Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "evlenmek"

Learn how to use evlenmek in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Sana âşığım ve seninle evlenmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Martyna ile evlenmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Onunla evlenmek niyetindeydi.
Translate from Turkish to English

Seninle evlenmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Onun için boşanma tek dezavantajla iyi bir buluş: ilk önce evlenmek zorundasın.
Translate from Turkish to English

Ben, şimdi benimle evlenmek istediğini biliyorum, ama siz daha sonra ikinci düşüncelere sahip olacağınızı düşünmüyor musunuz?
Translate from Turkish to English

Doğmak, evlenmek ve ölmek, her zaman para getirir.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary evlenmek için karar verdi.
Translate from Turkish to English

Bence Tom ve Mary evlenmek için çok genç.
Translate from Turkish to English

Evlenmek hoş olurdu.
Translate from Turkish to English

Onunla evlenmek isteyen öncelikle onun babasını ikna etmelidir.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin kesinlikle evlenmek istemediğini söylüyor.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary ile evlenmek istemiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom çocuk isteyen bir kadınla evlenmek istemiyordu.
Translate from Turkish to English

Mary hırslı bir adamla evlenmek istiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom'un niçin Mary ile herhangi bir zamanda evlenmek istediğini merak ediyorum.
Translate from Turkish to English

Nancy Jack'le evlenmek gibi aptalca bir şey yapmazdı.
Translate from Turkish to English

Suzie ile evlenmek üzere değilim.
Translate from Turkish to English

Hanako'nun Taro ile evlenmek istemediği açıktı.
Translate from Turkish to English

Onunla evlenmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary ile evlenmek istiyor.
Translate from Turkish to English

O, onunla evlenmek için söz verdi.
Translate from Turkish to English

O onunla evlenmek için söz verdi.
Translate from Turkish to English

Onun gibi bir kızla evlenmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

O, onunla evlenmek istediğini açıkça belirtti.
Translate from Turkish to English

Sanırım onunla evlenmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Evlenmek ciddi bir konudur.
Translate from Turkish to English

Onlar yarın evlenmek niyetindeler.
Translate from Turkish to English

Yaşlı adamla evlenmek zorunda bırakıldı.
Translate from Turkish to English

Çok erken evlenmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Çok erken evlenmek istemem.
Translate from Turkish to English

Hemen evlenmek istiyordu.
Translate from Turkish to English

Onunla evlenmek istediğini açıkladı.
Translate from Turkish to English

O bir milyonerle evlenmek istiyor.
Translate from Turkish to English

O, kızımla evlenmek istiyor.
Translate from Turkish to English

Seni seviyorum ve seninle evlenmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary ile evlenmek istiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom hiç evlenmek istemediğini söyledi.
Translate from Turkish to English

Şu dünyada istediğim şeylerden biri sevdiğim kadınla evlenmek.
Translate from Turkish to English

Ben onunla evlenmek istemiştim.
Translate from Turkish to English

Hayırlısı evlenmekse ve evlenmek hayırlıysa ve birbirimizi ölene kadar seveceksek evlenmemizin sakıncası var mı?
Translate from Turkish to English

Evlenmek hastalıkta ve sağlıkta ölene kadar birbirine destek olmak değil midir?
Translate from Turkish to English

Ben de onu tanımak, arkadaş olmak ve nasipse onunla evlenmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Beni kalbinden sevecekse ben de onu kalbimden seveceksem onunla evlenmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Mary bir milyonerle evlenmek istiyor.

Senin gibi birisiyle evlenmek isterim.

O Bay Doğru'yu bulmak istiyor. Onun yaşında, o evlenmek için hazır olduğunu hissediyor.

Hâlâ Tom'la evlenmek istiyorum.

Evlenmek ister misin?

Evlenmek ister misiniz?

Evlenmek mi istiyorsun?

Evlenmek mi istiyorsunuz?

Bir daha asla evlenmek istemiyorum.

Heather ile evlenmek istiyorum.

Tom'la evlenmek istiyorum.

Tom ile evlenmek istiyorum.

Mary ile evlenmek istiyorum.

Evlenmek için çok gençsin.

Evlenmek için çok gençsiniz.

Evlenmek için acele etmeyin.

Tom tekrar evlenmek istemiyordu.

Tom evlenmek istemiyordu.

Ben bakire bir kızla evlenmek istiyorum.

Evlenmek üzereyim!

Mary evlenmek istemiyordu.

O beni sevdiğini ve benimle evlenmek istediğini söyledi.

Tom evlenmek istemiyor.

Mary benimle evlenmek istediğini söyledi.

Tom Mary ve John'un kızıyla evlenmek istiyor.

Kesinlikle evlenmek istemiyorum.

Tom Mary'ye otuz yaşına kadar evlenmek istemediğini söyledi.

Birçok Amerikalı 4 Temmuzda evlenmek istiyor.

Hiçbirimiz evlenmek istemiyoruz.

Evlenmek istiyorum.

Seninle evlenmek istediğimi biliyor muydun?

Hayırlı olacaksa Mary ile evlenmek istiyorum.

Onunla evlenmek istedim.

Seninle evlenmek istemediğimi biliyorum.

Tom'la evlenmek istedim.

Güzel bir kızla evlenmek için iyi şansı vardı.

Güzel bir kadın yerine insan bir kadınla evlenmek istiyorum.

Bu adamla evlenmek istiyorum.

Tom ve Maria evlenmek istiyor.

İngiltere krallarından biri, halktan biriyle evlenmek için tahttan çekildi.

Ben 30 yaşından önce kesinlikle evlenmek istemiyorum.

Seninle evlenmek istemiyorum.

Sadece bir sarhoşla evlenmek istemiyorum.

Sudan’da geçen yıl, cinsel ilişki halinde yakalandığı keçi ile evlenmek zorunda bırakılan adam "dul" kaldı.

Bir boz ayı ile mi evlenmek istiyorsunuz?

Sana âşık oldum ve seninle evlenmek istiyorum.

Bir kez daha evlenmek mi istiyorsun?

Evlenmek istemiyorsanız evlenmemelisiniz.

Evlenmek istemiyorsanız, evlenmeseniz daha iyi olur.

Artık evlenmek zorunda değilim.

Evlenmek istediğimden o kadar emin değilim.

Tom ve Mary en kısa sürede evlenmek ve çocuk sahibi olmak istiyorlardı.

Onlar savaştan sonra evlenmek için söz verdi.

İstemiyorsan evlenmek zorunda değilsin.

Evlenmek istemiyorsan evlenmemelisin.

O seninle evlenmek istemiyorsa neden seninle nişanlandı?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English