Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "eğlence"

Learn how to use eğlence in a Turkish sentence. Over 79 hand-picked examples.

Biz boş eğlence için yaşamıyoruz.
Translate from Turkish to English

O sadece eğlence için periyodik tabloyu ezberledi.
Translate from Turkish to English

Eğlence uyuşturucu kullanımı birçok şehir efsanelerine ilham veriyor.
Translate from Turkish to English

Şarkı söylemek dürüst ve zevk veren bir eğlence, ama insan müstehcen şarkılar söylememeye veya dinlememeye dikkat etmeli.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin onu eğlence parkına götürmesini rica ettim.
Translate from Turkish to English

Tom bir eğlence parkına gitti.
Translate from Turkish to English

Zaman, çalışma, eğlence, ve eğitim için ayrılmıştır.
Translate from Turkish to English

Eğlence ve oyunlar bitti.
Translate from Turkish to English

Eğlence için hâlâ çok zamanım var.
Translate from Turkish to English

Tom onu sadece eğlence için yaptı.
Translate from Turkish to English

O, eğlence için onu yaptı.
Translate from Turkish to English

O, onu eğlence amacıyla yaptı.
Translate from Turkish to English

Onun eğlence hakkındaki fikirlerini ilginç buluyorum.
Translate from Turkish to English

Eğlence başlasın.
Translate from Turkish to English

Çalışma zamanı çalış, eğlence zamanı eğlen.
Translate from Turkish to English

Sadece eğlence başlıyor.
Translate from Turkish to English

Sadece eğlence içindi.
Translate from Turkish to English

Bugün nereye gitmek istiyorsun? Eğlence parkına mı yoksa belki filme mi?
Translate from Turkish to English

Müziğin olduğu yerde eğlence var.
Translate from Turkish to English

Kamara temizdi, yastık ve çarşaf kılıfları bembeyazdı. Eğlence programı harikaydı, palyaçolar ve genç kızlar çocukları eğlendirdiler.
Translate from Turkish to English

Bu bir sürü eğlence, değil mi?
Translate from Turkish to English

Eğlence parkında kendi kendine ağlayan bir erkek çocuk buldu, ve onunla kibarca konuştu. "Hey, evlat, Sorun nedir? Kayboldun mu? Seni kayıp çocuklar bölümüne götürmemi ister misin?"
Translate from Turkish to English

Eğlence bittiğinde işe geri döneceğiz.
Translate from Turkish to English

Buralarda eğlence için ne yaparsın?
Translate from Turkish to English

Bir eğlence teknesi var gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Şu zırvayı keser misin? Oyun ve eğlence için havamda değilim.
Translate from Turkish to English

Sao Paulo'daki büyük bir eğlence parkını ziyaret ettik.
Translate from Turkish to English

Tatoeba: Kelime savaşlarını hiç duymuş muydunuz? Evet, biz eğlence için bunu yapıyoruz.
Translate from Turkish to English

Eğlence bir hafta sonraya ertelendi.
Translate from Turkish to English

İngilizce öğrenenlerin 'eğlence" ve 'eğlenceli' arasındaki farkı hatırlamaları önemlidir.
Translate from Turkish to English

Ailem ve ben eğlence dolu bir gün için sahile gidiyoruz, bu, yüzme, kabuk toplama, ve kumdan kaleler yapma gibi şeyler içerecek.
Translate from Turkish to English

Yurtdışına eğlence için mi yoksa iş için mi çıktınız?
Translate from Turkish to English

Yurtdışına eğlence için mi yoksa iş için mi çıktın?
Translate from Turkish to English

Bu benim eğlence hakkındaki fikrim değil.
Translate from Turkish to English

Biz okul için öğrenmeyiz fakat eğlence için öğreniriz.
Translate from Turkish to English

Dan'ın odasında bir sürü stereo eğlence ekipmanı vardı.
Translate from Turkish to English

Kırsal bölgede hiç eğlence yoktur.
Translate from Turkish to English

Eğlence sağlanacaktır.
Translate from Turkish to English

Müzik bir eğlence şeklidir.
Translate from Turkish to English

Ben eğlence için dil öğreniyorum.
Translate from Turkish to English

Eğlence uzun sürmedi.

Pekala, bugün eğlence için ne yapalım.

Sana eğlence dolu bir Cadılar bayramı diliyorum.

Eğlence burada başlıyor.

Eğlence her yerde.

Tom'un gözleri eğlence ile parıldıyor.

Sadece eğlence için, ben teklifi kabul ettim.

Uygar Avrupa'da, boğalar eğlence için hala işkence edilip öldürülüyorlar.

Genel eğlence için bugün bir mini etek giyiyorum.

Boston'da insanlar eğlence için ne yaparlar?

Ben eğlence yerinde tutuklandım.

Sadece eğlence için okula gelme.

Bu sadece akılsızca yapılan eğlence.

Tom, kasabadaki tüm eğlence yerlerini bilir.

Filmler büyük bir eğlence.

Sirk ve gösteri eğlence ve kahkahalarla doludur.

Tom'u eğlence salonundan getireyim mi?

Ara sıra eğlence için tenis oynarım.

O eğlence gibi görünüyordu.

O bir eğlence oyunuydu.

O eğlence kısmı.

En sevdiğim eğlence kıyı boyunca gezmektir.

Eğlence için yaşayan yaratıkları öldürmemelisin.

İnternet, akılsız eğlence için harikadır.

İnternet akılsız eğlence için harika bir kaynaktır.

Onun gezegendeki eğlence, çok boyutlu yüksek matematik yapmak demekti.

Bazen eğlence sağlanır.

Tom'un onu eğlence olsun diye yaptığını düşündün mü?

Biz eğlence ve oyunlar için burada değiliz.

Müzik Tom'un hayattaki en büyük eğlence kaynağı ve muhtemelen de hep öyle kalacak.

Ben kalender meşrebim, güzel çirkin aramam. Gönlüme bir eğlence isterim olsun.

Yâr bana bir eğlence.

Yâr bana bir eğlence medet.

Eğlence için mi kaldın?

Eğlence olarak neler yapmayı seviyorsun?

Korsancılık, bir yerde ucuza eğlence demek.

Eğlence sabaha kadar sürdü.

Dünya hayatı oyun, eğlence ve oyalanmadan başka bir şey değildir.

O zaman eğlence başlayabilir!

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English