ödüllendirici bir duygu.
Translate from Turkish to English

Bana aşık olmanın nasıl bir duygu olduğunu söyle.

O geceye kadar onların arasında herhangi bir kötü duygu yoktu.

Bu inanılmaz bir duygu.

Duygu muhtemelen karşılıklı.

Rahat bir duygu değildi.

Peki, baba olmak nasıl bir duygu?

Anne olmak nasıl bir duygu?

Tom'a karşı olumsuz bir duygu beslemiyorum.

Duygu sömürüsü yapma Tom.

Ali'nin jübile maçında duygu dolu anlar yaşandı.

Evli olmak nasıl bir duygu?

Uygulamayı birtakım evrelere ayırmak ve olaylardan yararlanarak ulusun duygu ve düşüncelerini hazırlamak ve adım adım ilerleyerek amaca ulaşmaya çalışmak gerekiyordu. Nitekim öyle olmuştur.

Bu nasıl bir duygu?

Tom'la birlikte çalışmak nasıl bir duygu?

İçimde tarif edemediğim bir duygu var.

Bu sahne öylesine duygu yüklüydü ki gözyaşlarıma engel olamadım.

Bir iş tutkuya dönmüşse arkasında başka mantık aramamak lazım. Çünkü tutkunun kendisi başlı başına çok değerli bir duygu. Ona ulaşmak için ne yapıldığı ikincil önemde.

Duygu sömürüsü yapmayı bırak.

Ölümün sende uyandırdığı duygu ne?

İnsanların sevdikleriyle aralarının bozulup birbirlerinin her şeyini bilen yabancılar hâline dönüşmeleri çok tuhaf ve ürpertici bir duygu.

Kıskançlık insanı en pis suçları işlemeye bile itebilecek bir duygu.

Dibe vurduğunu sanıp daha da diplerin olduğunu fark etmek çok korkunç bir duygu.

Ali'nin duygu dolu sözleri bam telime dokundu.

Onun hissettiği bu duygu baskıydı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English