Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "göçmen"

Learn how to use göçmen in a Turkish sentence. Over 34 hand-picked examples.

Amerikalıların çoğu göçmen soyundan gelmektedir.
Translate from Turkish to English

Oliver, yeni kız arkadaşının yasadışı bir göçmen olduğunu öğrendi.
Translate from Turkish to English

Gemi Amerika'ya yüzlerce göçmen taşıdı.
Translate from Turkish to English

Göçmen sayısı 19.yy'da hızla arttı.
Translate from Turkish to English

İtalyalı ve İrlandalı bir sürü göçmen vardı.
Translate from Turkish to English

Onlar göçmen seli için bir son talep ettiler.
Translate from Turkish to English

On beş bin göçmen Kanal Tüneli'ne saldırdı.
Translate from Turkish to English

Binlerce göçmen Avrupa'ya ulaşmak için her ay Akdeniz'i geçmeye çalışıyorlar.
Translate from Turkish to English

Birçok göçmen Balkanlar üzerinden Yunanistan'dan Batı Avrupa'ya seyahat ediyor.
Translate from Turkish to English

Birçok göçmen, Yunanistan ve Balkanlar üzerinden Batı Avrupa'ya yolculuk ediyor.
Translate from Turkish to English

Binlerce göçmen Macaristan'daki Budapeşte'den Avusturya'ya yürümeye karar verdi.
Translate from Turkish to English

Sonbaharda göçmen kuşları güneye uçar.
Translate from Turkish to English

Her yıl kış aylarında birçok göçmen kuş bu gölete gelir.
Translate from Turkish to English

Okulumuzda birçok göçmen çiftlik işçisi çocuğu var.
Translate from Turkish to English

Ebabil Apodidae ailesinin küçük bir göçmen kuşudur.
Translate from Turkish to English

Tom konağını yeniden inşa etmek için göçmen işçileri işe aldı.
Translate from Turkish to English

Dan göçmen işçileri köle gibi sömürdü.
Translate from Turkish to English

O bir göçmen çekirge değil, o bir çekirge!
Translate from Turkish to English

BM'nin 2015 yılında yaptığı bir ankete göre Rusya, çok sayıda göçmen ve göç veren az sayıda ülkelerden biridir.
Translate from Turkish to English

Tom, Avustralyalı bir göçmen.
Translate from Turkish to English

Tom'un ebeveynleri göçmen.
Translate from Turkish to English

Kış yaklaşınca göçmen kuşlar güneye gidiyor.
Translate from Turkish to English

2013'te kaç göçmen, vatandaşlığa alındı?
Translate from Turkish to English

Leyla ölüme mahkum edilen ilk göçmen kadındı.
Translate from Turkish to English

Jim, Meksika'dan gelen göçmen sayısına üzüldü.
Translate from Turkish to English

Leyla, Sami adında Mısırlı bir göçmen arkadaşla çıkmaya başladı.
Translate from Turkish to English

Sami, Meksikalı bir göçmen gibi davranıyordu.
Translate from Turkish to English

Sami, Meksikalı bir göçmen numarası yapıyordu.
Translate from Turkish to English

Kırlangıç ​​göçmen bir kuştur.
Translate from Turkish to English

Tom bir dijital göçmen.
Translate from Turkish to English

Bu dernek Kanada'daki bir Cezayirli göçmen tarafından kuruldu.
Translate from Turkish to English

Eve dönerken yolda göçmen olduğunu düşündüğü bir adamla karşılaştı.
Translate from Turkish to English

Göçmen kökenli bazı insanlar, aşağılık kompleksi ve kabul edilme arzusundan doğan sağlıksız ve saldırgan bir tutumla kendi kültürlerine karşı nefret besliyor.
Translate from Turkish to English

Avrupa'nın göçmen politikası çöküşe mahkumdur.
Translate from Turkish to English