Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "emekli"

Learn how to use emekli in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Geçen yıl emekli oldum.
Translate from Turkish to English

Geçen sene emekli oldum.
Translate from Turkish to English

Onun geliri, emekli olduktan sonra iki katına çıktı.
Translate from Turkish to English

Emekli olur olmaz insanlar seni nadiren görmeye gelirler.
Translate from Turkish to English

Emekli olduktan sonra, Teresa kendini yetimlerin bakımı için adamış.
Translate from Turkish to English

Amcam geçen yıl öğretmenlikten emekli oldu, fakat üniversitede bir görevi hâlâ sürdürebiliyordu.
Translate from Turkish to English

Müdür emekli olduktan sonra Tom kuruluşun başına tayin edildi.
Translate from Turkish to English

Bay Johnson kazandığı paradan dolayı, emekli olduğunda etrafa para saçabilecekti.
Translate from Turkish to English

John emekli olduğunda, oğlu onun işini devraldı.
Translate from Turkish to English

Tom emekli olduktan sonra şehirden uzakta yaşamak istiyor.
Translate from Turkish to English

O şimdi emekli, Yves memnun ve sakin bir yaşam için sabırsızlanabilir.
Translate from Turkish to English

Ben geçen yıl emekli oldum.
Translate from Turkish to English

Benim hayalim ben emekli olduğumda işimi devralacak bir erkek evlada sahip olmaktır.
Translate from Turkish to English

Tom emekli olmak için yeterli parasının olmasını diledi.
Translate from Turkish to English

Tom emekli olmadan önce bir cinayet masası dedektifi idi.
Translate from Turkish to English

Tom emekli bir hava kuvvetleri binbaşı.
Translate from Turkish to English

Tom'un kesinlikle bir emekli maaşı var.
Translate from Turkish to English

Büyükbabam önümüzdeki yıl emekli olmayı planlıyor.
Translate from Turkish to English

Büyükbaba yaşlandığından dolayı emekli oldu.
Translate from Turkish to English

O, gelecek bahar emekli olur.
Translate from Turkish to English

Emekli olmaya karar verdim.
Translate from Turkish to English

Geçimini sağlamak için bir emekli maaşı var.
Translate from Turkish to English

O, küçük bir emekli aylığıyla yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Sanırım benim emekli olma zamanımdır.
Translate from Turkish to English

Babam 65 yaşında emekli oldu.
Translate from Turkish to English

O, ona emekli olma niyetini bildirdi.
Translate from Turkish to English

İnsanların çoğu altmış yaşında emekli olur.
Translate from Turkish to English

Babam emekli olduğunda, neredeyse 30 yıl boyunca çalışmış olacak.
Translate from Turkish to English

İşini sattı ve emekli oldu.
Translate from Turkish to English

Yaşlı adam emekli maaşı ile geçiniyor.
Translate from Turkish to English

Babam önümüzdeki İlkbaharda emekli oluyor.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom emekli olamayacak kadar çok genç.
Translate from Turkish to English

20 yıl önce ordudan emekli oldu.
Translate from Turkish to English

Emekli olduktan sonra bahçıvanlık yapmaya başladı.
Translate from Turkish to English

Dedem emekli maaşıyla geçiniyor.
Translate from Turkish to English

Karım ve ben emekli olmak için hazırlanıyoruz.
Translate from Turkish to English

Jim'in amcasının gelecek yıl emekli olması bekleniyor.
Translate from Turkish to English

Emekli olduğunda onun işini oğlu devraldı.
Translate from Turkish to English

İşinizden ne zaman emekli olmayı planlıyorsunuz?
Translate from Turkish to English

Babam altmış yaşında emekli olacak.
Translate from Turkish to English

Böyle bir yargıç emeklilik yaşından önce işinden emekli olması gerekir.
Translate from Turkish to English

Oyuncu basketbol takımından emekli oldu.
Translate from Turkish to English

60 yaşında şirketten emekli oldu.
Translate from Turkish to English

Bazen sessiz bir emekli hayatı yaşayabilmeyi düşünüyorum fakat buna birkaç günden daha fazla dayanabileceğimden şüpheliyim.

O ,emekli olduğu zaman meslektaşı ona bir hediye aldı.

O ,emekli olduğu zaman iş arkadaşı ona bir hediye aldı.

Emekli olduğu gün şirket ona altın bir saat hediye etti.

Tom emekli olmak istiyor.

Emekli olduğunu duydum.

Emekli olduğunda büyük bir aylık kazanmıyordu.

Henüz emekli olamazsın.

Tom emekli mi?

Tom emekli olmayacak.

Tom emekli olamıyor.

Tom emekli oluyor.

Biz emekli oluyoruz.

Tom, 65 yaşındayken emekli oldu.

Tom 65'inde emekli oldu.

Tom 65 yaşında emekli oldu.

Son zamanlarda emekli olduğunu biliyorum.

Emekli olduktan sonra ne yapmayı planlıyorsun?

Tom yıllar önce emekli oldu.

Tom emekli bir diş hekimi.

Tom emekli bir dedektif.

Tom emekli bir doktor.

Henüz emekli olmaya hazır değilim.

Tom'un ne zaman emekli olacağını merak ediyorum.

Tom o emekli olduğunda Mary'nin işini devralmakla ilgileneceğini söyledi.

Tom henüz emekli olmayı göze alamıyor.

Bence sen emekli olmalısın.

Bence senin emekli olma vaktin geldi.

Tom 67 yaşında emekli oldu.

Babam 60 yaşında emekli olacak.

Tom emekli olduğunu duyurdu.

Asla emekli olmak istemiyorum.

O emekli mi?

Burada çalışan bayan, emekli olmak zorunda kaldı.

Emekli olmak istiyorum.

Emekli olmaktan yorgunum.

Emekli olmayı düşünmelisin.

65 yaşında emekli olursun.

Jones, öğretmen, gelecek yıl emekli olacak.

İşi yok, emekli oldu.

Yeni emekli oldum ve bir süre kafamı dinleyeceğim.

Tom emekli.

Tom üç yıl önce ordudan emekli oldu.

Ben emekli oldum.

Tom emekli oldu.

Emekli olduktan sonra bahçıvanlığa başladı.

Bildiğim kadaryla, Tom emekli.

Emekli olmak için hazır değilim.

Sanırım emekli olmalısın.

Tom yaşına rağmen emekli olmayı reddediyor.

Emekli olduktan sonra geliri yarı yarıya azaldı.

Emekli olur olmaz tüm zamanımı Tatoeba'ya ayıracağım.

Tom'un babası erken emekli oldu.

Emekli olduğunda dedeme altın bir saat hediye edildi.

Emekli olursan ne yaparsın?

Emekli olamayacak kadar çok gençsin.

Emekli olmak için çok gençsin.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English