Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "duygusal"

Learn how to use duygusal in a Turkish sentence. Over 80 hand-picked examples.

Kediler sahiplerininkine paralel duygusal alışkanlıklar gösterir.
Translate from Turkish to English

Tom duygusal hissetmekten kendini alamadı.
Translate from Turkish to English

Madison Kongrede çok duygusal bir konuşma yaptı.
Translate from Turkish to English

Boşanma adamda duygusal yaralar bıraktı.
Translate from Turkish to English

O çok duygusal.
Translate from Turkish to English

Tom duygusal olmaz.
Translate from Turkish to English

Ona duygusal ve fiziksel zarar vermeden ilk önce arkadaş olmak isterim.
Translate from Turkish to English

Tom duygusal oldu.
Translate from Turkish to English

Tom duygusal mıydı?
Translate from Turkish to English

Tom aşırı duygusal.
Translate from Turkish to English

Tom'un birkaç duygusal problemi var.
Translate from Turkish to English

Tom bana Mary'nin duygusal yönden kararsız olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English

Böyle bir duygusal aptal olmayın.
Translate from Turkish to English

Tom duygusal bir çocuktu ve kolayca ağladı.
Translate from Turkish to English

Tom'un duygusal sorunları var.
Translate from Turkish to English

Tom'un bazı duygusal sorunları var.
Translate from Turkish to English

Duygusal bir düzeyde katılıyorum ama pragmatik düzeyde katılmıyorum.
Translate from Turkish to English

Bu ilaçlar prolaktin seviyesini arttırıyor ve çok daha duygusal oluyorsun.
Translate from Turkish to English

Tom çok duygusal.
Translate from Turkish to English

İnsanlar, ekonomik ve duygusal yönden birbirlerine bağımlı olmamalıdır.
Translate from Turkish to English

Çok duygusal oluyorsun.
Translate from Turkish to English

Tom bazen çok duygusal olur.
Translate from Turkish to English

Tom aşırı duygusal görünüyor.
Translate from Turkish to English

Bu kadar duygusal olmayın.
Translate from Turkish to English

Sayılar tamamen rastgele seçilmiş olsa ve duygusal ilişkileri olmasa daha iyi olur mu?
Translate from Turkish to English

İnsanlar seni hiç aşırı duygusal olarak suçlar mı?
Translate from Turkish to English

Tom böyle zamanlarda aşırı duygusal olur.
Translate from Turkish to English

Tom genellikle çok duygusal.
Translate from Turkish to English

Tom oldukça duygusal, değil mi?
Translate from Turkish to English

Gelgitli, uzatmalı ilişkiler duygusal açıdan bezdirici olabilir.
Translate from Turkish to English

Mahmurluğun en kötü türü duygusal mahmurluktur.
Translate from Turkish to English

Aşırı duygusal olduğumu sanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Çok duygusal olma.
Translate from Turkish to English

Tom aşırı duygusal olur, değil mi?
Translate from Turkish to English

Kızın çok hanım ve duygusal.
Translate from Turkish to English

Tom duygusal zekadan yoksun.
Translate from Turkish to English

Duygusal yönden perişan insanlarla nasıl konuşacağımı bilmiyorum.
Translate from Turkish to English

Aşırı duygusal olma.
Translate from Turkish to English

Duygusal olma.
Translate from Turkish to English

Duygusal olmayalım.
Translate from Turkish to English

O, çocukları için sıcak duygusal yakınlık gösteriyor.
Translate from Turkish to English

Tom fiziksel ve duygusal istismara maruz kalmıştı.
Translate from Turkish to English

Tagalog, İngilizceden daha duygusal bir dildir.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom aşırı duygusal.
Translate from Turkish to English

O ve Mary ayrıldıktan sonra Tom üzücü ve duygusal aşk şarkılarını dinlemekten kaçındı.
Translate from Turkish to English

Çok aşırı duygusal olma.
Translate from Turkish to English

Mülteciler fiziksel ve duygusal olarak acı çekti.
Translate from Turkish to English

Duygusal olmak bir bilim adamı için iyi değil.
Translate from Turkish to English

Bu, duygusal şey.

Ben çok hassas ve duygusal bir insanım.

Onun duygusal bir ağzı vardır.

Bu kadar duygusal olmayı bırak.

Dikkat! Duygusal bağlılık, aşk ile eşanlamlı değildir!

Tom çok duygusal olur.

İnsanların duygusal yaşamları gittikçe daha istikrarsız hale geliyor.

Tom duygusal olarak Mary'ye şantaj yapıyor.

Bunun hakkında duygusal konuşma yaparım.

Rakunlar duygusal hale geldi.

Tom aşırı duygusal davrandığımı söyledi.

Fadıl başkalarının duygusal acılarından keyif alıyordu.

Tom bana duygusal destek vermeyi başaramadı.

Sami'nin duygusal olgunluk sorunları vardı.

Başka birinin duygusal bir varlık olduğunu nereden bilirim?

Tom'un ciddi duygusal sorunları vardı.

Kendimi hep duygusal olarak kötüye kullanılmış hissettim.

Biz duygusal yaratıklarız.

İnsanlar olaylara duygusal tepki verme eğilimindedirler.

Kültür şoku genellikle duygusal bir lunapark hız treni olarak tanımlanır.

Leyla duygusal olarak hasarlıydı.

Leyla duygusal olarak değil ama fiziksel olarak iyileşti.

Sami'nin kendi çocuklarıyla hiçbir duygusal bağı yoktu.

Sami duygusal bir enkazdı.

Sami'nin birçok zihinsel ve duygusal sorunu vardı ve onları alkolle tedavi ediyordu.

Mary duygusal bir insandır.

Her duygusal tepki aklın sınamasına tabi tutulmalıdır.

Duygusal anlamda tükenmiş durumdayım.

Öfke de sevgi gibi bir duygusal yakınlıktır.

Bu çok duygusal bir kare.

Duygusal ve fiziksel olarak yorgunum.

Filmin çok duygusal olduğunu düşünüyorum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English