Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "ev"

Learn how to use ev in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Ev güzel.
Translate from Turkish to English

O ev bana ait.
Translate from Turkish to English

Bu bir ev, şu ise camidir.
Translate from Turkish to English

Altmış yaşındaki ev sahibim niye bir trambolin aldı?
Translate from Turkish to English

Otelin ev gibi havası var.
Translate from Turkish to English

O, ev ödevini yaptı.
Translate from Turkish to English

Yeni bir ev inşa etti.
Translate from Turkish to English

İşte onun yaşadığı ev.
Translate from Turkish to English

Bir ev kiralamak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Bu ev yakında, iki yatak odası ve bir oturma odası var, ve dekorasyonu kötü değil; ayda 1500.
Translate from Turkish to English

Tatoeba'da cümleleri çevirmek ev ödevi yapmaktan daha eğlenceli.
Translate from Turkish to English

Bu ev yeni değildir.
Translate from Turkish to English

Eski ev kötü bir şekildeydi.
Translate from Turkish to English

Ev yanıyor.
Translate from Turkish to English

Ev!
Translate from Turkish to English

Ev ödevimi yapıyorum.
Translate from Turkish to English

O ev bana aittir.
Translate from Turkish to English

Köşe başındaki ev bizim.
Translate from Turkish to English

Küçük ev, şimdiye kadar tıpkı altındaki kadar iyi olmasına rağmen,eski püskü görünmeye başladı.
Translate from Turkish to English

Matematik ev ödevi beklediğimden daha kolay çıktı.
Translate from Turkish to English

Ev ödevimi yapıyordum.
Translate from Turkish to English

Bu ev ünlüdür.
Translate from Turkish to English

Bu civarda az sayıda ev var.
Translate from Turkish to English

Ağaçlar arasında bir ev görüyorum.
Translate from Turkish to English

Ben, birkaç saatliğine ev işimi yapmayı erteledim.
Translate from Turkish to English

O, en hoş bir parti için, ev sahibine teşekkür etti.
Translate from Turkish to English

Ağabeyim çok hızlı bir şekilde ev ödevini bitirdi.
Translate from Turkish to English

Herhangi bir ev, hiç olmamasından daha iyidir.
Translate from Turkish to English

Bu gidişle biz bir ev satın alamayacağız.
Translate from Turkish to English

Erkek kardeşim geçen ay Urawa'da bir ev yaptırdı.
Translate from Turkish to English

Ev ödevimi bitirdiğimde, yüzmeye gideceğim.
Translate from Turkish to English

Ev ödevimi yaptığımda, geleceğim.
Translate from Turkish to English

"George? " dedi ev hanımı. "George kim? "
Translate from Turkish to English

O, büyük bir ev ve iki arabaya sahipti.
Translate from Turkish to English

O, ev ödevini getirmeyi unuttu, gözaltı cezası aldı.
Translate from Turkish to English

Çok sayıda ev yandı.
Translate from Turkish to English

Boş ev toz doluydu.
Translate from Turkish to English

Ev bir depremde çöktü.
Translate from Turkish to English

Ev yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Her ev diğerine yakındır.
Translate from Turkish to English

Her ev diğerine bağırma mesafesindedir.
Translate from Turkish to English

Bir ev, çimentodan yapılmış sağlam bir temel üstüne inşa edilmiştir.
Translate from Turkish to English

Ev alevler içindeydi.
Translate from Turkish to English

Ev tamamen yandı.
Translate from Turkish to English

Ev iyi görünüyordu, üstelik fiyat en uygundu.
Translate from Turkish to English

Ev dekore ederek tatili geçirdim.
Translate from Turkish to English

Ev yerine bahçede dinlenelim.
Translate from Turkish to English

Ev ödevimi yapmaya çalıştım, fakat nasıl yapacağımı gerçekten bilmiyordum, bu yüzden vazgeçtim.
Translate from Turkish to English

Kırmızı çatılı o ev Tom'un evidir.
Translate from Turkish to English

Bu hafta ev aramaya gitmeliyim.
Translate from Turkish to English

Kirli ev, kirli zemin.
Translate from Turkish to English

Tom'un yaptığı ev harika.
Translate from Turkish to English

Tom'un yaptığı ev gerçekten hoş.

Ev hesaplarını eşim tutar.

Tepenin üstünde duran ev çok eski.

Ev gibi bir şey yoktur.

Yaşadığım ev çok büyük değil.

O, geçen gün yeni bir ev satın aldı.

Ev soğuk.

Ev ödevimde bana yardım ettiğin için teşekkür ederim.

Ev ödevini Perşembeye kadar mutlaka teslim etmelisin.

Yeşil çatılı ev benimki.

İki ev yan yana durur.

Ev ödevinde ona yardım ettim.

Çatısı kırmızı olan bir ev gördüm.

Benim ev ödevimde senin bana yardım etmeni istedim.

Zengin olsam, ben güzel bir ev satın alırım.

Televizyon seyrettikten sonra, ev ödevimi yapacağım.

Tom'un ev ödevini bitirdiğinden şüpheliyim.

Bu ev çok iyi.

Ev sel tarafından yıkıldı.

En yakın ev telefonunun nerede olduğunu bana söyler misin?

O bizim ev.

Eğer boyutunu düşünüyorsan ev etkileyici değil.

Ben, sizin ev arkadaşınız Paul'üm.

Ev gibi yer yoktur.

Ev ödevi yarına kadar yapılmalıdır.

O, oğluna yeni bir ev inşa etti.

Tom, Mary'nin ev ödevinde John'a yardım etmesini rica etti.

Kırmızı çatısı olan ev Tom'un evidir.

Tom altı odalı bir ev satın aldı.

Ev ödevi bitirildikten sonra, Tom yatmaya gitti.

Tom basit bir ev dizaynı fanatiğidir.

Tom'un amacı otuzundan önce bir ev sahibi olmaktır.

Tom Boston'un merkezinde bir ev sahibi olmayı hayal ediyor.

Sadece ev ödevinizi henüz niçin teslim etmediğinizi merak ediyordum.

O, üzerine ev inşa etmek amacıyla arsayı aldı.

O bir ev satın alma olasılığına bakıyordu.

O bir ev satın alabilir, bir araba da cabası.

O bir ev satın alma olasılığına baktı.

Böylesine büyük bir ev almana gerek yoktu.

Johnsonlar çok sosyal insanlardır, onlar partilere sık sık ev sahipliği yapmaktan hoşlanırlar.

Keşke Tom ev işine yardım etmek zorunda olmasa.

Tom'un hafta sonundan önce ev ödevini teslim etmesi gerekiyordu.

Tom'un durumu istediği yerde bir ev alacak kadar oldukça iyidir.

Tom ve Mary ev ödevlerinde birbirlerine yardımcı oldu.

Tom ve Mary havuzu olan bir ev satın almakla ilgilenmiyorlar.

Tom ve Mary ilk çocuklarından sonra bir ev yaptırmayı planlıyorlar.

Bu ev çok büyük değil.

Bu ev kolayca kiraya verilir.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English