Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "ekmeğini"

Learn how to use ekmeğini in a Turkish sentence. Over 27 hand-picked examples.

Sandviç ekmeğini uzatır mısın?
Translate from Turkish to English

Onların ekmeğini dilimlemem.
Translate from Turkish to English

Tom kendi ekmeğini ekmek makinesi ile pişirir.
Translate from Turkish to English

Tandır ekmeğini herkes yiyemez.
Translate from Turkish to English

Gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıcını çalar.
Translate from Turkish to English

Kadı ekmeğini karınca yemez.
Translate from Turkish to English

Pısırık biri. Kafasına vur, ekmeğini elinden al.
Translate from Turkish to English

Ekmeğini taştan çıkarıyor.
Translate from Turkish to English

Tom ekmeğini gitar çalarak kazanıyor.
Translate from Turkish to English

Ben başkasının ekmeğini yemem.
Translate from Turkish to English

Ali ekmeğini eline aldı.
Translate from Turkish to English

Ali ekmeğini taştan çıkarıyor.
Translate from Turkish to English

Kriz birçok kişinin ekmeğini kesti.
Translate from Turkish to English

Ali ekmeğini yemeğe bandırdı.
Translate from Turkish to English

Ali'nin çok ekmeğini yedim.
Translate from Turkish to English

Ali ekmeğini evde kendisi yapıyor.
Translate from Turkish to English

Ali'nin kafasına vur, ekmeğini al.
Translate from Turkish to English

Gâvurun ekmeğini yiyen gâvurun kılıcını çalar.
Translate from Turkish to English

Ali bu mağduriyetin çok ekmeğini yedi.
Translate from Turkish to English

Tom ekmeğini kendisi yapıyor.
Translate from Turkish to English

Toprak sana diken ve çalı verecek, yaban otu yiyeceksin. Yaratılmış olduğun toprağa dönünceye dek ekmeğini alın teri dökerek kazanacaksın. Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın ve yine toprağa döneceksin.
Translate from Turkish to English

Tom kendi ekmeğini kendi yapar.
Translate from Turkish to English

Tom ekmeğini kendi pişiriyor.
Translate from Turkish to English

Kamyon şoförlüğü yaparak ekmeğini çıkarıyor.
Translate from Turkish to English

Bir ulu çınarsın ki kırılır, eğilmezsin; ölür inlemezsin. Kanınla çorak kumlukları sularken ekmeğini alnının terine batırır yer, yine düşman karşısına yaralarınla beraber her yerde bir istihkam gibi çıkarsın. Sen zalim heybetinle bir mazlumsun; ninenin, atanın kucağında bir garip; ananın, babanın kucağında bir yetimsin.
Translate from Turkish to English

Bugün koltukta oturanlar dün olduğu gibi, yarın da fakirin ekmeğini çalmaya devam edecekler.
Translate from Turkish to English

Ekmeğini kazanmak için erken uyandı.
Translate from Turkish to English