Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "eliyle"

Learn how to use eliyle in a Turkish sentence. Over 52 hand-picked examples.

O, sol eliyle yazı yazar.
Translate from Turkish to English

İpi iki eliyle kavradı.
Translate from Turkish to English

O her iki eliyle yazabilir.
Translate from Turkish to English

Tom solaktır, ancak sağ eliyle yazar.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin yumruğunu bloke etti, sonra sağ eliyle ona tokat attı.
Translate from Turkish to English

Tom her iki eliyle de yazabilir.
Translate from Turkish to English

O onu eliyle götürdü.
Translate from Turkish to English

Genç tek eliyle ağır kutuyu kaldırdı.
Translate from Turkish to English

Tom bir eliyle gözlerini kapadı.
Translate from Turkish to English

Eliyle suşi yiyen insanlar da var.
Translate from Turkish to English

Tom topu sol eliyle yakaladı.
Translate from Turkish to English

Büyükannem onu eliyle ördü.
Translate from Turkish to English

Melanie eliyle bir örümcek öldürdü.
Translate from Turkish to English

Eliyle ağzımı kapattı.
Translate from Turkish to English

Tom eliyle duvara vurdu.
Translate from Turkish to English

Tom iki eliyle ipi tuttu.
Translate from Turkish to English

Tom eliyle ağzını kapattı.
Translate from Turkish to English

Mektup, kraliçe'nin kendi eliyle yazılmış.
Translate from Turkish to English

Sağ eliyle benim sol elimden tuttu.
Translate from Turkish to English

Ninem onu eliyle ördü.
Translate from Turkish to English

Tom sol eliyle yemek yer ama sağ eliyle yazar.
Translate from Turkish to English

Tom her iki eliyle topu yakaladı.
Translate from Turkish to English

İki eliyle de yazabiliyor.
Translate from Turkish to English

Tom sol eliyle yazar.
Translate from Turkish to English

Tom eliyle Mary'nin alnını yokladı.
Translate from Turkish to English

Bu koliyi onun şirketinin eliyle ona gönder.
Translate from Turkish to English

Tom çığlık atmaya çalıştı, ama Mary eliyle onun ağzını kapattı.
Translate from Turkish to English

Tom ipi iki eliyle yakaladı.
Translate from Turkish to English

Tom ipi sağ eliyle yakaladı.
Translate from Turkish to English

O, ipi her iki eliyle kaptı.
Translate from Turkish to English

Tom sol eliyle Mary'nin sağ elini yakaladı.
Translate from Turkish to English

Sol eliyle bir kepçeyi tutuyor.
Translate from Turkish to English

Öğretmen eliyle beni işaret etti ve kendisini takip etmemi söyledi.
Translate from Turkish to English

O bir eliyle direksiyonu tuttu ve diğeriyle bana el salladı.
Translate from Turkish to English

Eliyle bir jest yaptı.
Translate from Turkish to English

Tom eliyle bir jest yaptı.
Translate from Turkish to English

Sınıfının yarısı iki eliyle de yazabilir; onlar çok yönlüdür.
Translate from Turkish to English

O cevap veremeden Mary Tom'u eliyle yakaladı ve dans pistine götürdü.
Translate from Turkish to English

Tom bunu bir eliyle yapabilir.
Translate from Turkish to English

Gerçi eliyle yarattığı güzel bahçeyi hâlâ kıskanç bir ihtirasla seviyordu.
Translate from Turkish to English

Sami sol eliyle yemek yedi.
Translate from Turkish to English

Tom eliyle saçını düzeltti.
Translate from Turkish to English

Şu ayrımla ki, bağımsızlığı için ölümü göze alan ulus, insanlık onur ve şerefinin gereği olan her özveriye başvurduğunu düşünerek avunur ve kuşkusuz, tutsaklık zincirini kendi eliyle boynuna geçiren uyuşuk, onursuz bir ulusla karşılaştırılınca, dost ve düşman gözündeki yeri çok başka olur.
Translate from Turkish to English

Ali ekmeği eliyle böldü.
Translate from Turkish to English

Ali karpuzu eliyle yokladı.
Translate from Turkish to English

Dünyayı ve içindekilerin tümünü yaratan, yerin ve göğün Rabbi olan Tanrı, elle yapılmış tapınaklarda oturmaz. Herkese yaşam, soluk ve her şeyi veren kendisi olduğuna göre, bir şeye gereksinmesi varmış gibi O'na insan eliyle hizmet edilmez.

Tom bir eliyle frizbi yakaladı.

Tom eliyle silah yapıp bana doğrulttu.

Eliyle fesleğeni sıvazlayıp kokusunu ciğerlerine çekti.

Temel denizde yüzerken mayosu çıkıp akıntıda kaybolunca eliyle önünü kapatarak hızla kıyıya gelmiş. Onu gören Dursun "Ula Temel, önünü değil yüzünü kapat, yüzünü herkes tanır da!" demiş.

Her insanın hayatı, Tanrı'nın eliyle yazılmış bir hikayedir.

En zor şartlardan bile çıkılabildiğini, baharla gelen kudret eliyle aklı gözünde olanlara da iare eder.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English