Learn how to use evler in a Turkish sentence. Over 58 hand-picked examples.
O mimar çok modern evler inşa ediyor.
Translate from Turkish to English
Evler ve arabalar gökyüzünden bakınca küçücük görünüyorlardı.
Translate from Turkish to English
Ahşap evler kolayca tutuşurlar.
Translate from Turkish to English
Evler birbiri ardına yandılar.
Translate from Turkish to English
Sokaklar ve evler sel altında kaldı.
Translate from Turkish to English
Şu evler büyük.
Translate from Turkish to English
O evler amcama aittir.
Translate from Turkish to English
Şu evler 500 yıllıktır.
Translate from Turkish to English
Ahşap evler kolayca yanar.
Translate from Turkish to English
Bu evler karanlık ve kirli.
Translate from Turkish to English
Kasabadaki tüm evler boştu.
Translate from Turkish to English
Evler bu alanda yapılamazlar.
Translate from Turkish to English
Yıkılmış bazı eski evler gördük.
Translate from Turkish to English
Bazıları kısmen yer altında evler yaptı.
Translate from Turkish to English
Büyük evler yaşamak için pahalı.
Translate from Turkish to English
Kıyıdaki evler çok pahalı.
Translate from Turkish to English
Son fırtınada bir takım evler hasar gördü.
Translate from Turkish to English
Bir süpermarkete yer açmak için eski evler yıkıldı.
Translate from Turkish to English
Dünya kupası sebebiyle, bizim sokaktaki bütün evler küçük turuncu bayraklarla süslenmiş.
Translate from Turkish to English
Onların işi evler inşa etmek.
Translate from Turkish to English
Tüm evler sallanıyordu ve her yerde alarmlar çalıyordu.
Translate from Turkish to English
Eski evler, özellikle geleneksel Japon olanlar, modern yapıya göre nemli ve soğuk olabilir.
Translate from Turkish to English
Bu evler amcamın.
Translate from Turkish to English
Sokak boyunca büyük evler var.
Translate from Turkish to English
Bu evler beş yüz yaşında.
Translate from Turkish to English
Bu sokakta bazı eski evler vardır.
Translate from Turkish to English
Evler yanıyor.
Translate from Turkish to English
On yıl içinde tüm evler internet bağlantısına sahip olacak.
Translate from Turkish to English
Bu civarda tüm evler yangında yanıp kül olmadı.
Translate from Turkish to English
Baktığımız evler arasında en iyisi bu.
Translate from Turkish to English
Ahşaptan yapılan evler taştan yapılanlara göre daha çabuk yanar.
Translate from Turkish to English
Benim sokağımdaki bütün evler bu sabah fırtınadan dolayı güç kaybetti.
Translate from Turkish to English
Nehir boyunca evler çok eski.
Translate from Turkish to English
Bu semtte güzel evler vardır.
Translate from Turkish to English
Ne güzel evler!
Translate from Turkish to English
Büyük evler yaşamak için mutlaka rahat değildir.
Translate from Turkish to English
Evler burada.
Translate from Turkish to English
Evler için bir veya iki tane araba garajına sahip olmak Kuzey Amerika'da oldukça yaygındır.
Translate from Turkish to English
Hayır, köyümdeki evler yüksek değil ama bahçeler büyüktür.
Translate from Turkish to English
Bu mahalledeki tüm evler çok benzer ben onları ayırt edemiyorum.
Translate from Turkish to English
Çin'den gelen zengin göçmenler, Vancouver'daki evler için yüksek fiyatlarla ödeme yapmaktan mutlular.
Translate from Turkish to English
Buradaki evler Kobe'dekilerin iki katı fiyatına.
Translate from Turkish to English
Taş evler yapıyorum.
Translate from Turkish to English
Taştan evler inşa ediyorum.
Translate from Turkish to English
Sokaktaki bütün evler aynı görünüyor.
Translate from Turkish to English
Kışın, evler odun sobalarıyla ısınıyor.
Translate from Turkish to English
Ancak kıyılardaki yazlık evler buna dahil değil.
Translate from Turkish to English
Olayda çevre evler de hasar gördü.
Evler kiralığa çıkarılıyor.
Vadi'deki evler taş, ahşap ya da kerpiç.
Kasabada ki evler çok pahalı.
O evler emmimin.
O evler amcamın.
Büyük evler.
Evler nerede?
Bu evler bir zamanlar yeniydi.
Mars'ta evler inşa edebilir miyiz?
Mars üzerinde evler inşa edebilir miyiz?