Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "elmas"

Learn how to use elmas in a Turkish sentence. Over 95 hand-picked examples.

Elmas doğal olarak serttir.
Translate from Turkish to English

Annemin elmas yüzüğünü satmaktan başka seçeneği yoktu.
Translate from Turkish to English

Bu yüzükteki elmas parlatılır.
Translate from Turkish to English

Karısını sevindirmek umuduyla, Tom ona güzel elmas bir gerdanlık aldı.
Translate from Turkish to English

Tom'un sonuçta Mary'ye elmas bir yüzük alması için yeterli parası olmalıydı.
Translate from Turkish to English

Tom'un sağlam delili yoktu, fakat o, annesinin elmas yüzüğünü çalan kişinin Mary olduğunu düşünüyordu.
Translate from Turkish to English

Kate her zaman elmas yüzüğü ile gösteriş yapar.
Translate from Turkish to English

Kate her zaman nişanlısından aldığı büyük elmas yüzükle hava atar.
Translate from Turkish to English

Bu elmas gerçek mi?
Translate from Turkish to English

Bu elmas gerçek değildir.
Translate from Turkish to English

Bu gerçek bir elmas olmalı.
Translate from Turkish to English

Bu gerçek bir elmas olamaz.
Translate from Turkish to English

Bu gerçek bir elmas olmayabilir.
Translate from Turkish to English

O, onu ona elmas bir yüzük alması için ikna etti.
Translate from Turkish to English

Bu muhtemelen gerçek bir elmas.
Translate from Turkish to English

Bu gerçek bir elmas, değil mi?
Translate from Turkish to English

Elmas gerçek gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Sen asla gerçek bir elmas görmedin.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin parmağına elmas bir yüzük taktı.
Translate from Turkish to English

Elmas 1873 yılında bir çocuk tarafından keşfedildi.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye bir elmas yüzük vermemeliydi.
Translate from Turkish to English

O elmas çaldı.
Translate from Turkish to English

Bu elmas servet tutar.
Translate from Turkish to English

Zengin bir adam olsaydım sana elmas bir yüzük alırdım.
Translate from Turkish to English

Bu elmas yüzük benim için çok abartılı.
Translate from Turkish to English

Hiçbir şey elmas kadar sert değildir.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye bir çift elmas küpe verdi.
Translate from Turkish to English

Hiç kimse onun bir elmas olduğunu söylemedi.
Translate from Turkish to English

Bu gerçek elmas değil, değil mi?
Translate from Turkish to English

Onun gerçek bir elmas olduğunu sanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Bu elmas sahte.
Translate from Turkish to English

O gerçek bir elmas mı?
Translate from Turkish to English

Tom Mary için bir elmas yüzük aldığını hiç kimseye söylemedi.
Translate from Turkish to English

Onların gerçek elmas olduklarını nereden biliyorsunuz?
Translate from Turkish to English

Elmas yüzüğümü kesinlikle geri istiyorum.
Translate from Turkish to English

Ona elmas bir bilezik verdi.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye bir elmas yüzük aldı.
Translate from Turkish to English

Elmas için ne kadar para aldın?
Translate from Turkish to English

O çok değerli bir elmas yüzük çaldı.
Translate from Turkish to English

Bunların gerçek elmas elmaslar olduğunu kesinlikle biliyor musun?
Translate from Turkish to English

Bu bir taklit elmas.
Translate from Turkish to English

Bu gerçek bir elmas değil.
Translate from Turkish to English

Bu elmas gerçek değil.
Translate from Turkish to English

Sizin için kara elmas, kandan daha değerli değil mi?
Translate from Turkish to English

Petrole kara elmas derler.
Translate from Turkish to English

Naber len Belçika? Bu kanlı elmas ne olacak yoksa ayrılacak mısınız?
Translate from Turkish to English

Sol elinin üçüncü parmağına bir elmas yüzük taktı.
Translate from Turkish to English

Tom bir elmas ve bir zümrüt arasındaki farkı bilmiyor.

O, odasına döndüğünde elmas yüzük gitmişti.

Tom çok değerli bir elmas yüzük çaldı.

Tom bunun bir elmas olduğunu söyledi.

Elmas saf görünüyor.

Tom Mary'ye elmas bir yüzük verdi.

Tom odadan ayrılmadan önce Mary'nin elmas kolyesini aldı.

Tom, Mary'ye elmas bir kolye satın aldı.

Bu elmas gerçek mi yoksa sahte mi?

Elmas kıymetli bir taştır.

Elmas pırıl pırıl parlıyordu.

Ben bir elmas yüzük takmıyorum, ama mutluyum.

Mary Tom'u ona pahalı bir elmas yüzük almaya ikna etti.

Tom, Maria'ya elmas bir yüzük verdi.

O elmas yüzük, bir servete mal oldu.

O bir elmas keşfetti.

Onun gözleri elmas gibi parladı.

Mary'nin gözleri elmas gibi parladı.

Yıldızlar elmas gibi parıldıyor.

Solda iki adet elmas mağazası var.

Tom evlilik yıldönümü için Mary'ye bir elmas bilezik verdi.

Mary'nin elmas yüzüğünü çalan kişi bendim.

Tom, Mary'nin elmas kolyesini çalan kişi olduğunu itiraf etti.

Tom, Mary'nin elmas kolyesini çalan kişi olduğunu inkar etmedi.

Tom restoranda herkesin önünde dizlerinin üzerine çöktü, cebinden bir elmas yüzük çıkardı ve herkes alkışlarken Mary'ye evlenme teklif etti.

Tom Mary'ye muhteşem bir elmas yüzük aldı.

Bu elmas ne kadar değerlidir?

Bu elmas yüzük bir servete mal oluyor.

Aşk elmas gibidir. Hiçbir zaman değerini kaybetmez. Bilakis, zaman ilerledikçe değeri artar.

Sami elmas yüzüğünü yanına aldı.

Sami elmas yüzüğünü geri istedi.

Bence Tom, Mary'nin elmas yüzüğünü çalan kişi.

Elmas çamura düşse yine elmas.

Tom, Mary'ye elmas bir bilezik verdi.

Elmas çok serttir.

Bu hakiki elmas.

Bu gerçek bir elmas.

Elmas değerli bir taştır.

Böylesine bir yağmurdan sonra güneş çıktığında da orman böyle yeşil bir hal alıyor ve her yeri elmas gibi ışıl ışıl parıldıyor.

Böyle bir yağmurun ardından güneş açınca orman yemyeşil olup her yeri elmas gibi ışıl ışıl parlar.

Bunun gerçek elmas olduğunu sanmıyorum.

Mary için elmas bir yüzük satın alacağım.

Mary'ye elmas bir yüzük satın alacağım.

Elmas yengeyi uzun yıllar önce kaybetmiştik.

Tom, Mary'ye bir elmas yüzük satın aldı.

Yapay elmas sipariş ettim.

Elma bir meyvedir, elmas ise değerli bir taştır.

Elma kendini elmasın sahibi olarak görüyor, ancak elmas kız kardeşine ait.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English