Learn how to use evsiz in a Turkish sentence. Over 62 hand-picked examples.
Birçok kişi depremin sonucu olarak evsiz bırakıldı.
Translate from Turkish to English
Tom eski elbiselerinin çoğunu son zamanlarda rastladığı evsiz adama verdi.
Translate from Turkish to English
Evsiz kalacağımı bir an bile asla hayal etmedim.
Translate from Turkish to English
Deprem sonucunda birçok kişi evsiz kaldı.
Translate from Turkish to English
O evsiz.
Translate from Turkish to English
Evsiz misin?
Translate from Turkish to English
Tom evsiz değil.
Translate from Turkish to English
Evsiz olabilirim ama aptal değilim.
Translate from Turkish to English
Deniz seviyesinin altında olan toprakları su basacak. Bu, insanların evsiz kalması ve ürünlerinin tuzlu su tarafından tahrip edileceği anlamına gelir.
Translate from Turkish to English
Tom evsiz barksız bir kişiymiş gibi davranıyordu.
Translate from Turkish to English
Tom evsiz sığınağında.
Translate from Turkish to English
Tom evsiz sığınağında kalıyor.
Translate from Turkish to English
Aslında ben evsiz değilim.
Translate from Turkish to English
Ben artık evsiz değilim.
Translate from Turkish to English
Evsiz, serin sağanaktan korunmak için sığınak aradı.
Translate from Turkish to English
Evsiz adam mükemmel şekilde piyano çaldı.
Translate from Turkish to English
Bu çevrede saymakla bitiremeyeceğinden daha çok evsiz insan var.
Translate from Turkish to English
Evsiz bir adama yirmi dolar verdim.
Translate from Turkish to English
Tom evsiz adama biraz yiyecek verdi.
Translate from Turkish to English
Birçok evsiz insan parklarda yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Birçok evsiz insanın sağlıklı yiyecek almaya gücü yetmiyor.
Translate from Turkish to English
Bugün evsiz insanların sorununa odaklanacağız.
Translate from Turkish to English
Tom asla evsiz değildi.
Translate from Turkish to English
Evsiz bir adam ve üç yaşında bir erkek çocuğu Batman'in süper güçleri olup olmadığı hakkında bir saat tartıştı, ki o sahip değil.
Translate from Turkish to English
Binlercesi evsiz bırakıldı.
Translate from Turkish to English
Sadece evsiz olduğu için bir insana tepeden bakmamalıyız.
Translate from Turkish to English
Biz bütün bu evsiz göçmenlere merhamet ediyoruz.
Translate from Turkish to English
Ben sokaklarda evsiz bir adam tarafından saldırıya uğradım.
Translate from Turkish to English
Mary bir evsiz barınağında kalıyor.
Translate from Turkish to English
Ben evsiz değilim.
Translate from Turkish to English
Ben evsiz bir kişi gibi kılık değiştirdim.
Translate from Turkish to English
Leyla evsiz ve açtı.
Translate from Turkish to English
Tom artık evsiz.
Translate from Turkish to English
Tom şimdi evsiz.
Translate from Turkish to English
Hücre, fahişeler ve evsiz kadınlarla doluydu.
Translate from Turkish to English
Tom hâlâ evsiz.
Translate from Turkish to English
Sen hâlâ evsiz misin?
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin evsiz olduğunu düşündüğünü söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom evsiz görünüyordu.
Translate from Turkish to English
Tom evsiz olduğumu biliyor.
Translate from Turkish to English
Tom, evsiz olduğumu biliyordu.
Translate from Turkish to English
Tom evsiz olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin evsiz olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom önümüzdeki ekim'e kadar evsiz kalacak.
Translate from Turkish to English
Bence Tom hala evsiz.
Translate from Turkish to English
Tom yakında evsiz olacak.
Translate from Turkish to English
Önümüzdeki ekim ayında evsiz olabilirim.
Translate from Turkish to English
Binlerce aile evsiz kaldı.
Translate from Turkish to English
Tom'un evsiz olduğunu biliyorum.
Kış ortasında evsiz barksız kaldılar.
Tom evsiz sanırım.
Tom bana evsiz olduğunu söyledi.
Tom hâlâ evsiz midir sence?
Mary evsiz olduğunu söyledi.
Tom evsiz kaldı.
Köyler yok olurken binlerce kişi evsiz kaldı.
Deprem yüzünden birçok insan evsiz kaldı.
Her gün evsiz insanlarla çalışıyorum.
Okul bekçisi, okulun bodrumunda yaşayan evsiz bir adam keşfetti.
Edmundo evsiz bir insandı.
Evsiz insanların evlere ihtiyacı var.
Sonunda Tom evsiz kaldı.