Learn how to use ferahlatıcı in a Turkish sentence. Over 12 hand-picked examples.
Ferahlatıcı bir tadı var.
Translate from Turkish to English
Gökyüzü açık ve rüzgar ferahlatıcı biçimde serin. Dışarıda geçirmek için harika bir gün.
Translate from Turkish to English
Yeni Çağ fikirleri geleneksel Hıristiyanlığın ağırbaşlı ortadoksluğu için ferahlatıcı bir alternatiftir.
Translate from Turkish to English
Bu ferahlatıcı.
Translate from Turkish to English
O, ferahlatıcı bir yürüyüş yaptı.
Translate from Turkish to English
O oldukça ferahlatıcı.
Translate from Turkish to English
Onun ferahlatıcı olduğunu düşündüm.
Translate from Turkish to English
Bu ferahlatıcı bir değişiklik.
Translate from Turkish to English
Tom ferahlatıcı, dürüst ve iyi bir genç adam.
Translate from Turkish to English
Bu ferahlatıcı değil mi?
Translate from Turkish to English
Nehir kenarı boyunca ferahlatıcı bir yürüyüş yaptı.
Translate from Turkish to English
Onu çok ferahlatıcı buluyorum.
Translate from Turkish to English