Learn how to use fazladan in a Turkish sentence. Over 44 hand-picked examples.
Onun için fazladan bir masraf olacak mı?
Translate from Turkish to English
Biz Paris'te fazladan iki hafta daha kaldık; ve bunu turistik yerleri gezerek geçirdik.
Translate from Turkish to English
Tom başıma fazladan iş çıkarıyor.
Translate from Turkish to English
Onların fazladan bir yatağı var.
Translate from Turkish to English
Fazladan bir on dolara ihtiyacımız olacak.
Translate from Turkish to English
Muhtemelen bu gece soğuk olacak, bu yüzden fazladan bir battaniyeye ihtiyacın olabilir.
Translate from Turkish to English
Tatillerde 10,000 yen fazladan ödemek zorundasın.
Translate from Turkish to English
Fazladan ödeyeceğim.
Translate from Turkish to English
Bugün fazladan yarım saat daha ders yapın.
Translate from Turkish to English
Beni üzmeyin, fazladan stres yüklemeyin.
Translate from Turkish to English
Tom, arabasının bagajında fazladan bir çift ayakkabı bulunduruyor.
Translate from Turkish to English
Fazladan birkaç toplantı daha yapacağız sadece.
Translate from Turkish to English
Çekmecende 30 avro bulursan, fazladan biletlerim vardı bu yüzden onları sana bıraktım.
Translate from Turkish to English
Fazladan üç gün Boston'da kaldığına memnun oldum.
Translate from Turkish to English
Sana fazladan bir saat verdim ve sen hala işi bitirmedin.
Translate from Turkish to English
Fazladan bir taneye sahip misin?
Translate from Turkish to English
Üye olmayanlar fazladan 50 dolar öder.
Translate from Turkish to English
Fazladan detaylar hemen mevcut değil.
Translate from Turkish to English
Tom iş yerindeki masasının çekmecesinde fazladan bir kravat tutuyor.
Translate from Turkish to English
Fazladan bir battaniyeniz var mı?
Translate from Turkish to English
Biz Boston'da fazladan üç gün kaldık.
Translate from Turkish to English
Benim fazladan bir biletim var.
Translate from Turkish to English
Konser için fazladan birkaç biletim var.
Translate from Turkish to English
Fazladan bir çift çorap paketlemelisin.
Translate from Turkish to English
Fazladan bir battaniyeye ihtiyacın var mı?
Translate from Turkish to English
Bizim fazladan diş fırçalarımız var.
Translate from Turkish to English
Fazladan bir biletiniz var mı?
Translate from Turkish to English
Bütün ihtiyacım, fazladan üç gündür.
Translate from Turkish to English
Fazladan beş gigabaytlık bir hafıza kartım var.
Translate from Turkish to English
Tom fazladan ayrıntı vermedi.
Translate from Turkish to English
Neyse ki, Tom'un fazladan bir şemsiyesi vardı.
Translate from Turkish to English
Tom, önümüzdeki Pazartesi gününe kadar işi bitirirsek, bize fazladan 3.000 dolar ödemeye söz verdi.
Translate from Turkish to English
Fazladan bir parantez eklediniz.
Translate from Turkish to English
Bana fazladan bir madeni para verdin.
Translate from Turkish to English
Fazladan bir önlem olarak, Fadıl evinin dışına güvenlik kameraları yerleştirdi.
Translate from Turkish to English
Ödünç verebileceğim fazladan bir dolma kalemim var.
Translate from Turkish to English
Esas olarak bir stüdyo müzisyeni olarak çalışsam da, fazladan para kazanmak için biraz sokak çalgıcılığı yaparım.
Translate from Turkish to English
Bir ihtimal fazladan bir sözlüğün var mı?
Translate from Turkish to English
Ödünç alabileceğim fazladan bir bisikletin var mı?
Translate from Turkish to English
Fazladan şemsiyen varsa alabilir miyim?
Translate from Turkish to English
Fazladan biraz daha param olsa fena olmazdı.
Translate from Turkish to English
Fazladan bir çift çorap al.
Translate from Turkish to English
Bugün fazladan mesaim var, çok meşgulüm.
Translate from Turkish to English
Yiyeceklerinize fazladan şeker koymayın.