Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "fındık"

Learn how to use fındık in a Turkish sentence. Over 39 hand-picked examples.

Bob çeşitli fındık türleri buldu.
Translate from Turkish to English

Onlar fındık topluyorlar.
Translate from Turkish to English

Aperitif olarak meyve ve fındık yer.
Translate from Turkish to English

Sincap fındık toplamayla meşguldü.
Translate from Turkish to English

Hayvanlar fındık toplamakla meşguldü.
Translate from Turkish to English

Mary fındık sever.
Translate from Turkish to English

Tom, fındık yerken bir sincabın resmini çekti.
Translate from Turkish to English

Tom sincabına Fındık adını verdi, çünkü fındığı seviyor.
Translate from Turkish to English

Bir çantada yulaf, diğerlerinde fındık var.
Translate from Turkish to English

Sincaplar fındık yer.
Translate from Turkish to English

Fındık sonbaharın ortasında hasat edilir.
Translate from Turkish to English

Fındık besleyicidir.
Translate from Turkish to English

Tom'un sincabı hiç ürkek değil. Hatta o burnumun dibinden fındık çaldı.
Translate from Turkish to English

Sincap fındık yedi.
Translate from Turkish to English

Sincaplar fındık yemeyi sever.
Translate from Turkish to English

Mary'nin küçük sincabı artık nasıl fındık getireceğini öğrendi.
Translate from Turkish to English

Ürün eser miktarda fındık ve gluten içerebilir.
Translate from Turkish to English

Fındık fareleri Gliridae ailesinin kemirgenleridir.
Translate from Turkish to English

Ceviz, badem, fındık, fıstık ve çam fıstığı, kuru meyvelerdir.
Translate from Turkish to English

Tom'un sincabı bir mil öteden fındık kokusunu alabiliyor.
Translate from Turkish to English

O, fındık kırdı.
Translate from Turkish to English

Baklava kıyılmış fındık ile dolu filo hamur katmanları yapılan tatlı hamurdur.
Translate from Turkish to English

Salata; zeytinyağı, kruton ve fındık olmadan tamamlanmamıştır.
Translate from Turkish to English

Salata; zeytinyağı, kızarmış ekmek parçaları ve fındık olmadan eksiktir.
Translate from Turkish to English

Sincaplar fındık yiyorlar.
Translate from Turkish to English

Tom fındık yiyemeyeceğini söylüyor.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin fındık yiyemediğini biliyordu.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin fındık yememesi gerektiğini biliyordu.
Translate from Turkish to English

Ne Tom ne de Mary fındık yiyebilir.
Translate from Turkish to English

Bu kurabiyelerde fındık var mı?
Translate from Turkish to English

Fındık ye, beş yıl daha uzun yaşayacaksın.
Translate from Turkish to English

İçtiğim kahvenin üstünde fındık kreması vardı.
Translate from Turkish to English

Fındık kabuğunu doldurmayacak bir şey yüzünden tartıştılar.
Translate from Turkish to English

Fındık kabuğunu doldurmayacak şeylerden alınıyor.
Translate from Turkish to English

Fındık fıstık yemeyi severim.
Translate from Turkish to English

Fındık fıstık parası.
Translate from Turkish to English

En son yediğiniz yemekte meyve, fındık-fıstık gibi kuru yemişler, yumurta ya da deniz mahsülü var mıydı?
Translate from Turkish to English

Fındık kadar beyninin neyini kıskanayım?
Translate from Turkish to English

Ali'yi bugün kuruyemişçiden cevizli sucuk ve fındık alırken gördüm. Akşama kesin çift kale maç var.
Translate from Turkish to English