Learn how to use ferit in a Turkish sentence. Over 21 hand-picked examples.
Sami hapishanede Ferit ile tanıştı.
Translate from Turkish to English
Sami, Ferit ve Leyla'yla yaşıyordu.
Translate from Turkish to English
Sami sadece bir kişi için çalışır. Ferit Bekir.
Translate from Turkish to English
Sami kendisini Ferit Bekir olarak tanıttı.
Translate from Turkish to English
Sami, Leyla'nın Ferit ile bir ilişkisi olduğuna inanıyordu.
Translate from Turkish to English
Sami, Ferit numarası yaptı.
Translate from Turkish to English
Sami, Ferit ile Kerim'in dost olduklarını düşündü.
Translate from Turkish to English
Sami, Ferit ve grubu ile dolaşıyordu.
Translate from Turkish to English
Sami ve Ferit aynı hapishane hücresini paylaştılar.
Translate from Turkish to English
Sami ve Ferit tek yumurta ikizleridir.
Translate from Turkish to English
Sami, Ferit Bekir ve tarikatının öğretilerine inanmaya devam etti.
Translate from Turkish to English
Sami, Ferit ve Leyla'yı ayırmaya çalıştı.
Translate from Turkish to English
Sami ve Ferit teknisyen olarak yan yana çalıştılar.
Translate from Turkish to English
Sami ve tek yumurta ikizi Ferit, aynı şekilde giyiniyordu.
Translate from Turkish to English
Sami ve Ferit ikiz olmaktan nefret ediyorlardı.
Translate from Turkish to English
Sami'nin doğumu, Ferit ve Leyla'yı yakınlaştırdı.
Translate from Turkish to English
Sami'nin iki arkadaşı var: Ferit ve Salim.
Translate from Turkish to English
Sami, Leyla'nın aslında Ferit olduğunu açığa çıkardı.
Translate from Turkish to English
Sami Leyla'yla Ferit arasında bir şeyler olduğunu biliyordu.
Translate from Turkish to English
Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki hükümet, güçsüz, onursuz, korkak, yalnız padişahın isteklerine uymuş, onunla birlikte kendilerini koruyabilecek herhangi bir duruma boyun eğmiş.
Translate from Turkish to English
Bu derneğe girenlerin başında Osmanlı Padişahı ve yeryüzü Halifesi sanını taşıyan Vahdettin, Damat Ferit Paşa, İçişleri Bakanı olan Ali Kemal, Âdil ve Mehmet Ali Bey'ler ve Sait Molla bulunuyordu.
Translate from Turkish to English