Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "fotoğrafını"

Learn how to use fotoğrafını in a Turkish sentence. Over 77 hand-picked examples.

Kadının fotoğrafını çekiyorum.
Translate from Turkish to English

Bir fotoğrafçı, benim evimin bir fotoğrafını çekti.
Translate from Turkish to English

Nasıl göründüğünü unutmayayım diye lütfen bana bir fotoğrafını ver.
Translate from Turkish to English

O, bana fotoğrafını gizlice gösterdi.
Translate from Turkish to English

Güzel manzaranın bir fotoğrafını çekti.
Translate from Turkish to English

Ailemin bir fotoğrafını çektim.
Translate from Turkish to English

Ailenin bir fotoğrafını çekti.
Translate from Turkish to English

Onun, fotoğrafını nerede çektirdiğini merak ediyorum.
Translate from Turkish to English

Polisler olay yerinin birkaç fotoğrafını çekti.
Translate from Turkish to English

Tom yeni kamerasıyla eski kamerasının fotoğrafını çekti.
Translate from Turkish to English

Tom fotoğrafını Mary ile çektirdi.
Translate from Turkish to English

Mary Tom'a bir fotoğrafını gönderdi.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye John'un bir fotoğrafını gösterdi.
Translate from Turkish to English

Tom konsolda Mary'nin bir fotoğrafını gördü.
Translate from Turkish to English

Tom iPhonu ile Mary'nin fotoğrafını çekti.
Translate from Turkish to English

Komodinimin üstünde kız arkadaşımın bir fotoğrafını tutuyorum.
Translate from Turkish to English

Fotoğrafını çekebilir miyim?
Translate from Turkish to English

Bu binanın bir fotoğrafını çekemezsin.Yasak.
Translate from Turkish to English

Bir fotoğrafını çekebilir miyim?
Translate from Turkish to English

İzin ver senin fotoğrafını çekeyim.
Translate from Turkish to English

Onun fotoğrafını nerede buldun?
Translate from Turkish to English

Onun bir fotoğrafını çektim. Bunu yaptığıma çok memnunum.
Translate from Turkish to English

Tom yarın herkesin fotoğrafını çekmek istiyor.
Translate from Turkish to English

Onun fotoğrafını benden uzak tut!
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye babasının bir fotoğrafını gösterdi.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin fotoğrafını aldı ve ona baktı.
Translate from Turkish to English

Tom sosyal medyaya kendinin müstehcen bir fotoğrafını gönderdi.
Translate from Turkish to English

Şunun fotoğrafını al.
Translate from Turkish to English

Bana fotoğrafını gönderdin.
Translate from Turkish to English

Tom bana ailesinin bir fotoğrafını gösterdi.
Translate from Turkish to English

O, bir hayaletin fotoğrafını çektiğini söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom bunun bir fotoğrafını çekmek istiyor.
Translate from Turkish to English

Tom, sincapların fotoğrafını çekti.
Translate from Turkish to English

Senin kimlik fotoğrafını istiyorlar.
Translate from Turkish to English

Dün akşam odamı temizlerken tesadüfen annemin eski bir fotoğrafını buldum.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye John'un fotoğrafını gösterdi.
Translate from Turkish to English

O bize annesinin fotoğrafını gösterdi.
Translate from Turkish to English

Fotoğrafını beğendim.
Translate from Turkish to English

Onun fotoğrafını görmekten nefret ediyorum.
Translate from Turkish to English

Sen bana fotoğrafını gönderdin.
Translate from Turkish to English

Mary cep telefonuyla annesinin bir fotoğrafını çekti.
Translate from Turkish to English

Bana senin bir fotoğrafını gönderebilir misin?
Translate from Turkish to English

Lütfen bana fotoğrafını gönder.
Translate from Turkish to English

Dan Linda'nın duvardaki fotoğrafını fark etti.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'ye büyükanne ve büyükbabalarının siyah beyaz bir fotoğrafını gösterdi.
Translate from Turkish to English

Lütfen senin bir fotoğrafını çekeyim.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin bir sürü fotoğrafını çekti.

Bana onun fotoğrafını ver.

Tom, Mary'nin kiraz ağacının altında dururken bir fotoğrafını çekti.

Tom fotoğrafın bir fotoğrafını çekti.

İnternet insanların en büyük başarılarından biri. Şimdi, affınıza sığınarak, ayrılayım; bloguma kedimin fotoğrafını ekleyeceğim.

Tom Mary'nin bir fotoğrafını çekmek istedi ama o onun çekmesini istemedi.

Sana kendisinin fotoğrafını çekmeni isteyen kız o muydu?

Kızımın fotoğrafını çektim.

Sana onun fotoğrafını göndereceğim.

Onun fotoğrafını sana yollayacağım.

Evin bir fotoğrafını çekti.

Sahip olduğum her şeyin fotoğrafını çekiyorum.

Affedersiniz, lütfen arkadaşlarımın ve benim bir fotoğrafını çekebilir misiniz?

Onların düğün fotoğrafını gördüm.

Lütfen bana senin bir fotoğrafını ver.

Tom, Mary'nin pasaport fotoğrafını görmesine izin vermezdi.

Sami, Leyla'nın gittikçe daha fazla fotoğrafını gördü.

Lütfen bana bir fotoğrafını gönder.

Fotoğrafını çektiğin son şey neydi?

Sami bir martının fotoğrafını çekti.

Tom'un fotoğrafını çektim.

Tom yavru kedinin fotoğrafını çekti.

Kampta gece uzun pozlama yaparak yıldızların fotoğrafını çektim.

Bu aile fotoğrafını çekildiğimizde sen daha doğmamıştın.

Tom, Mary ve köpeğinin fotoğrafını çekti.

O, bize onun fotoğrafını gösterdi.

Bir zebranın fotoğrafını çektim.

Tobias, İsabella ve ailesinin bir sürü fotoğrafını yayınladı.

Gabriel, Rima'nın fotoğrafını çekti.

Bugün bir köpeğin fotoğrafını çektim.

Tom'a köpeğimin fotoğrafını yolladım.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English