Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "evin"

Learn how to use evin in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Evin nerede?
Translate from Turkish to English

Bahçe, evin önündedir.
Translate from Turkish to English

Bahçe evin önünde.
Translate from Turkish to English

Bahçe evin arkasında.
Translate from Turkish to English

Evin etrafında bir çit var.
Translate from Turkish to English

Evin arkasında büyük bir bahçe vardı.
Translate from Turkish to English

Evin harika.
Translate from Turkish to English

Evin fantastik.
Translate from Turkish to English

Evin etrafında taş bir duvar vardı.
Translate from Turkish to English

Ben evin biraz sallandığını hissettim, sen hissetmedin mi?
Translate from Turkish to English

Dört evin önünden geçtim.
Translate from Turkish to English

Sana bizim evin etrafını göstereyim.
Translate from Turkish to English

Evin önünde bir bahçe vardır.
Translate from Turkish to English

Çok sayıda araba benim evin önünde park edilmiş.
Translate from Turkish to English

Dün evin önünde bir trafik kazası vardı.
Translate from Turkish to English

Evin etrafını bir çit kuşatır.
Translate from Turkish to English

Evin bir bahçesi var mı?
Translate from Turkish to English

Evin bir yemek odası var mı?
Translate from Turkish to English

Evin bir garajı var mı?
Translate from Turkish to English

O, kapıyı açar açmaz beyaz bir köpek evin dışına fırladı.
Translate from Turkish to English

Beyaz bir köpek evin dışına fırladığında, o kapıyı henüz açmıştı.
Translate from Turkish to English

O benim evin kırık penceresini tamir etti.
Translate from Turkish to English

İtalya'da bir evin var mı?
Translate from Turkish to English

Güçlü bir deprem aniden çarptığında, annem şok içinde evin etrafını dolaştı.
Translate from Turkish to English

Deprem evin tıkırdamasına neden oldu.
Translate from Turkish to English

O bu evin efendisi.
Translate from Turkish to English

Bölgenizdeki ortalama bir evin değeri nedir?
Translate from Turkish to English

Evin kapısında bir polis var.
Translate from Turkish to English

Amerikalı bir öğrenci benim evin yanında yaşıyor.
Translate from Turkish to English

O, evin dışına giderken görüldü.
Translate from Turkish to English

O, evin etrafına bakındı.
Translate from Turkish to English

O, satın almadan önce evin dayanıklılığını kontrol etti.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin satın almak istediği evin biraz fazla küçük olduğunu düşündü.
Translate from Turkish to English

Tom fırtına geçinceye kadar kanoyu evin içine koymamız gerektiğine karar verdi.
Translate from Turkish to English

Tom evin etrafında koşan çocuklardan dolayı evde dinlenemedi.
Translate from Turkish to English

Tom TV'yi evin önceki sahibinin çatıya monte ettiği antene bağladı.
Translate from Turkish to English

Tom kedileri evin dışına kovaladı.
Translate from Turkish to English

Tom evin etrafında büyümüş olan pek çok yabani otları görebiliyor.
Translate from Turkish to English

Lütfen evin hakkında yaz.
Translate from Turkish to English

Evin boyanılmalı.
Translate from Turkish to English

Senin evin parka ne kadar uzakta?
Translate from Turkish to English

Yangın evin her tarafına yayıldı.
Translate from Turkish to English

O, kitaplarını evin her yerine bıraktı.
Translate from Turkish to English

Bu evin sahibi Sayın Yamada'dır.
Translate from Turkish to English

Bu evin sahibi kimdir?
Translate from Turkish to English

Ben evin sallandığını hissettim.
Translate from Turkish to English

Evin sallandığını hissettik.
Translate from Turkish to English

Her evin bir bahçesi vardı.
Translate from Turkish to English

Bu evin altı odası var.
Translate from Turkish to English

O yürüyerek evin yanından geçti.
Translate from Turkish to English

O, evin yanında oldu.
Translate from Turkish to English

Kediyi evin dışına bıraktım.

Evin perili olduğu söyleniliyor.

Bu evin sahibi siz misiniz?

Bu evin on bir odası vardır.

Lütfen evin dışında bekle.

İstersen evin anahtarını vereyim de git, masanın üstüne bıraktığım parayı al?

Lütfen evin dışında bekleyin.

O, evin dışına fazla çıkmaz.

Ateş yandaki evin duvarlarına kadar yayılmıştı.

Kate'in babası evin yakındır.

Kazaların çoğu evin yakınında olur.

Evin biraz sallandığını hissettik.

Bizim evin önceki sahipleri Liverpool'a taşındı.

Evin yanında bir nehir var.

Bu evin sağlam bir temeli vardır.

Eski evin perili olduğunu söylüyorlar.

Bu eski evin perili olduğunu söylüyorlar.

"Senin evin nerede?" "Şu ilerde."

Evin önünde bir arabanın durduğunu duydum.

Dün benim evin yakınında yangın çıktı.

Çocuklar evin arkasında oynuyorlar.

Evin içi hoş ve ılıktı.

Çamaşır makinesi bir evin olmazsa olmazıdır.

Bu evin mutfağı çok büyük.

Bizim evin karşısındaki evde yaşarlar.

O, evin yerini sordu.

Evin önünde bir yabancı var.

Kendine ait bir evin olmasını dileyeceksin.

Evin arkasında bırakılan kedisini düşündü.

Evin yan tarafı sarmaşıkla kaplıydı.

Evin önünde garip bir adam var.

Oradan evin çatısını görebilirsin.

Çocuklar evin arkasında oynuyor.

Evin umduğumuz kadar büyük olduğunu sanmıyorum.

Evin hanımıyla konuşmak istiyorum.

Kaliforniya'da birçok evin ahşap çerçeveleri var.

O senin evin mi?

Bu senin evin.

Senin evin büyük.

Evin yakınındaki dondurmacıya gittim.

Evin yakınındaki restorana gittim.

Bizim evin sağlam bir alt yapısı ve çatısı vardı.

Bu senin evin değil.

Evin güzel.

Bu benim yeni evin fotoğrafı.

Evin dışına koştum.

Bu evin eskiden senin olduğunu biliyorum.

Evin önünde bir trafik kazası olmuştu.

Keşke Tom evin çevresinde daha sık yardım etse.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English