Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "ekstra"

Learn how to use ekstra in a Turkish sentence. Over 76 hand-picked examples.

Ekstra yiyeceği geride bırakmaya karar verdiler.
Translate from Turkish to English

Piller için ekstra ücret ödemeniz gerekir.
Translate from Turkish to English

Vücut ekstra kaloriyi yağa dönüştürür.
Translate from Turkish to English

Tom odalarından birini bir üniversite öğrencisine kiralayarak ekstra para kazandı.
Translate from Turkish to English

Tom yaklaşan testi gözden geçirmek için biraz ekstra zaman kullanabilirdi.
Translate from Turkish to English

Tom bir ekstra-baharat kovası, kızarmış piliç ve bir konteyner lahana salatası ısmarladı.
Translate from Turkish to English

Süreklilik ekstra bir maliyettir.
Translate from Turkish to English

Ekstra bir yastığa ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English

Onların ekstra yardıma ihtiyacı var.
Translate from Turkish to English

Ekstra bir battaniyeye ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English

Bizim ekstra paramız yok.
Translate from Turkish to English

Bu gece soğuk olması muhtemel, bu yüzden ekstra bir battaniyeye ihtiyacın var.
Translate from Turkish to English

Kalıcılık ekstra bir maliyettir.
Translate from Turkish to English

Ekstra bozuk paranı nereye koyarsın?
Translate from Turkish to English

Patates kızartmam için ekstra tuz rica ettim.
Translate from Turkish to English

Planımızın bir sürü ekstra avantajları var.
Translate from Turkish to English

Ben iletişime geçmek için ekstra bir çaba harcamalı mıyım?
Translate from Turkish to English

Senin için ekstra bir sandviç yaptım.
Translate from Turkish to English

Tom'un satmak istediği üç ekstra bileti var.
Translate from Turkish to English

Hiç ekstra paramız yok.
Translate from Turkish to English

İstiyorsanız ekstra yatak odasında kalabilirsiniz.
Translate from Turkish to English

Ekstra yardım olmadan bunu yapabileceğimizi sanıyorum.
Translate from Turkish to English

Biraz ekstra para kazanmak ister misin?
Translate from Turkish to English

O sınıfı geçmek için biraz ekstra kredi çalışması yaptım.
Translate from Turkish to English

Gelirine uygun bir şekilde yaşamak için ekstra giderleri kısmalısın.
Translate from Turkish to English

Ekstra odamı kiralamak isteyen birini düşünebiliyor musunuz?
Translate from Turkish to English

Ekstra birkaç gün Boston'da kalmak istiyordum.
Translate from Turkish to English

Birkaç ekstra gün Bostonda kalmaya karar verdim.
Translate from Turkish to English

Şu anda biraz ekstra zamanım var.
Translate from Turkish to English

Bana ekstra bir battaniye alın.
Translate from Turkish to English

Allah aşkına onlar ekstra denizcileri nereden bulacak?
Translate from Turkish to English

Vagonda birkaç araç ve birkaç ekstra silah vardı.
Translate from Turkish to English

Ekstra ödemeleri için onları zorlamıyorum.
Translate from Turkish to English

Onlar sana geç saatlere kadar çalışmak için ekstra para ödüyorlar mı?
Translate from Turkish to English

Ekstra bir odan var mı?
Translate from Turkish to English

Ne kadar ekstra ödemek zorunda kalacağız.
Translate from Turkish to English

Hiç ekstra küçüklükte koşu gömleğiniz var mı?
Translate from Turkish to English

Sadece ekstra dikkatli olmamız gerektiğini düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Ekstra bir sorun vardı: araba onun değildi.
Translate from Turkish to English

Tatilimiz o kadar eğlenceliydi ki ekstra bir hafta kalmaya karar verdik.
Translate from Turkish to English

Tom'un etrafında ekstra dikkatli olman gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un etrafında ekstra dikkatli olmak zorundasın.
Translate from Turkish to English

DVD'nin kesilmemiş versiyonu sadece bir tane ekstra sahne içeriyordu.

Herkes ekstra dikkatli olmalı

Tom ekstra yiyecekle ne yapacağını bilmiyordu.

Ekstra yetenekli insanlara ihtiyacımız var.

Onun etrafında ekstra dikkatli olmak zorundasın.

Bundan sonra onun etrafında ekstra dikkatli olmak zorunda olacağım.

Yakında ekstra bir sınıfımız olacak, çocuklar!

O ekstra.

Bize ekstra oda gerekebilir.

Bizim ekstra odaya ihtiyacımız olabilir.

Raporu bitirmesi için Tom'a ekstra bir gün vermek istedim.

Bugün ekstra dikkatli olalım.

Ekstra masraf var mı?

Hiç ekstra biletin var mı?

Tom'un ödünç alabileceği ekstra bir tanemiz var mı?

Ayrıca bu biraz ekstra yapmak için bir yoldur.

Ekstra tedbirli olmak istiyoruz.

Ekstra bagaj ücreti nedir?

Ekstra bagaj için ücret nedir?

El altında ekstra birkaç bataryaya sahip olmak asla kötü bir fikir değil.

Bu iş onu ayda ekstra 60.000 yen getiriyor.

Yönetici ekstra tatil hakkında bir genelge çıkardı.

Kahvaltı için ekstra bir ücret var.

Tom ekstra peynirli bir biberli pizza ısmarladı.

Tom ekstra peynirli bir biberli pizza sipariş etti.

Size ödünç verebileceğim ekstra bir şemsiyem var.

Biraz ekstra zaman yardımcı olur mu?

Neden bilgisayarımın korunması için ekstra para ödemek zorundayım?

Ekstra battaniye ister misin?

Tom ekstra büyük bir pizza sipariş etti.

Onun için ekstra bir ücret olacak mı?

Bunu yaptığımız için bize ekstra para ödenecek.

Sınav notları düşük olan öğrenciler okuldan sonra ekstra ders almak için tekrar gelmek zorunda kaldılar.

Kalman kendisi için ekstra bir tatil yapmaya karar verdi.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English