Learn how to use evlenmeyi in a Turkish sentence. Over 65 hand-picked examples.
Mary, Tom'la evlenmeyi hayal ederdi.
Translate from Turkish to English
Evlenmeyi ertelememelisin.
Translate from Turkish to English
Benimle evlenmeyi düşünür müsünüz?
Translate from Turkish to English
Tom o adamın kızıyla adamın işini miras alacağı vaadi ile evlenmeyi kabul etti.
Translate from Turkish to English
Onunla evlenmeyi umuyorum.
Translate from Turkish to English
Senin yaşında tekrar evlenmeyi ciddi olarak düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English
O evlenmeyi göze alamaz.
Translate from Turkish to English
Yarın evlenmeyi planlıyorlar.
Translate from Turkish to English
Ne zaman evlenmeyi planlıyorsun?
Translate from Turkish to English
Evlenmeyi gerçekten istiyor musun?
Translate from Turkish to English
Beni tüm kalbiyle seviyorsa onunla evlenmeyi tüm kalbimle istiyorum.
Translate from Turkish to English
Kadınlara güvenim yok, o yüzden henüz evlenmeyi düşünmüyorum.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary'nin evlenmeyi planladıklarını duydum.
Translate from Turkish to English
Şimdilik evlenmeyi ve çocuk sahibi olmayı düşünmüyorum.
Translate from Turkish to English
Ne zaman evlenmeyi düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English
Onunla evlenmeyi arzu etti.
Translate from Turkish to English
Evlenmeyi planladığını bilmiyordum.
Translate from Turkish to English
Tom bana senin ve Mary'nin evlenmeyi planladığınızı söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom bana senin ve Mary'nin evlenmeyi planladığınızı söylüyor.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin evlenmeyi planladığını kime söylediğini biliyordu.
Translate from Turkish to English
Tom evlenmeyi düşünüyor.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary yakında evlenmeyi planlıyorlar.
Translate from Turkish to English
Anladığıma göre, sen ve Tom evlenmeyi planlıyorsunuz.
Translate from Turkish to English
Tom bana evlenmeyi planladığını söylediğinde şaşırdım.
Translate from Turkish to English
Tom evlenmeyi planlıyorsa, bana söylerdi.
Translate from Turkish to English
Tom'un evlenmeyi planladığını hiç kimse bize söylemedi.
Translate from Turkish to English
Hâlâ Tom ile evlenmeyi planlıyor musun?
Translate from Turkish to English
O, zengin bir adamla evlenmeyi planlıyor.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary evlenmeyi düşünüyorlar.
Translate from Turkish to English
Tom'un kimle evlenmeyi planladığını tam olarak biliyorum.
Translate from Turkish to English
Evlenmeyi ciddi olarak düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'la evlenmeyi kabul ettiğin doğru mu?
Translate from Turkish to English
Benimle evlenmeyi düşünür müsün?
Translate from Turkish to English
Bir gün o kadınla evlenmeyi umuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom bana evlenmeyi planladığını söylediğinde güldüm.
Translate from Turkish to English
Siz ikiniz evlenmeyi mi planlıyorsunuz?
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary evlenmeyi planlıyorlar.
Translate from Turkish to English
Dan, Linda'yla evlenmeyi bile planlamıyordu.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary üniversiteden sonra evlenmeyi planlıyor.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin kimle evlenmeyi planladığını biliyordu.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin kiminle evlenmeyi planladığını bilmiyordu.
Translate from Turkish to English
Boston'a gelmemin nedeni, evlenmeyi umduğum kadına rastlamaktır.
Translate from Turkish to English
Tom Mary ile evlenmeyi umuyordu, ama onunla evlenmek zorunda değildi ve evlenmedi.
Translate from Turkish to English
Tom benimle evlenmeyi umuyor, ama onunla evlenmek zorunda değilim.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary üniversiteden mezun olur olmaz evlenmeyi planlıyorlar.
Sami liseden mezun olur olmaz evlenmeyi planlıyor.
Tom üniversiteden mezun olur olmaz evlenmeyi planlıyor.
Tom en son onunla konuştuğum zaman evlenmeyi planlıyordu.
Hâlâ Mary ile evlenmeyi planlamıyor musun?
Tom ve Mary henüz evlenmeyi planladıklarını kimseye söylememişler.
Tom, evlenmeyi düşündüğünü söylüyor.
Tom ve Mary Ekim ayında evlenmeyi planlıyorlar.
Tom ve Mary evlenmeyi düşündüklerini söylüyorlar.
Kimse bize Tom ve Mary'nin evlenmeyi planladıklarını söylemedi.
Sami, Leyla ile evlenmeyi planlıyordu.
Liseden mezun olmamış biriyle evlenmeyi düşünür müsün?
Otuz olmadan önce evlenmeyi planlıyor musun?
Tom ve Mary'nin evlenmeyi planladığını biliyor muydun?
Tom ve Mary'nin evlenmeyi planladığını bilmiyordum.
O evlenmeyi düşünüyor.
Hayalimdeki kadını bulmadığım sürece asla evlenmeyi düşünmüyorum.
Tom ve ben ekim ayında evlenmeyi düşünüyoruz.
Hiçbir zaman evlenmeyi planladığımı ima etmedim.
Eski karınız yeniden evlenmeyi planlıyor.
Gelecek yıl evlenmeyi planlıyor.