Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "endişelenmek"

Learn how to use endişelenmek in a Turkish sentence. Over 52 hand-picked examples.

Endişelenmek olmayan bir borcu ödemek gibidir.
Translate from Turkish to English

Endişelenmek için iyi bir nedenim var.
Translate from Turkish to English

Selülit hakkında endişelenmek için çok gençsin.
Translate from Turkish to English

İş bulmak için endişelenmek zorunda değilim.
Translate from Turkish to English

Tom artık endişelenmek zorunda değil.
Translate from Turkish to English

Şimdi onun hakkında endişelenmek için muhtemelen çok geç.
Translate from Turkish to English

Bu konuda endişelenmek zorunda değilsin, tamam mı?
Translate from Turkish to English

Tom asla para hakkında endişelenmek zorunda kalmadı.
Translate from Turkish to English

Artık Tom hakkında endişelenmek zorunda olduğunu sanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Endişelenmek zorunda değilsin, Tom.
Translate from Turkish to English

Asla senin hakkında endişelenmek zorunda değildim.
Translate from Turkish to English

Endişelenmek normal.
Translate from Turkish to English

Artık Tom hakkında endişelenmek zorunda olduğunuzu sanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Senin için endişelenmek zorunda olmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Sizin için endişelenmek zorunda olmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Endişelenmek yardım etmeyecek.
Translate from Turkish to English

Tom para hakkında endişelenmek zorunda değil.
Translate from Turkish to English

Tom onun hakkında endişelenmek zorunda değil.
Translate from Turkish to English

Tom hakkında hiç endişelenmek zorunda değilsin.
Translate from Turkish to English

Bizim hakkımızda endişelenmek zorunda değilsin, Tom.
Translate from Turkish to English

Sen hiçbir şey hakkında endişelenmek zorunda değilsin.
Translate from Turkish to English

Tom benim hakkımda endişelenmek zorunda değil.
Translate from Turkish to English

Tom endişelenmek zorunda değil.
Translate from Turkish to English

Tom hakkında endişelenmek zorunda değildim.
Translate from Turkish to English

Tüm yaptığın şey aptalca küçük şeyler hakkında endişelenmek!
Translate from Turkish to English

Onun hakkında endişelenmek zorunda değildim.
Translate from Turkish to English

Endişelenmek seni iyi yapmaz.
Translate from Turkish to English

Tom hiçbir şey hakkında endişelenmek zorunda değil.
Translate from Turkish to English

Tom böyle şeyler hakkında endişelenmek zorunda değil
Translate from Turkish to English

Artık bu konuda endişelenmek zorunda değilim.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'ye artık John hakkında endişelenmek zorunda olmadığını söyledi.
Translate from Turkish to English

Sen endişelenmek zorunda değilsin.
Translate from Turkish to English

Sonuca gelince, endişelenmek zorunda değilsin.
Translate from Turkish to English

Fonlar konusunda endişelenmek zorunda değilsiniz.
Translate from Turkish to English

Tom'un endişelenmek için iyi nedeni vardı.
Translate from Turkish to English

Tanıtım konusunda endişelenmek zorunda değilsin.
Translate from Turkish to English

Önemsiz olan şeyler hakkında endişelenmek için çok vakit harcıyorsunuz.
Translate from Turkish to English

Benim hakkımda endişelenmek zorunda değilsin, tatlım.
Translate from Turkish to English

Fadıl'ın endişelenmek için iyi bir nedeni var.
Translate from Turkish to English

Şimdi onun hakkında endişelenmek için zaman yok.
Translate from Turkish to English

Hiçbir şey hakkında asla çok fazla endişelenmek zorunda kalmadım.
Translate from Turkish to English

Ben asla para hakkında tekrar endişelenmek zorunda kalmayacağım.
Translate from Turkish to English

Endişelenmek için nedenleri var.
Translate from Turkish to English

Onun gibi bir şey hakkında endişelenmek zorunda değilsiniz.

Tom'un gerçekten endişelenmek zorunda değil.

Neden senin hakkında endişelenmek zorundayım?

Endişelenmek için hiçbir sebep yok.

Endişelenmek için iyi bir nedenim vardı.

Tom bunun hakkında endişelenmek zorunda değildi..

Sami artık endişelenmek zorunda değildi.

Endişelenmek için sebep yok.

Alberto o konuda asla endişelenmek zorunda değildi.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English