Learn how to use esas in a Turkish sentence. Over 43 hand-picked examples.
Belirleyen esas unsurun olmaması ilginç bir durum.
Translate from Turkish to English
Lockheed skandalı büyük Amerikan uçak üreticisi Lockheed ile ilgili dünya çapında bir rüşvet skandalıdır.Şubat 1976 da su yüzüne çıktı ve esas olarak yolcu uçaklarının sözleşmelerinin kabulüne odaklandı.
Translate from Turkish to English
Babamın küçük kütüphanesi çoğu polemik tanrılığı içeren kitaplardan oluşuyordu, onların çoğunu okudum. esas oluşuyordu.
Translate from Turkish to English
Bir gerçek, esas olarak, tartışılmazdır.
Translate from Turkish to English
Bu, esas itibarıyla, bilimin sırrıdır.
Translate from Turkish to English
Esas branşın nedir?
Translate from Turkish to English
Onun esas ilgisi tarihtedir.
Translate from Turkish to English
Esas sorun, katılıp katılmayacağı.
Translate from Turkish to English
Esas branş olarak hangi konuyu seçtin?
Translate from Turkish to English
Kalsiyum, insan vücudu için esas niteliği taşıyan bir mineraldir.
Translate from Turkish to English
Matematik bütün bilimler için esas niteliği taşır.
Translate from Turkish to English
Esas branşım orta çağ Avrupa tarihidir.
Translate from Turkish to English
Her şeyde özgürlük esas olan şarttır.
Translate from Turkish to English
Tom esas konudan ayrıldı.
Translate from Turkish to English
Bizim esas sorunumuz çözümsüz kalır.
Translate from Turkish to English
Kimse esas değildir.
Translate from Turkish to English
Esas şimdi bizi düşündüren ne, biliyor musunuz?
Translate from Turkish to English
Esas bundan sonrası önemli.
Translate from Turkish to English
Martılar esas olarak kıyı kuşlarıdır.
Translate from Turkish to English
Benim esas dersane öğretmenim Bayan Jackson.
Translate from Turkish to English
Bay Jackson bizim esas dersane öğretmenimiz.
Translate from Turkish to English
Fizik esas doğa bilimidir.
Translate from Turkish to English
Japonlar esas olarak pirinçle beslenirler.
Translate from Turkish to English
Jüpiter esas olarak hidrojen ve helyumdan oluşan bir gezegendir.
Translate from Turkish to English
Bu kutlama ülkemizin kültürünün esas parçasıdır.
Translate from Turkish to English
Esas şey doğruyu söylemektir.
Translate from Turkish to English
Bu hastalık esas olarak merkezi sinir sistemini etkiler.
Translate from Turkish to English
Güneş ışığı D vitamininin esas kaynağıdır.
Translate from Turkish to English
Maddenin esas olarak hiçlikten oluşmaktadır.
Translate from Turkish to English
Esas dersane öğretmenleri, öğrencileri ile temas kurmak için her türlü çabayı göstermelidir.
Translate from Turkish to English
Esas olarak bir stüdyo müzisyeni olarak çalışsam da, fazladan para kazanmak için biraz sokak çalgıcılığı yaparım.
Translate from Turkish to English
Girişi sonlandırıp esas kısımların icrasına geçmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Esas mı?
Translate from Turkish to English
Esas olan dış görünüş değildir.
Translate from Turkish to English
Esas yarışma son iki günde yapıldı.
Translate from Turkish to English
Dinde esas akıl mı olmalı, nakil mi?
Translate from Turkish to English
Alzheimer hastalığı esas olarak 60 yaşından büyük insanları etkiler.
Translate from Turkish to English
Esas mevzuya gelelim.
Translate from Turkish to English
İşin esas kısmı tamamlanmıştı.
Translate from Turkish to English
Çakallar esas olarak Afrika'da yaşarlar.
Translate from Turkish to English
Kirpiler esas olarak omnivordurlar.
Translate from Turkish to English
Kirpiler esas olarak hepçildirler.
Translate from Turkish to English
Siyah tahta ile tebeşir mi yoksa beyaz tahta ile marker mi, esas sorumuz tam olarak bu.