Learn how to use ebe in a Turkish sentence. Over 7 hand-picked examples.
Oyunu oynayanlar yuvarlak oluşturacak şekilde (bacak ve ayakların konumu ters v seklinde) oturur ve sıkıca kenetlenirler. Ortaya bir ebe geçer. Eller bacakların altında olur ve bir havlu (ucu bağlanarak topuz haline getirilmiş) elden ele bacakların altında gezdirilir. Ebe olan bacakların arasından o havluyu almaya (bulmaya) çalışır. Tabi bu arada herkes sallanmakta ve pisi pisi demekte ve çeşitli şekillerde bağırmaktadırlar. Havluyu, uygun konumu bulan, ebenin sırtına hızlıca vurur ve tekrar alta verir ve havlu gezdirilir. Havluyu ebe kimin altında yakalarsa o kişi ebe olur ve ortaya geçer.
Translate from Turkish to English
Birçok ebe geleceğe doğurmak için gereklidir.
Translate from Turkish to English
O bir ebe.
Translate from Turkish to English
Hastane odasında, beyaz kıyafetler giymiş hemşire ve ebe doğum için hazırlanıyorlardı.
Translate from Turkish to English
"Ebe doğum sırasında hiçbir ağrı olmadığını, sadece basınç olduğunu söylüyor. Bu gerçek mi?" "Evet! Sadece bir kasırga gibi hava hareketidir."
Translate from Turkish to English
Çocuklar kör ebe oynadı.
Translate from Turkish to English
Mary bir ebe.
Translate from Turkish to English