Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "evi"

Learn how to use evi in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Evi onarıyorum.
Translate from Turkish to English

Onun kendi evi var.
Translate from Turkish to English

Bu tür evi sevmiyorum.
Translate from Turkish to English

Onun yaşadığı evi beğenmiyorum.
Translate from Turkish to English

Annesinin evi temizlemesine yardımcı oldu.
Translate from Turkish to English

Evi denize yakın.
Translate from Turkish to English

Her cumartesi bütün evi temizleriz.
Translate from Turkish to English

Yüzlerce ailenin evi yanmıştı.
Translate from Turkish to English

Shakespeare'in doğduğu evi ziyaret ettim.
Translate from Turkish to English

Birlikte çalışarak bütün evi çabucak temizlediler.
Translate from Turkish to English

Babası vasiyetinde evi ona bıraktı.
Translate from Turkish to English

Yangın yayıldı ve komşu evi yaladı.
Translate from Turkish to English

Onun evi benim mahallemde.
Translate from Turkish to English

Onun evi çok moderndir.
Translate from Turkish to English

Onlar evi bir gün içerisinde yıkacaklar.
Translate from Turkish to English

Onlar evi yapmak için altı ay harcadılar.
Translate from Turkish to English

Bu kulübe bana doğduğum evi hatırlatıyor.
Translate from Turkish to English

Evi avantajlı şekilde sattım.
Translate from Turkish to English

Biri evi ateşe verdi.
Translate from Turkish to English

Bütün aileme evi terk ettirdim.
Translate from Turkish to English

Bazen evi hayal ederim.
Translate from Turkish to English

Tom'un iki odalı bir evi var.
Translate from Turkish to English

Tom bütün gün boyunca evi temizlediğini söyledi.
Translate from Turkish to English

O, karısı hoşlandığı için o evi satın aldı.
Translate from Turkish to English

Tom yaşadığı evi sevmiyor.
Translate from Turkish to English

Onun evi on bin dolara satıldı.
Translate from Turkish to English

Ben, sizin için alışveriş yapacağım, evi temizleyeceğim, ve akşam yemeği pişireceğim.
Translate from Turkish to English

Şu evi görüyor musunuz? O benimki.
Translate from Turkish to English

Şu evi görüyor musunuz? O benim evim.
Translate from Turkish to English

Tom evi küçük olarak tanımlardı.
Translate from Turkish to English

Tom evi bitirmek için ne kadar çok paraya ihtiyacı olacağını hesaplıyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un iki evi ve bir teknesi var.
Translate from Turkish to English

Böylesine büyük bir evi geçindirmek için çok para gerekir.
Translate from Turkish to English

Bay Johnson'ın evi evimin yanındadır.
Translate from Turkish to English

Tom'un evi satılıktır.
Translate from Turkish to English

Tom'a yeni evi için ne kadar para ödediğini sormak istedim, fakat Mary bana kibar olmayacağını söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom'un evi caddenin tam aşağısında.
Translate from Turkish to English

Tom'un evi buradan caddenin tam aşağısında.
Translate from Turkish to English

Tom evi boyamama yardım eden kişiydi.
Translate from Turkish to English

Tom memlekette evi arayabileceği bir yer istedi.
Translate from Turkish to English

Tom'un havuzlu bir evi var.
Translate from Turkish to English

Tom'un içinde yaşayacak bir evi yok.
Translate from Turkish to English

Tom kesinlikle amcasından evi miras alacağını ummuyordu.
Translate from Turkish to English

Tom babasının ölümünden sonra bu evi satın aldı.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary'nin o evi satın almamaya karar vereceklerini hissediyordum.
Translate from Turkish to English

Evi derhal terk etmenin bir sakıncası yok.
Translate from Turkish to English

Kimin evi seninkinin karşısında?
Translate from Turkish to English

Onun Waseda'daki son konferansı evi aşağı indirdi.
Translate from Turkish to English

Ünlü bir mimar bu evi inşa etti.

O evi için hâlâ can atıyor.

Eve geldiğimde John evi temizlemişti.

John yeni evi ile çok gurur duyuyor.

Kate ailesine evi terk ettirdi.

Jane evi terk etmek üzereydi.

Jack evi kundakladığı için yakalandı.

Tom'un evi ne kadar büyük?

Tom evi yıktı.

Bu onun evi.

Bu Taylor'ların evi mi?

Tom'un büyük bir evi var.

Onun evi yanıyordu.

Onun evi satılıktır.

Onların güzel bir evi var.

Onların büyük bir evi var.

Evi temizlemem için lütfen bana yardım et.

Onun evi yakıldı.

Evi nasıl ısıtıyorsun?

O, evi hakkında hayal kurdu.

Onun evi bir nehre yakındır.

Onun evi nehrin yanındadır.

Bu evi olduğu gibi seviyorum.

Biz evi yeşile boyadık.

Ona evi boyattım.

Onun yaşamak için bir evi yoktu.

Onun evi banliyölerde.

Onun evi parkın yanında.

Evi boş bulacaksın.

Onun evi küçük ve eski.

Onun evi nehre yakındır.

Şu küçük evi görebiliyor musun?

Onun evi sapaydı.

Onların yaşayacak bir evi yoktu.

Onun deniz kenarında bir sayfiye evi var

Onun içinde bulunduğu evi sevmiyorum.

Evi tamire ihtiyacı var.

Cookie'nin evi ahşaptan yapılmıştır.

Cookie'nin evi onarımdadır.

Lütfen evi temizlememe yardım et.

Tam evi terk edecektim.

Onun evi 10,000 dolara satıldı.

Onun evi buradan uzakta değil.

Onun evi nehrin karşı tarafında.

Onların evi yeniden yapılandırılıyor.

Evi parka yakın.

Cenaze evi mezarlığa yakındı.

Onun büyük bir evi ve iki arabası var.

Niçin bu evi satın almaya karar verdin?

Bu evi yıkmalıyız.

Onun evi benimkinin karşısındadır.

Yangın on evi yakıp kül etti.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English