Learn how to use engel in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Ağlamama engel olamadım.
Translate from Turkish to English
Amerika Birleşik Devletleri'nin engel olmayacağını söyledi.
Translate from Turkish to English
Teknik bilgisinin olmayışı terfi etmesine engel oldu.
Translate from Turkish to English
Kızının dışarı çıkmasına engel olamadı.
Translate from Turkish to English
Kimse oraya gitmeme engel olamaz.
Translate from Turkish to English
Kuvvetli yağış dışarı çıkmama engel oldu.
Translate from Turkish to English
Ona engel olma.
Translate from Turkish to English
O, partide o kadar komikti ki gerçekten gülmeme engel olamadım.
Translate from Turkish to English
Yasalarda yazanlar, insanların kafalarına göre hareket etmelerine engel olamıyor.
Translate from Turkish to English
Hata yaptığımı düşünüyordunuz da neden engel olmadınız?
Translate from Turkish to English
Ben hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm canlıları sevmeye çalıştım, buna bile engel olmaya çalıştınız.
Translate from Turkish to English
Biz mutlu olabilirdik ve hala oluruz madem insanoğlu eşit diyorsunuz neden yoluma engel oluyorsunuz?
Translate from Turkish to English
İnsanları sevmeye çalışırken siz buna engel olmak istemediniz mi?
Translate from Turkish to English
Siz acımasız mısınız da bunu bildiğiniz halde engel olmadınız?
Translate from Turkish to English
Onun ölmesine ve mutsuz olmasına engel olmalısınız.
Translate from Turkish to English
Hata yapmadan çok çalışıp hak ettiğim maaşı almak benim hakkım, buna engel olamazsın.
Translate from Turkish to English
Tom'un tüm kurabiyeleri yemesine engel olamadım.
Translate from Turkish to English
Tom'un gitmesine engel olamadım.
Translate from Turkish to English
Tom'un yüzmesine engel olamadım.
Translate from Turkish to English
En kötüsü olmamalı buna engel olmalıyız.
Translate from Turkish to English
Bu olaya engel olabilip de engel olmadıysan seni affedemem.
Translate from Turkish to English
Neden çocukken incinmeme engel olmadın?
Translate from Turkish to English
Her güzel hayalime engel oldun, değil mi?
Translate from Turkish to English
Önüme çok engel çıkarıyorsun.
Translate from Turkish to English
Ay'ın çekim kuvvetine engel olamıyorum.
Translate from Turkish to English
Ya yardım et ya da önüme engel çıkarıp durma.
Translate from Turkish to English
Yağmur, çocukların okul bahçesinde beyzbol oynamalarına engel oldu.
Translate from Turkish to English
Keşke yanlış bir şey istediğimde engel olsaydın.
Translate from Turkish to English
Madem her şeyi biliyordun, neden engel olmadın?
Translate from Turkish to English
Bunun başka ailelere de olmasına engel olalım.
Translate from Turkish to English
İşimi yapmama engel olmak için beni burada alıkoyuyorlar.
Translate from Turkish to English
Şu anda hiçbir engel yok.
Translate from Turkish to English
İşime engel mi olacaksın?
Translate from Turkish to English
Kibrin sana engel olmasın.
Translate from Turkish to English
Tom ona engel olamadı.
Translate from Turkish to English
Tom, benim sınıftan çıkmama engel oldu.
Translate from Turkish to English
Ordu bir fiziksel engel nedeniyle Tom'u kabul etmedi.
Translate from Turkish to English
Fırtına benim yola çıkmama engel oldu.
Translate from Turkish to English
Bu ülkede üretmeye çalışanlara engel olmaya çalıştıkları sürece ülke gelişemeyecek.
Translate from Turkish to English
Bir engel var.
Translate from Turkish to English
Ben buna engel olabilirdim.
Translate from Turkish to English
Bu çok ilgi çekici bir engel parkuru.
Translate from Turkish to English
Tom kıskançlığına engel olamıyor.
Translate from Turkish to English
Kötü hava engel değildir.
İşine engel olmak istemem.
Esen rüzgara engel olamazsın; fakat yel değirmeni inşa edebilirsin.
Yüksek tarifeler uluslararası ticaret için bir engel haline gelmiştir.
Keşke buna engel olabilsem.
Tom onun planlarına engel olmaya çalıştı.
Hiç kimse ona engel olamaz.
Tom yapmak istediğini yapmana engel olamayacak.
Ağlamamıza engel olamadık.
Miyopluğumu bir engel olarak görmüyorum.
Bunun çalışmalarınıza engel olmasına izin vermeyin.
İlişkilerin çalışmalarınıza engel olmasına izin vermeyin.
Sporun çalışmalarınıza engel olmasına izin vermeyin.
Bir çocuğun çalışmalarınıza engel olmasına izin verme.
O kızın çalışmalarınıza engel olmasına izin verme.
Hiçbir şey Tom'un onu yapmasına engel olamaz.
Çokdillilik bunamaya engel olabilir.
Kim onunla evlenmeme engel olabilir?
Bir sürü engel var.
Tom sana engel olmayacak.
Bu sivil savaşa engel oldu.
Kimse Tom'un onu yapmasına engel olamazdı.
İlerlememize engel olan şeyler eninde sonunda kaldırıldı.
Tom'un oraya gitmesine engel olabileceğimi düşünmüyorum.
Tom'un bunu yapmasına engel olabileceğini mi düşünüyorsun?
Bunu yapmana engel olan neydi?
Birlik olunca aşılamayacak hiçbir engel yoktur.
Tom'un bunu yapmasına engel olmaya çalıştın, değil mi?
Aşk varsa, engel yoktur!
Tom'un bunu yapmasına engel olabilirim.
Bunu yapmana engel olabilirim.
Sana engel olup olmadığımı söyle.
"Burada mı kalacağız?" "Ben bir engel görmüyorum."
Ben bir engel görmüyorum.
Acaba Tom nerelerde, merakıma engel olamıyorum.
Olanlara engel olamazsın.
Tom'un bunu yapmasına engel olamadık.
Engel olmuyorum ya?
Engel oluyorsun.
Bunu yapmama engel olamazsın.
Kimse engel olmazsa Tom bunu yapacak.
O ağaçlar manzaramıza engel oluyor.
Tom gözyaşlarına engel olamadı.
Tom'un dün gelmesine ne engel oldu?
Uykuma engel olmaya çalışıyorum.
Bunlar, tıpkı bizim gibi Kutsal Ruh'u almışlar. Suyla vaftiz olmalarına kim engel olabilir?
Hiç kimse bu işe engel olamaz.
Gözyaşlarıma engel olamadım.
Sigarayi bırakmayı denedin ve başarısız olduysan bunun sana engel olmasına izin verme. Bırakmayı ne kadar çok denersen başarı sansın da o kadar büyük olur. Belki de geçen sefer hazır değildin.
Hislerime engel olamıyorum.
Cihazın ekranında ufak bir çatlak olup kullanıma engel değildir.
Engel yoldan kaldırıldı.
Bunca boş konuşan insanın arasında dilsiz olmak engel değil, devrimdir.
Ayrıca uluslararası şirketlere de engel oluyor.
Devlet birliğinden önünde hâlâ pek çok engel var.
Bu da ülkenin gelişmesine engel oluyor.
Ancak bütçe sorunları engel teşkil edebilir.