Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "fiziksel"

Learn how to use fiziksel in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bilim adamları temel olarak fiziksel konularla uğraşırlar.
Translate from Turkish to English

Fiziksel değişiklikler doğrudan yaşlanmayla ilgilidir.
Translate from Turkish to English

Biz yaş ya da fiziksel sorunlar hakkında bir şey soramayız.
Translate from Turkish to English

Fiziksel durumu iyidir.
Translate from Turkish to English

Kadınlar fiziksel olarak erkeklerden daha güçsüzdür.
Translate from Turkish to English

Fiziksel olarak iki erkek çok farklıydı.
Translate from Turkish to English

Çocuğun problemleri fiziksel, ruhsal değil.
Translate from Turkish to English

Fiziksel form zaman ve özveri gerektirir.
Translate from Turkish to English

Beni seven kadın fiziksel özelliklerime bakmadan ve tüm hatalarımı bilerek de sevebilir mi?
Translate from Turkish to English

Fiziksel anlamda ölüm insanları unutturur mu?
Translate from Turkish to English

Birini öldürmeye, gidip ona fiziksel şiddet uygulamaya mı kalkardım?
Translate from Turkish to English

Bu arada kimseye fiziksel ve ruhsal şiddet uygulamayacağımı kesin olarak söyleyebilirim.
Translate from Turkish to English

Tom'un fiziksel durumu çok kötü.
Translate from Turkish to English

Ona duygusal ve fiziksel zarar vermeden ilk önce arkadaş olmak isterim.
Translate from Turkish to English

Göçmenler fiziksel ve ruhsal acıya dayandılar.
Translate from Turkish to English

Savaşmak ve dövüşmek sadece fiziksel olarak yapılmaz.
Translate from Turkish to English

Kadın diyet yapacağına, sigarayı bırakacağına ve fiziksel egzersiz yapacağına söz verdi.
Translate from Turkish to English

O fiziksel olarak mükemmel durumda.
Translate from Turkish to English

Fiziksel ve mental açıdan güçlenmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Bu fiziksel olarak imkansız olurdu.
Translate from Turkish to English

Hem fiziksel hem de ruhsal olarak daha güçlü olmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Bu fiziksel olarak mümkün değil.
Translate from Turkish to English

Joe fiziksel olarak Shane'den daha güçlü.
Translate from Turkish to English

Atletler sadece fiziksel olarak değil fakat aynı zamanda zihinsel olarak da güçlü olmalılar.
Translate from Turkish to English

Tom'un fiziksel durumu iyi.
Translate from Turkish to English

Ordu bir fiziksel engel nedeniyle Tom'u kabul etmedi.
Translate from Turkish to English

O, mükemmel fiziksel durumda.
Translate from Turkish to English

Ben fiziksel olarak bitkinim.
Translate from Turkish to English

Biraz fiziksel egzersiz yapmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Fiziksel olarak bir sorunu yok.
Translate from Turkish to English

Bir çocukla fiziksel temas çok önemlidir.
Translate from Turkish to English

Tom fiziksel ve duygusal istismara maruz kalmıştı.
Translate from Turkish to English

Tom zihinsel olarak değil fiziksel olarak oradaydı.
Translate from Turkish to English

Onda fiziksel olarak hiçbir kusur yok.
Translate from Turkish to English

Fiziksel dünya olayların karmaşık ağıdır ve hiçbir şey tek bir sebeple gerçekleşmez.
Translate from Turkish to English

Onun hafıza kaybı fiziksel bir sorundan ziyade psikolojik bir sorun.
Translate from Turkish to English

Bu bir fiziksel dayanıklılık testidir.
Translate from Turkish to English

Tom fiziksel testi geçti.
Translate from Turkish to English

Mary'yi etraflıca muayene ettikten sonra doktor, onun bu durumuna yol açacak hiçbir fiziksel sebep bulamadı ve sebebin psikosomatik olduğu sonucuna vardı.
Translate from Turkish to English

O fiziksel olarak imkansızdır.
Translate from Turkish to English

Erkekler kadınlardan fiziksel olarak daha güçlüdürler.

Senin fiziksel bir sorunun yok.

Polis fiziksel kanıt göstermekte başarısız oldu.

Fiziksel olarak imkânsız.

Sen yaşına bakılmaksızın bir fiziksel uygunluk testi için başvuruda bulunabilirsin.

İyi fiziksel durumda olan biri için dağa tırmanmak bir çocuk oyuncağı.

Mülteciler fiziksel ve duygusal olarak acı çekti.

Psychokinesis veya telekinezi fiziksel olarak onlarla etkileşim olmadan nesneleri etkileme yeteneğidir.

Fiziksel ceza İsveç'te yasaktır.

Savaş insanları sadece fiziksel olarak değil aynı zamanda zihinsel olarak da sakatlar.

Halen birçok ülkede fiziksel cezaya izin verilmektedir.

Tom Mary için aşkını fiziksel olarak ifade etmek istedi.

Fiziksel durumun çok önemlidir.

O iyi fiziksel durumda.

Sen iyi fiziksel durumda olmalısın.

Polis Dan üzerinde fiziksel ve elektronik gözetim gerçekleştirdi.

Olimpiyat sporcuları fiziksel olarak çekici olma eğilimindedir

Üstüniletkenlik fiziksel bir özelliktir.

Süperiletkenlik fiziksel bir özelliktir.

Aşırıiletkenlik fiziksel bir özelliktir.

Erkekler genellikle kadınlardan fiziksel olarak daha güçlüdürler.

O, fiziksel olarak imkansızdır.

Kardiyovasküler dayanıklılık, fiziksel uygunluğun altı bileşeninden biridir.

Onun fiziksel eğitim oturumundan sonra, o kendini bira dondurma ile ödüllendirdi.

Yaşama gücü yorulmadan zamanın geniş bir süreci için bir fiziksel veya zihinsel aktivite taşıma kapasitesidir. Sen sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürerek sağlıklı ve dengeli bir diyet tüketerek, eğitim tarafından yaşama gücünü artırabilirsin.

Genel olarak, erkekler fiziksel olarak kadınlardan daha güçlüdür.

Fiziksel antrenmandan sonra kendisini biraz dondurma ile ödüllendirdi.

Fiziksel kitaplar okurum, çünkü onların hissetme tarzından hoşlanıyorum.

Tom fiziksel terapisttir.

Fiziksel talepler aşırıdır.

Kendimi fiziksel olarak hasta hissediyorum.

Fiziksel olarak hazırdım.

Çakralar sürekli dönüyor. Eğer olmasalar, fiziksel beden mevcut olamazdı.

Tom'la ilgili fiziksel olarak yanlış olan hiçbir şey yok.

Herhangi bir fiziksel kanıt var mıydı?

Leyla fiziksel olarak güzeldi.

Leyla fiziksel olarak Sami'yi yenemezdi.

Leyla fiziksel olarak Sami'yi yenemeyeceğini biliyordu.

Leyla duygusal olarak değil ama fiziksel olarak iyileşti.

Leyla fiziksel olarak iyileşti.

Sami'nin babası onu yıllardır fiziksel olarak istismar ediyor.

Sami'nin Ferit'i yenecek fiziksel gücü yoktu.

Sami, Leyla ile gerçekten fiziksel temas kurmadı.

Sami, Leyla'yı fiziksel olarak taciz etti.

Sami, Leyla'yı fiziksel olarak istismar etti.

Sami fiziksel olarak travma geçirdi.

Sami'nin kızı, babasının üstesinden gelmek için fiziksel güce sahip değildi.

Sami'nin kızı, babasının üstesinden gelecek fiziksel güce sahip değildi

Sami'nin bazı fiziksel sorunları vardı.

Anadoluspor maça fiziksel ve mental olarak iyi hazırlanmış.

Anadoluspor kamp döneminde fiziksel çalışmalara ağırlık verdi.

Sami fiziksel bir şey aramıyordu.

Tom fiziksel olarak benden daha iyi durumda.

Sporcu yaşantısında, fiziksel dayanıklılığın yanı sıra psikolojik dayanıklılık da oldukça önem taşır.

Fiziksel çöküşü önleyin.

Fiziksel dünya; olayların karmaşık bir ağıdır ve hiçbir şey tek bir nedenden ötürü gerçekleşmez.

Bazen baskı fiziksel şiddete de dönüşüyor.

Çokça temiz hava ve fiziksel aktivite sana iyi gelecek.

Uzunluk, fiziksel bir büyüklüktür.

Duygusal ve fiziksel olarak yorgunum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English