Learn how to use duygusu in a Turkish sentence. Over 51 hand-picked examples.
Çalşmak sadece ekonomik yararlar ve maaş için önemli değildir, fakat aynı zamanda sosyal ve psikolojik ihtiyaçlar ve toplumun iyiliği için bir şey yapma duygusu için.
Translate from Turkish to English
Bir köpeğin koku alma duygusu, bir insanınkinden çok daha keskindir.
Translate from Turkish to English
Tom'un modern resim için estetik duygusu vardır.
Translate from Turkish to English
Tom'un güçlü bir görev duygusu var.
Translate from Turkish to English
Danny'n güzellik duygusu yoktur.
Translate from Turkish to English
Onun görev duygusu yok.
Translate from Turkish to English
Tom'un stil duygusu yok.
Translate from Turkish to English
Tom'un utanma duygusu yok.
Translate from Turkish to English
Tom'un mizah duygusu yok.
Translate from Turkish to English
Onun bir moda duygusu var.
Translate from Turkish to English
Onun güzellik duygusu yoktur.
Translate from Turkish to English
Onun yön duygusu yoktur.
Translate from Turkish to English
Tom'un büyük bir mizah duygusu var.
Translate from Turkish to English
Espri duygusu yok gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Okumaktan asıl maksadın ne olursa olsun, kitaplar sana her zaman memnuniyet ve tatminkârlık duygusu verecektir.
Translate from Turkish to English
Çok iyi bir mizah duygusu var.
Translate from Turkish to English
Tatlı bir mizah duygusu var.
Translate from Turkish to English
Birçok Amerikalının mizah duygusu vardır.
Translate from Turkish to English
Güçlü bir sorumluluk duygusu var.
Translate from Turkish to English
Tom'un güçlü bir sorumluluk duygusu var.
Translate from Turkish to English
Siz genç insanların mizah duygusu yok.
Translate from Turkish to English
Diğer insanların duygusu ne olursa olsun, o düşündüğünü söyler.
Translate from Turkish to English
Genelde öfke duygusu değil, öfkenin ifade ediliş şekli sorun yaratır.
Translate from Turkish to English
Tom mizah duygusu yok gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Tom mizah duygusu var mı?
Translate from Turkish to English
O güvenilir bir kişi ve güçlü sorumluluk duygusu var.
Translate from Turkish to English
Tom iyi bir kahkahayı sever ve mizah duygusu olmayan insanlardan kaçınır.
Translate from Turkish to English
O, az duygusu olan bir kadındı.
Translate from Turkish to English
Tek çocuk olmanın duygusu nedir?
Translate from Turkish to English
Koku duygusu kaybı bir kafa travması nedeniyle oldu.
Translate from Turkish to English
O, o filmi izledikten sonra önsezi duygusu ile doluydu.
Translate from Turkish to English
Hafif bir suçluluk duygusu olsa da o kendini gülmekten alamadı.
Translate from Turkish to English
Onun mizah duygusu çok yavan.
Translate from Turkish to English
Feministlerin mizah duygusu yoktur.
Translate from Turkish to English
O gerçekten kolayca kaybolur. Onun yön duygusu yok.
Translate from Turkish to English
Tom'un garip bir mizah duygusu vardır.
Translate from Turkish to English
Biz çaresizlik duygusu ile baş etmek zorunda kalacağız.
Translate from Turkish to English
Tom'un kötü bir mizah duygusu vardır.
Translate from Turkish to English
Tom'un karanlık bir mizah duygusu var.
Translate from Turkish to English
Tom'un bir deja vu duygusu vardı.
Translate from Turkish to English
Onun duygusu sözler için çok güçlüydü.
Translate from Turkish to English
Tom'un sapkın bir mizah duygusu var.
Translate from Turkish to English
Onun çok sıkıcı bir mizah duygusu var.
Translate from Turkish to English
Tom'un macera duygusu yok.
Translate from Turkish to English
Tom mizah duygusu ile tanınır.
Translate from Turkish to English
Kimse nefret duygusu ile bu dünyaya gelmez.
Mizah duygusu geliştirme ve olayları mizahi bir ışık altında görme çabası, yaşama sanatında ustalaşırken öğrenilen bir hiledir.
Mary bir gurur duygusu hissetti.
Çocukluğunu hakkıyla yaşamamış insanların içinde tamiri zor bir tatminsizlik duygusu hep olur.
Kadeh tokuşturma kültürünün aslı, çarpışma sırasında karşılıklı sıçrama olduğu için kadehlerin içinde zehir olmadığına dair güven duygusu verme amacıymış.
Beşinci tat duygusu umamidir.