Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "egzersiz"

Learn how to use egzersiz in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Egzersiz, bir köpek için hayatidir.
Translate from Turkish to English

Egzersiz, sağlığı geliştirir.
Translate from Turkish to English

Sağlıklı kalmak istediğim için egzersiz yapıyorum.
Translate from Turkish to English

Ben koşunun iyi bir egzersiz olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

İyi sağlık egzersiz ve ılımlılıktan ayrılamaz.
Translate from Turkish to English

İlginç bir kişi olmak için aklınızı beslemek ve egzersiz yaptırmak zorundasınız.
Translate from Turkish to English

Sadece kitap okumayın. ara sıra dışarı gidin ve biraz egzersiz yapın.
Translate from Turkish to English

Bu kolay bir egzersiz.
Translate from Turkish to English

Egzersiz yaparken ayağımda bir kemik kırdım.
Translate from Turkish to English

Her gün egzersiz yapacağım.
Translate from Turkish to English

Koşmadan önce gevşemek için birkaç egzersiz yapmayı severim.
Translate from Turkish to English

Orta derecede egzersiz sana iyi gelecektir.
Translate from Turkish to English

Makul bir egzersiz kan dolaşımını artırır.
Translate from Turkish to English

Makul egzersiz sağlık için gereklidir.
Translate from Turkish to English

O ona daha fazla egzersiz yapmasını tavsiye etti.
Translate from Turkish to English

O ona egzersiz yapmasını tavsiye etti.
Translate from Turkish to English

O ona her gün egzersiz yapmasını tavsiye etti.
Translate from Turkish to English

Tom evinin yakınındaki bir spor salonunda egzersiz yapıyor.
Translate from Turkish to English

Tom hemen hemen hiç egzersiz yapmaz.
Translate from Turkish to English

Ben her gün iki saat egzersiz yaparım.
Translate from Turkish to English

Tom egzersiz yapmak için yerel spor salonuna gidiyor
Translate from Turkish to English

Büyükbabam her sabah ölçülü egzersiz yapar, güçlü ve sağlıklı olmasının nedeni budur.
Translate from Turkish to English

Hayal gücüne egzersiz yaptırmalısın.
Translate from Turkish to English

Tom'un şişman olmasının nedeni çok fazla yemesinden ve yeterince egzersiz yapmamasından dolayıdır.
Translate from Turkish to English

Biraz daha egzersiz yapacağım.
Translate from Turkish to English

Tom biraz daha egzersiz yapmalı.
Translate from Turkish to English

Egzersiz vücudunu kuvvetli yapar.
Translate from Turkish to English

Biraz egzersiz yapmalısın.
Translate from Turkish to English

Egzersiz yapmalısın.
Translate from Turkish to English

Ona, onun tarafından daha çok egzersiz yapması tavsiye edildi.
Translate from Turkish to English

Sanırım biraz egzersiz yapmamın zamanıdır.
Translate from Turkish to English

Açık havada egzersiz yapın.
Translate from Turkish to English

Egzersiz sağlığınız için iyidir.
Translate from Turkish to English

Düzenli egzersiz yapmaya inanıyorum.
Translate from Turkish to English

Makul egzersiz sizin için iyidir.
Translate from Turkish to English

Her gün iki saatlik egzersiz yaparım.
Translate from Turkish to English

Mary'nin doktoru ona egzersiz yapmasını tavsiye etti.
Translate from Turkish to English

Kız paralel çubuklarda egzersiz yaptı.
Translate from Turkish to English

Dışarıda biraz egzersiz yapmayı denemek isteyebilirsin.
Translate from Turkish to English

Favori egzersiz yapma tarzın nedir?
Translate from Turkish to English

Ölçülü egzersiz sağlığınız için iyidir.
Translate from Turkish to English

Ölçülü egzersiz yapmak size iyi gelecektir.
Translate from Turkish to English

Doktor ona daha fazla egzersiz yapmasını tavsiye etti.
Translate from Turkish to English

Doktor daha fazla egzersiz yapmamı tavsiye etti.
Translate from Turkish to English

Babam sağlığı için her gün egzersiz yapar.
Translate from Turkish to English

Egzersiz yapmak için günün en sevdiğin vakti nedir?

Tek başına mı yoksa bir grupla birlikte mi egzersiz yapmayı seversin?

Egzersiz yapmadan önce yaralanmayı önlemek için gerinirim.

Bir spor salonunda haftada iki ya da üç kez egzersiz yaparım.

Köpeğinize egzersiz yaptırmak için en sevdiğiniz şey nedir?

Makul bir egzersiz iyi sağlık için gereklidir.

Ilımlı egzersiz yapmak sizi sağlıklı tutacaktır.

Egzersiz yapmaktan nefret ediyorum.

Her gün egzersiz yapınız.

Egzersiz yapmalıyım.

Git dışarıda egzersiz yap.

Tom'u daha sık egzersiz yapması için teşvik ettim.

Tom asla egzersiz yapmaz.

Tom egzersiz yapıyor.

Sen egzersiz yapıyorsun.

Biz egzersiz yapıyoruz.

Ben egzersiz yapıyorum.

Tom egzersiz yapar.

Tom egzersiz yaptı.

Her gün biraz egzersiz yapmak gereklidir.

Stresten kurtulmak için en iyi yol biraz egzersiz yapmaktır.

Egzersiz stresten kurtulmak için en iyi yoldur.

Doktor daha fazla egzersiz yapmanı istediğini söyledi.

Egzersiz için ya bisiklet sürerim ya da yüzmeye giderim.

Tom her sabah egzersiz yapar.

Tom'un biraz daha fazla egzersiz yapması iyi olur.

Tom biraz daha egzersiz yapsa iyi olur.

Tom'a egzersiz için her gün biraz yüzmesini söyledim.

Daha sık egzersiz yapmalıyım.

Egzersiz vücudunuzu güçlendirir.

Egzersiz yapmak ister misin?

Kadın diyet yapacağına, sigarayı bırakacağına ve fiziksel egzersiz yapacağına söz verdi.

Sağlıklı kalmak istiyorsan, daha fazla egzersiz yapman gerekir.

Ölçülü düzeyde egzersiz yapmak sağlık için yararlıdır.

Egzersiz yapmam gerek.

Canım egzersiz yapmak istemiyor.

Eğer daha fazla egzersiz yapmazsan, sağlıksız olacaksın.

Egzersiz yaptıktan sonra iyi hissediyorum.

Sağlıklı kalmak istiyorsan, daha çok egzersiz yapmalısın.

Egzersiz yaparken kendimi incittim.

Egzersiz yapmam gerekiyor.

Kilo vermek istiyorsan, öyleyse yapacak en iyi şey düzgün yemek ve çok egzersiz yapmak.

Kilo vermenin en iyi yolu uygun şekilde yemek yemek ve çok egzersiz yapmak.

Kilo vermek istiyorsan yapacak en iyi şey uygun şekilde yemek ve çok egzersiz yapmak.

Yüzmek bir egzersiz biçimidir.

Tom'un doktoru ona egzersiz yapmasını tavsiye etti.

Tom'un canı egzersiz yapmak istemiyordu.

Orta dereceli egzersiz hem aklımızı hem bedenimizi tazeler.

O egzersiz karın kasları için yararlıdır.

En azından haftada bir kez egzersiz yapmaya çalış.

Tom'a daha fazla egzersiz yapması gerektiğini söyledin, değil mi?

Egzersiz eksikliğinden kas gücüm zayıfladı.

Egzersiz planım üzerinde bir karara vardım.

Egzersiz söz konusu olduğunda irade gücüm yok.

Temiz hava ve egzersiz, sağlık için iyidir.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English