Learn how to use etrafını in a Turkish sentence. Over 29 hand-picked examples.
Sana bizim evin etrafını göstereyim.
Translate from Turkish to English
Evin etrafını bir çit kuşatır.
Translate from Turkish to English
Gemi burnun etrafını dolaştı.
Translate from Turkish to English
Güçlü bir deprem aniden çarptığında, annem şok içinde evin etrafını dolaştı.
Translate from Turkish to English
Köpekler geyiklerin etrafını çeviriyorlardı.
Translate from Turkish to English
Tom blokun etrafını dolaştı ve park etmek için bir yer buldu.
Translate from Turkish to English
Tom bana parkın etrafını gezdirdi.
Translate from Turkish to English
Çiftliğin etrafını bir çitle çevirdiler.
Translate from Turkish to English
Babam bahçenin etrafını bir çitle çevirdi.
Translate from Turkish to English
Bir günde dünyanın etrafını dolaşabilir misin?
Translate from Turkish to English
Tom'un etrafını çevirdik.
Translate from Turkish to English
Onlar Tom'un etrafını çevirdiler.
Translate from Turkish to English
Dünya Güneş'in etrafını yaklaşık 365 günde dönüyor.
Translate from Turkish to English
Büyük yaş ölümün etrafını saran bir adadır.
Translate from Turkish to English
Onların etrafını çevirdik.
Translate from Turkish to English
Onun etrafını çevirdik.
Translate from Turkish to English
Öfkeli kalabalık polis minibüsünün etrafını sarıp içindeki pedofili zanlısına hakaretler yağdırdı.
Translate from Turkish to English
Evin etrafını çevirttik.
Translate from Turkish to English
Etrafını kontrol et.
Translate from Turkish to English
Gemimiz bu sabah burnun etrafını dolaştı.
Translate from Turkish to English
Tom birini görmeyi umarak etrafını kolladı.
Translate from Turkish to English
Bir çit evin etrafını sarıyor.
Translate from Turkish to English
Polis Tom'un etrafını çeviriyor.
Translate from Turkish to English
Onların onun etrafını çevirdiğini gördüm.
Translate from Turkish to English
Rakip takım oyuncuları hakemin etrafını sardı, ama hakemin kararı değişmeyecek.
Translate from Turkish to English
Tom ejderha üstünde Boston'un etrafını turluyor.
Translate from Turkish to English
Tom'un etrafını yunuslar sarmıştı.
Translate from Turkish to English
Sinekler tabiatları gereği güneşleri olacak bir ışık kaynağı arayıp etrafını tavaf etmek isterler. Sinek tabiatlı insanlar da çok farklı değildir.
Translate from Turkish to English
Büyük mango ağaçları köyün etrafını sardı.
Translate from Turkish to English