Learn how to use fırtına in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Fırtına geminin limandan ayrılmasını imkansız hale getirdi.
Translate from Turkish to English
Bir fırtına geminin Kobe'den ayrılmasını engelledi.
Translate from Turkish to English
Bir fırtına yakındır.
Translate from Turkish to English
Dün bir fırtına yaşadık.
Translate from Turkish to English
Tom fırtına geçinceye kadar kanoyu evin içine koymamız gerektiğine karar verdi.
Translate from Turkish to English
Büyük bir fırtına değildi.
Translate from Turkish to English
Fırtına hafifledi.
Translate from Turkish to English
O, sıradan bir fırtına değildi.
Translate from Turkish to English
Fırtına bir ağacı devirdi.
Translate from Turkish to English
Fırtına iki gün boyunca esti.
Translate from Turkish to English
Bir fırtına olacak.
Translate from Turkish to English
Fırtına ne kadar sürecek?
Translate from Turkish to English
Kasırga demek azgın fırtına demektir.
Translate from Turkish to English
Fırtına hiçbir hasara neden olmadı.
Translate from Turkish to English
Fırtına bir elektrik kesintisine neden oldu.
Translate from Turkish to English
Fırtına vurmadan önce eve varmayacağımızı asla bir an düşünmedim.
Translate from Turkish to English
Fırtına çok hasara sebep oldu.
Translate from Turkish to English
Fırtına daha da şiddetlendi.
Translate from Turkish to English
Fırtına bir tayfuna dönüştü.
Translate from Turkish to English
Fırtına sakinleşti gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Bir fırtına uçağın kalkmasını engelledi.
Translate from Turkish to English
Tüm yolcuları fırtına sırasında deniz tuttu.
Translate from Turkish to English
Fırtına yatıştı.
Translate from Turkish to English
Bir fırtına patlamak üzeredir.
Translate from Turkish to English
Fırtına tekneyi batırdı.
Translate from Turkish to English
Tekne fırtına sırasında battı.
Translate from Turkish to English
Onun yokluğu fırtına yüzündendi.
Translate from Turkish to English
Fırtına öncesi sessizlikti.
Translate from Turkish to English
Yıldırım bir fırtına anında oluşabilir.
Translate from Turkish to English
Bu on yıl içindeki en kötü fırtına.
Translate from Turkish to English
İnsanlar fırtına için hazır değildi.
Translate from Turkish to English
Bir fırtına anında araba sürmek tehlikeli olabilir.
Translate from Turkish to English
Birçok ağaç fırtına tarafından yıkıldı.
Translate from Turkish to English
Yakında bir fırtına olacak gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Fırtına ürünlere çok zarar verdi.
Translate from Turkish to English
Kabin fırtına tarafından parçalara ayrıldı.
Translate from Turkish to English
Fırtına ürünlere çok hasar verdi.
Translate from Turkish to English
Büyük bir fırtına sırasında büyük bir tehlike vardır.
Translate from Turkish to English
Fırtına bir sürü yıldırım üretti.
Translate from Turkish to English
Fırtına yüzünden yakındaki bir ahıra sığındık.
Translate from Turkish to English
Bir fırtına geliyor.
Translate from Turkish to English
Dev gibi bir fırtına.
Translate from Turkish to English
Gidişimizi fırtına yüzünden erteledik.
Translate from Turkish to English
Görünüşe göre fırtına dindi.
Translate from Turkish to English
Fırtına yüzünden yoktum.
Translate from Turkish to English
Fırtına onun zamanında ulaşmasını engelledi.
Translate from Turkish to English
Fırtına devam etti.
Translate from Turkish to English
Fırtına nedeniyle toplantıyı ertelemek zorundaydık.
Translate from Turkish to English
Fırtına zamanında ulaşmamızı engelledi.
Translate from Turkish to English
Rüzgar eken fırtına biçer.
Translate from Turkish to English
Fırtına onun malına büyük hasar verdi.
Translate from Turkish to English
Bütün bu hasar fırtına sonucudur.
Translate from Turkish to English
Fırtına onun mülkiyetine büyük zarar verdi.
Tom fırtına gibi mutfağa daldı.
Uçağımız fırtına vurmadan hemen önce Boston'a indi.
Fırtına kötüleşiyor.
Geçen hafta burada korkunç bir fırtına vardı.
Fırtına tehlikelidir.
Berbat fırtına nedeniyle seyahat iptal edildi.
Fırtına tehlikesi var.
Bir fırtına kentimize yaklaşıyor.
Bu kış çok fırtına vardı.
Tren saatleri fırtına yüzünden altüst olacak.
Dışarıda fırtına gürlüyordu.
Meteoroloji yarın akşam bir fırtına olacağını söyledi.
Fırtına korkutur.
Meteoroloji uzmanı bir fırtına kopacağını söylüyor.
Bugün fırtına vakti.
Fırtına çiçekleri gençleştiriyor.
Fırtına zamanıydı ve daha da kötüsü şimşek çakıyordu.
Hava durumuna göre dün bir fırtına olabilirdi. Ama olmadı.
Dünkü hava durumuna göre fırtına olacaktı. Ama olmadı.
Bu fırtına tehlikeli değil. Panik yapmanıza gerek yok.
Dünkü hava durumuna göre fırtına çıkacaktı. Ama çıkmadı.
Bir bardak suda fırtına koparır.
Fırtına yavaş yavaş dinginleşti.
Bir kaşık suda fırtına!
Yakında bir fırtına kopacak.
Kimileri, bir bardak suda fırtına kopararak, yersiz gerginlikler meydana getirir.
Tom'un kumdan kalesi fırtına tarafından tahrip edilmişti.
Fırtına sonrası deniz sakindi.
Fırtına yaklaşıyor.
Eviniz fırtına tarafından tahrip edildi.
Fırtına hiçbir hafifleme işareti göstermedi.
Fırtına esnasında elektrik kesildi.
Fırtına dindi gibi.
O, fırtına nedeniyle gelmedi.
Denizde şiddetli bir fırtına vardı.
Fırtına beni ayrılmaktan alıkoydu.
Fırtına benim yola çıkmama engel oldu.
Yolda büyük bir fırtına var.
Fırtına herhangi bir hasara neden oldu mu?
Ben fırtına için hazırım.
Fırtına ekinlere büyük zarar verdi.
Tren fırtına nedeniyle durdu.
Fırtına, treni durdurdu.
Fırtına ürünlere ciddi bir şekilde zarar verdi.
Okyanus fırtına yüzünden dalgalıydı.
Fırtına üç gün şiddetle devam etti.
Fırtına nedeniyle geç vardılar.