Learn how to use fon in a Turkish sentence. Over 18 hand-picked examples.
Hisleri, görüntüleri, düşünceleri ya da anıları iletmeyen müzik sadece arka fon gürültüsüdür.
Translate from Turkish to English
Onun taahhütü fon eksikliğinden başarısız oldu.
Translate from Turkish to English
O, fon sağlamada iyidir.
Translate from Turkish to English
Kurbanları desteklemek için bir fon kurdular.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary bir fon sağlayıcıya sahip olmanın iyi bir fikir olabileceğini düşündüler.
Translate from Turkish to English
Bu hedge fon yöneticisi bir milyar dolardan fazla kazandı.
Translate from Turkish to English
Dan eski kütüphanesini iyileştirmek için yerel vakıflardan fon aldı.
Translate from Turkish to English
Sen yardım çalışmaları için fon toplamak zorundasın.
Translate from Turkish to English
Biz fon yokluğundan dolayı projeyi terk ettik.
Translate from Turkish to English
Yeni bir spor merkezi inşa etmek için proje yeterli fon eksikliğinden dolayı suya düştü
Translate from Turkish to English
Ölü bir adamın anısına bir anıt kurmak için bir fon başlatıldı.
Translate from Turkish to English
Fon sıkıntısı nedeniyle projemiz başarısız oldu.
Translate from Turkish to English
Fon yetimlere yardım etmek için kurulmuştur.
Translate from Turkish to English
Fon müziği ile okumayı severim.
Translate from Turkish to English
Tehlikede olan deniz yaşamını korumak için bir fon kuruldu.
Translate from Turkish to English
Fon, modernizasyonun finansmanında kullanılacak.
Translate from Turkish to English
Hükümet geçiş için fon ayırdı bile.
Translate from Turkish to English
Cezayir hükümetinin yerel kalkınma için daha fazla fon ayırması gerekir.
Translate from Turkish to English