Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "evrak"

Learn how to use evrak in a Turkish sentence. Over 87 hand-picked examples.

Para evrak çantasından çalındı.
Translate from Turkish to English

Evrak çantam kağıtlarla doludur.
Translate from Turkish to English

Onun evrak çantası suyla doluydu.
Translate from Turkish to English

O, zamanının üçte birini evrak işleri yaparak geçirir.
Translate from Turkish to English

Vestiyerde evrak çantamı ve şemsiyemi kontrol ettim.
Translate from Turkish to English

Bazı sağlık çalışanları hastalara bakmak yerine evrak işleri yaparak daha çok zaman geçirmektedirler.
Translate from Turkish to English

Evrak işimin gerisindeyim.
Translate from Turkish to English

Tom evrak çantasıyla birlikte evden ayrıldı.
Translate from Turkish to English

Tom evrak çantasını açtı.
Translate from Turkish to English

Birkaç imla hatasının dışında, o iyi bir evrak.
Translate from Turkish to English

Yeni evrak sistemi 4.000$ değerinde.
Translate from Turkish to English

Evrak çantam nerede?
Translate from Turkish to English

Onu, kolunun altında evrak çantası ile gelirken gördüm.
Translate from Turkish to English

Hâlâ yapacak evrak işim var.
Translate from Turkish to English

Yapacak biraz evrak işim var.
Translate from Turkish to English

Tom deri bir evrak çantası taşıyordu.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye evrak çantasını uzattı.
Translate from Turkish to English

Tom evrak çantasının içindekileri masaya döktü.
Translate from Turkish to English

Norveç'in egemen servet fonu o kadar büyüktür ki evrak üzerinde her Norveçli bir milyonerdir.
Translate from Turkish to English

Tom evrak çantasından bir dergi çıkardı ve onu okumaya başladı.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'ye evrak çantasındaki parayı gösterdi.
Translate from Turkish to English

Yalnızca bu evrak çantam var.
Translate from Turkish to English

Evrak çantamı kaybettim.
Translate from Turkish to English

Senin için ne çeşit bir evrak çantası almamı istersin?
Translate from Turkish to English

Benim ismimin baş harfleri benim evrak çantasının üstünde.
Translate from Turkish to English

Tom evrak çantasından bazı kağıtlar çıkardı ve onları Mary'ye gösterdi.
Translate from Turkish to English

Almayı yeniden düşünmek isteyebileceğin şey yeni bir evrak çantası.
Translate from Turkish to English

Evrak çantamdan bir şey çıkarmam gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Tom masasında evrak işi yapıyor
Translate from Turkish to English

Tom evrak çantasından bir zarf çıkardı ve onu Mary'ye uzattı.
Translate from Turkish to English

Bitirecek evrak işim var.
Translate from Turkish to English

Tom evrak çantasını kapattı ve gitti.
Translate from Turkish to English

Evrak çantamı almak için geri gidiyorum.
Translate from Turkish to English

O senin evrak çantan mı?
Translate from Turkish to English

Evrak çantamı unuttum.
Translate from Turkish to English

Ben ona evrak çantasını taşıttım.
Translate from Turkish to English

Evrak işleriyle uğraşmak için onun aldığı zamanı azaltmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom evrak çantasını kapattı.
Translate from Turkish to English

Evrak işlerine harcanan zamanı azaltmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom evrak çantasına baktı.
Translate from Turkish to English

Tom evrak çantasını masasının arkasına koydu.
Translate from Turkish to English

Tom evrak çantası ile kaçtı.
Translate from Turkish to English

Evrak işini zaten yaptım.
Translate from Turkish to English

Tom notlarını evrak çantasına geri koydu.
Translate from Turkish to English

Tom evrak çantasını açtı ve birkaç belge çıkardı.
Translate from Turkish to English

Senin yapılması gereken bir evrak işin var.
Translate from Turkish to English

O siyah evrak çantası senin mi?

Tom çalışmak için bir evrak çantası taşıyor.

Tom bir takım elbise giyiyordu ve bir evrak çantası taşıyordu.

Tom not defterini kapattı ve onu evrak çantasına koydu.

Tom bir evrak çantası taşıyor.

Tom evrak çantasını aldı mı?

Antlaşma artık ölü bir evrak.

Tom Mary'nin dosyasını aldı ve onu evrak çantasına koydu.

Tom evrak çantasından bir klipsli kağıt altlığı çıkardı.

Tom biraz evrak işi yapmakla meşgul.

Tom evrak işlerini tamamlıyor.

Bürokratlar evrak militanları.

Tom bazı evrak işlerini yaparken masasında oturdu.

Tom'un evrak çantasını burada bıraktığını fark eder etmez geri geleceğinden eminim.

O evrak çantası birçok kitap alır mı?

Bir deri evrak çantasına ihtiyacım var.

Tom bana evrak çantasını gösterdi.

Tom bir evrak çantası taşıyarak odaya girdi.

Evrak çantamı otobüste bıraktım.

Evrak çantanın ağırlığı nedir?

Deri bir evrak çantası arıyorum.

Tom kitabı evrak çantasına koydu.

Bitirecek birkaç evrak işim var.

Biz bütün uygun evrak işlerini aldık.

Evrak işlerine başlayacağım.

Evrak çantam hiçbir yerde bulunamadı.

Tom Mary için evrak doldurdu.

Evrak çantanızı boşaltın.

Gazeteyi katladım ve evrak çantama koydum.

Evrak çantamda aspirinim var.

O evrak çantası Tom'un mu yoksa senin mi?

Bu Tom'un evrak çantası.

Tom bir evrak çantası taşımıyordu.

Tom bir evrak çantası taşımıyor.

Gerekli tüm evrak işleri internet üzerinde halledilebilir.

Tüm evrak işlerimizi Tom yaptı.

Evrak çantamı kim aldı?

Evrak işlerini halletmek iki üç ay sürerse Yunanistan'a hangi şirket gelir?

Elinde şifreli bir evrak çantası vardı.

Delikanlı, gördüğüm kadarıyla evrak işlerinin nasıl yürütüldüğünü bilmiyorsun.

Evrak çantama baktın mı?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English