Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "fransız"

Learn how to use fransız in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Konuya Fransız kaldım.
Translate from Turkish to English

Fransız bayrağı mavi, beyaz ve kırmızıdır.
Translate from Turkish to English

Ben bir Fransız vatandaşıyım.
Translate from Turkish to English

Aslında Marie Curie Fransız değil, Polonyalıdır.
Translate from Turkish to English

Fransa'nın para birimi franktı ve sembolü "₣" idi. Frank Fransa'da artık kullanılmıyor ama Gine gibi bazı eski Fransız kolonilerinde hâlâ kullanılmaktadır.
Translate from Turkish to English

Verdun Savaşında, Fransız güçleri bir Alman saldırısını durdurdu.
Translate from Turkish to English

Hikaye Neuilly -on-the -Seine'da sahnelenmiştir, Paris'ten çok uzak olmayan bir Fransız kasabası.
Translate from Turkish to English

Fransız yemeklerini çok seviyorum.
Translate from Turkish to English

Milliyetim Fransız ama Vietnam kökenliyim.
Translate from Turkish to English

Ben bir Fransız mektup arkadaşı arıyorum.
Translate from Turkish to English

Fransız hükümeti, ulusal bütçeyi vergi mükelleflerinin dengelemesi için meydan okuyan online bir oyunu piyasaya sürdü.
Translate from Turkish to English

Ben ilkokuldan beri Fransız keklerini severim.
Translate from Turkish to English

O adam Fransız. Sen ve kız kardeşin de Fransız mı?
Translate from Turkish to English

Fransız filmlerini seviyorum.
Translate from Turkish to English

John Oxford Üniversitesi'nde Fransız edebiyatı profesörü ve eşi Fransız.
Translate from Turkish to English

Tom Fransız kornosunu çalmayı öğrenmeyi denemek için çok zaman harcadı.
Translate from Turkish to English

Tom yeni Fransız kornasında eski bir İrlanda şarkısını çaldı.
Translate from Turkish to English

Tom Fransız tarihi ile ilgileniyor.
Translate from Turkish to English

Tom birkaç Fransız şarkısı söyleyebilir.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin onu niçin Fransız öpücüğüyle öpmeyeceğini merak etti.
Translate from Turkish to English

Tom Fransız şarabı için bir tat geliştirdi.
Translate from Turkish to English

Tom Fransız eğitimi görüyor.
Translate from Turkish to English

Tom Fransız müziği ile ilgileniyor.
Translate from Turkish to English

Tom Fransız edebiyatına ilgi duyuyor.
Translate from Turkish to English

Fransız ve Hint Savaşı başlamıştı.
Translate from Turkish to English

O Fransız olabilir.
Translate from Turkish to English

Fransız şaraplarını sever misiniz?
Translate from Turkish to English

Sen Amerikalı mı yoksa Fransız mısın?
Translate from Turkish to English

Biraz Fransız şarabın var mı?
Translate from Turkish to English

Gaziantep, 1921'de Fransız işgalinden kurtarıldı.
Translate from Turkish to English

Fransız bir avukat tarafından bana iş verildi.
Translate from Turkish to English

O, Fransız edebiyatını asıl branş olarak almaktadır.
Translate from Turkish to English

Fransa'dan ayrıldığımdan beri Fransız yemeği yemedim.
Translate from Turkish to English

Biz her zaman oraya gidiyoruz! Değişlik olsun diye bir Fransız restoranına gidelim.
Translate from Turkish to English

Favori Fransız şarabın nedir?
Translate from Turkish to English

Kocası Fransız olan meslektaşım Paris'e gitti.
Translate from Turkish to English

Fransız İstihbaratı için çalışır.
Translate from Turkish to English

Fransız şairlerine aşina değilim.
Translate from Turkish to English

Fransız filmlerini Amerikan olanlarına tercih ederim.
Translate from Turkish to English

Fransız bayrağı mavi, beyaz ve kırmızı.
Translate from Turkish to English

Portekiz'in Fransız büyük elçisidir.
Translate from Turkish to English

Fransız edebiyatına aşinadır.
Translate from Turkish to English

Fransız bir adamla evli bir kızımız var.

O Fransız.

O Fransız mı?

Bu Fransız mı?

Fransız filmlerini severim.

Fransız kahvesini severim.

Fiziğe Fransız kaldım.

Bir Fransız filmi seyretmek istiyorsun, değil mi?

Tom bir Fransız aksanıyla konuşur.

Bay Yoshida Fransız tarihini çok iyi bilir.

Neden bir Fransız arabası satın aldın?

Tom Fransız edebiyatı okumayı sever.

Fransız bayrağı dünyada tek üç renkli bayrak değildir.

Tom hafif bir Fransız-Kanadalı aksanıyla konuşur.

Tom Mary'ye bir Fransız kızartma sundu ve o bir tane aldı.

Fransız turistler de var.

Önceki gün Fransız cumhurbaşkanına resmi bir ziyaret yaptı.

Son bir ay içinde Çin,Fransız,İtalyan,Yunan,Macar ve Meksika yemeklerini yedim.

Fransız mutfağını gerçekten severim.

Fransız mutfağını severim.

Tom, İngilizceyi ağır bir Fransız aksanı ile konuşur.

Fransız mutfağı mükemmeldir.

Neden bir Fransız arabası satın almadın?

Fransız edebiyatını beğenir misin?

Bir Fransız, mesela, bir Rus şakasına gülmekte zorlanır.

Gerçekten bir Fransız filmi izlemek istiyor musun?

Soğan çorbası ünlü bir Fransız yemeğidir.

Fransız ekmeği lezzetlidir.

Fransız şarabın var mı?

Fransız monarşisi yenilmez gibi görünüyordu ama devrildi.

Bir Fransız için iyi İngilizce konuşuyor.

Onlar Fransız değil.

Sözlü sınavında sana başarılar diliyorum! Sınavı yapan kişi Fransız mı?

Mary'nin kocası geçmiş yıl dönümü yemekleri için onu lüks bir Fransız restoranına götürdü.

Fransız yemeği yemek istiyorum.

Onun ebeveynleri Fransız olduğu için, Tom genellikle evde Fransızca konuşur.

1962'ye kadar Cezayir bir Fransız mandasıydı.

Bu Fransız peynirimiz var. O çok iyi fakat biraz pahalı.

O, New York'taki en iyi Fransız restoranıdır.

Victor Hugo çok ünlü bir Fransız yazardır.

Latincede "gallus" hem "horoz" hem de "Fransız erkeği" anlamına gelir.

Senin en sevdiğin Fransız şaraplarından bazıları nedir?

Diğerlerine nazaran, Fransız pasaportu gerçekten berbat.

Biraz Fransız kızartması lütfen.

Fransız şirketlerin rekabeti azalmaya devam etmektedir.

Tom'un iyi bir Fransız-İngilizce Sözlüğü yok.

Onlar Fransız devriminden Marie Antoinette'in sorumlu olduğunu söylüyor.

Fransız Formula 1 pilotu Jules Bianchi 2014 Japonya yarışındaki kazadan 9 ay sonra öldü.

O bir Fransız.

İki Fransız Fransızca konuşur ve Fransız ekmeği yer.

Fransız usulü tostu severim.

Aksanından onun Fransız olduğunu anlamıştım.

Fransız şarkı söylüyor.

Fransız çalışıyorum. Almanca da çalışıyorum.

Kim Fransız usulü tost istiyor?

Peugeot, Renault and Citroen Fransız otomobil üreticileridir.

Tom İngilizceyi Fransız aksanıyla konuşur.

Fransız başkanın gelecek ay Japonya'yı ziyaret etmesi planlandı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English