Learn how to use eşek in a Turkish sentence. Over 84 hand-picked examples.
Yasalar örümcek ağı gibidir, küçük sinekleri yakalayabilirler fakat yaban arısı ve eşek arılarının geçmesine izin verirler.
Translate from Turkish to English
Bana eşek diyerek beni aşağıladı.
Translate from Turkish to English
Bir eşek arısı sürüsü çocuklara saldırdı.
Translate from Turkish to English
Eşek anırıyor.
Translate from Turkish to English
İki bacaklı bir eşek general olabilir ve bir eşek kalabilir.
Translate from Turkish to English
Eşek gibi çalışıp bey gibi yemek.
Translate from Turkish to English
Öğretmenler onun eşek şakasını öğrendikten sonra genç büyücü kadına Tom'u tekrar bir insana döndürmesi buyruldu.
Translate from Turkish to English
Tom dev bir eşek arısı tarafından öldürüldü.
Translate from Turkish to English
Sen kime eşek diyorsun?
Translate from Turkish to English
Sen eşek kadar zekisin, değil mi?
Translate from Turkish to English
Ne bu, eşek şakası mı?
Translate from Turkish to English
Eşek hoşaftan ne anlar?
Translate from Turkish to English
Eşek hoşaftan ne anlar.
Translate from Turkish to English
Oku baban gibi, eşek olma.
Translate from Turkish to English
Oku, baban gibi eşek olma.
Translate from Turkish to English
Güzel eşek!
Translate from Turkish to English
Bir eşek arısı tarafından sokuldum.
Translate from Turkish to English
Bu bir tür eşek şakası olmasa iyi olur.
Translate from Turkish to English
Eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşektir.
Translate from Turkish to English
Tüm bunlar eşek şakası gibi.
Translate from Turkish to English
Kadın olmak zordur. Erkek gibi düşünmeyi, hanımefendi gibi davranmayı, genç kız gibi görünmeyi ve de eşek gibi çalışmayı gerektirir.
Translate from Turkish to English
Ben bir eşek gibi anıramam. Ben bir atım.
Translate from Turkish to English
Bunun bir eşek arısı olduğunu sanmıyorum.
Translate from Turkish to English
O eşek arısını tahrik etme.
Translate from Turkish to English
Buraya gel, eşek!
Translate from Turkish to English
Bütün bu eşek arıları nereden geliyor?
Translate from Turkish to English
Eşek arıları şöhretlerinden daha iyidir.
Translate from Turkish to English
Bir eşek sahibi olan her çiftçi ona vurur.
Translate from Turkish to English
Bu ne biçim bir eşek şakası?
Translate from Turkish to English
Tom bir eşek arısı yuvasına bastı.
Translate from Turkish to English
Bir eşek gridir.
Translate from Turkish to English
Tom'un arılar, eşek arıları ve yaban arılarına karşı alerjisi vardır.
Translate from Turkish to English
O proje üzerinde eşek gibi çalıştım.
Translate from Turkish to English
Üzgünüm. Sadece zararsız bir eşek şakası olarak yapılmıştı.
Translate from Turkish to English
Eşek arıları zehirli midirler?
Translate from Turkish to English
Bu sadece bir eşek şakası!
Translate from Turkish to English
Bir eşek arısı vızıldıyor.
Translate from Turkish to English
Sen sadece bir eşek arısı yuvasının üzerine bastın.
Translate from Turkish to English
İki ya da üç saat içinde meyve sepetlerini pazara çekenler gibi gerçek bir eşek olacaksın
Translate from Turkish to English
At ve eşek akraba değildir.
Translate from Turkish to English
Bir daha bunu yaparsan, seni eşek sudan gelinceye kadar döveceğim.
Translate from Turkish to English
O sadece bir eşek şakasıydı.
Translate from Turkish to English
Babam beni tıpkı bir eşek gibi kırbaçlayacak.
Translate from Turkish to English
Tom bunun sadece bir eşek şakası olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
Ben eşek gibi anırıyorum.
Translate from Turkish to English
Tom eşek cennetini boyladı.
Translate from Turkish to English
Tom bana bunun sadece bir eşek şakası olduğunu söyledi.
Eşek arılarından korkarım.
Tom bunun bir eşek şakası olduğunu düşünüyor.
Seni eşek sudan gelinceye kadar döveceğim.
Bu sadece zararsız bir eşek şakası anlamına geliyordu.
Tom'u eşek arısı soktu.
Tom eşek sudan gelinceye kadar dayak yemiş.
Eşeğe altın semer vursalar eşek yine eşektir.
Tom bize eşek şakası yaptı.
Ali eşek gibi çalışıyor.
Hay dilini eşek arısı soksun.
Ali'nin dana eti diye at ve eşek eti sattığı ortaya çıktı.
"Ali gelecek mi?" "Eşek gibi gelecek."
Ali eşek sütü içti.
Eşek gibi gidecekler.
Ali'yi elime geçirirsem eşek sudan gelinceye kadar döveceğim.
Tom bizi eşek gibi çalıştırıyor.
Babası Tom'u eşek sudan gelinceye kadar dövmüş.
Ölmüş eşek kurttan korkmaz.
Biz burada eşek başı mıyız?
Eşek oğlu eşek.
Gel buraya eşek sıpası.
Hay dilimi eşek arısı soksaydı da Ali'ye öyle söylemeseydim.
Eşek yere işemiş ve sidiğin üstüne bir yaprak düşmüş. Sonra da yaprağın üzerine bir sinek konmuş ve demiş ki: "Bu deryaların kaptanı benim."
Eşek ölecek de, ters dönecek de siki güneş görecek.
Tom, John'u eşek sudan gelinceye kadar dövdü.
Tom'un şakası eşek şakasına döndü.
Ali bu işi bitirebilmek için eşek gibi çalıştı.
Ali akşama kadar eşek gibi çalıştı.
Ali'nin dili eşek arısı gibidir.
Bir avuç bal arısı, bin eşek arısına değerdir.
At değil eşek bu.
Ölü bir attansa canlı bir eşek daha iyidir.
Bana bir eşek çiz.
O sadece aptalca bir eşek şakasıydı.
Azıcık bir kâr elde edeceğiz diye eşek yüküyle iş yapıyoruz.
Kendisi bozuk olana asalet mi verirmiş üniforma (kılık, kıyafet); altın palan da vursan eşek yine eşektir.
At pazarında eşek osurtmuyoruz!