Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "fıstık"

Learn how to use fıstık in a Turkish sentence. Over 51 hand-picked examples.

Tom kendine bir fıstık ezmeli ve jöleli sandviç yaptı.
Translate from Turkish to English

Tom kendine fıstık ezmeli sandviç yaptı.
Translate from Turkish to English

Tom bir kaşık dolusu fıstık ezmesi yedi.
Translate from Turkish to English

Tom'da fıstık alerjisi var.
Translate from Turkish to English

Köpeğini fıstık ezmesi ile beslemeyi hiç düşündün mü?
Translate from Turkish to English

Pamuk yerine fıstık ektik.
Translate from Turkish to English

Tom fıstık ezmesi kavanozunun kapağını yerine koydu.
Translate from Turkish to English

Tom bir fıstık ezmesi ve jöle sandviç yaptı.
Translate from Turkish to English

Bazı çocuklar fıstık ezmeli sandviç getirdiler, bazıları jambonlu ve diğerleri peynirli.
Translate from Turkish to English

Bir fıstık ezmeli sandviçte kaç kalori var?
Translate from Turkish to English

Tom öğle yemeği için bir fıstık ezmesi ve jöleli sandviç yedi.
Translate from Turkish to English

Tom fıstık yememeli.
Translate from Turkish to English

Fıstık ezmesi sandviçleri yemekten oldukça usanıyorum.
Translate from Turkish to English

Fıstık ezmesi istiyor.
Translate from Turkish to English

Bu fıstık ezmesi lezzetli.
Translate from Turkish to English

Hepiniz biraz fıstık ister misiniz?
Translate from Turkish to English

Tom bir fıstık ezmeli sandviç istiyor.
Translate from Turkish to English

Ben sık sık krakerler üzerinde fıstık ezmesi yerim.
Translate from Turkish to English

O fıstık ezmesi mi?
Translate from Turkish to English

Fıstık ezmesini sever misin?
Translate from Turkish to English

Tom'un hiç fıstık yemediğinden emin ol.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye bir fıstık ezmeli jöle sandviç yaptı.
Translate from Turkish to English

Fıstık ezmesini seversin, değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom'un gerçekten istediği bir fıstık ezmeli sandviçti.
Translate from Turkish to English

Fıstık ezmesinden nefret ederim.
Translate from Turkish to English

Süpermarketten elma, portakal, ekmek ve fıstık ezmesine ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English

Fıstık ezmesi ve jöle, lütfen.
Translate from Turkish to English

Ceviz, badem, fındık, fıstık ve çam fıstığı, kuru meyvelerdir.
Translate from Turkish to English

Çoğu çocuk fıstık ezmeli sandviç yemekten hoşlanır.
Translate from Turkish to English

Fıstık, baklagil veya fasulye ailesinin parçasıdır.
Translate from Turkish to English

Selam fıstık!
Translate from Turkish to English

Bir fıstık ezmeli ve jöleli sandviç yedim.
Translate from Turkish to English

Gri sincaplar fıstık gömer, ancak kırmızı sincaplar gömmez.
Translate from Turkish to English

Çiftçiler fıstık yetişen iyi bir yaşam yapmazlarsa, diğer ürünleri yetiştirmeye çalışacaklardır.
Translate from Turkish to English

Bu dünyada birçok saçma şeyler var ama fıstık ezmesi onlardan biri değil.
Translate from Turkish to English

Tom öğle yemeği için kendine bir fıstık ezmeli sandviç hazırladı.
Translate from Turkish to English

Tom bana fıstık yiyemediğini söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom kavanozdan bir kaşık dolusu fıstık ezmesi yemekten hoşlanıyor.
Translate from Turkish to English

Tom bize fıstık yiyemediğini söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin fıstık yiyemediğini biliyor.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin fıstık yiyemediğini biliyor muydu?
Translate from Turkish to English

Tom fıstık ezmeli bir sandviç yedi.
Translate from Turkish to English

Biraz fıstık yedim.
Translate from Turkish to English

Roma'da birçok fıstık çamı var.
Translate from Turkish to English

Fındık fıstık yemeyi severim.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary bize fıstık yiyemediklerini söylediler.

Öğle yemeğinde fıstık ezmeli sandviç yedim.

Tom'a fıstık dokunuyor.

Öğle yemeği için kendine fıstık ezmeli sandviç yaptı.

Fındık fıstık parası.

En son yediğiniz yemekte meyve, fındık-fıstık gibi kuru yemişler, yumurta ya da deniz mahsülü var mıydı?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English